‘Demokratik ülkelerin hiçbirinde ana dili yasağı yok’

‘Demokratik ülkelerin hiçbirinde ana dili yasağı yok’

Eğitim Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube Eş Başkanı Fatma Budak ve MEDDER  Eş Başkanı Mehmet Esen, Uluslararası Anadili Günü'nü değerlendirdi.

Fırat TOPAL
Diyarbakır

21 Şubat Uluslararası Anadili Günü’nü Eğitim Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube Eş Başkanı Fatma Budak ve Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği ( MEDDER)  Eş Başkanı Mehmet Esen ile konuştuk. Budak, Kürtçenin Ortadoğu’da konuşulan diller arasında 4. sırada olmasına rağmen Türkiye’de ana dilde eğitim hakkının olmadığını dile getirirken, Esen ise, demokratik ülkelerin hiçbirinde ana dilinde yasağın olmadığı söyledi. 
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 17 Kasım 1999 yılında aldığı bir kararla 21 Şubat gününü “Uluslararası Anadili Günü” olarak kabul etti. O günden bu yana 21 Şubat’ta düzenlenen farklı etkinliklerle bu gün kutlanırken, geçtiğimiz dönemlerde UNESCO, dünyadaki dillere dair rapor açıkladı. Dünyada 6 bin dilin olduğu kaydedilen raporda, bu dillerin yarısının ise yok olmayla karşı kaşıya kaldığı belirtildi. Aynı rapora göre, Türkiye’de ise 18 dil yok olmayla karşı karşıya.

ORTADOĞU’DA 4. SIRADA AMA ANA DİLDE EĞİTİM YOK

Fatma Budak

Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre Kürtçenin Ortadoğu’da konuşulan diller arasında Arapça, Farsça ve Türkçeden sonra gelen 4. dil olmasına rağmen dilde eğitimin olmadığını söyleyen  Eğitim Sen  Diyarbakır 2 No’lu Şube Eş Başkanı Fatma Budak, “Düşünün Ortadoğu coğrafyasında 4. büyük dil, Türkiye’de 20 milyondan fazla insan konuşuyor. Suriye, İran, Irak toplamda 70-80 milyonun konuştuğu dili yok saymak kardeşliğin neresine sığıyor” dedi. Türk siyasetinin diğer ülkelerde Türklerin yaşadığı yerlerde ana dilde eğitimi yasallaştırdığını ancak kendi topraklarında Türkler dışında yaşayan halkların dilini yok saydığını dile getiren Budak,  “Türkiye’de kimi kaynaklar 33, kimi kaynaklar 26 dilin olduğunu söylüyor. Bu dillerin büyük çoğunluğu unutulmaya yüz tutmuş. Kürtçenin lehçesi Zazaca da unutulmaya yüz tutmuş diller arasında. Siz bu dili eğitim dili yapmadığınız zaman konuşmasını, edebiyatını engellediğiniz zaman tabii ki yok olacak. Yani temel politika bu unutturmak ve yok etmek. Biz her çocuğun kendi ana dilinde eğitim almasını talep ediyoruz. Bir çocuğu ana diline yabancılaştırdığınız zaman o çocuğu her şeye yabancılaştırmış olursunuz, onu özünden uzaklaştırmış olursunuz” dedi.

‘BATIDA KÜRTÇE KONUŞUP LİNCE UĞRAYANLAR VAR’

Mehmet Esen

MEDDER Eş Başkanı Mehmet Esen ise 1950’lilerde Bangladeşli öğrencilerin yaşadığı durumun bu gün hâlâ Türkiye’de devam ettiğini ifade ederek “Dünyanın her yerinde kendini ifade etme özgürlüğü varken, Türkiye’de kendimizi hukuk devleti olarak gördüğümüz bir sistemde milyonlarca insanın kendi ana dillerinde eğitim görmemesi, hatta Türkiye’nin batı illerinde Kürtçe konuşup lince uğrayanlar dahi var. Bu dili konuşanların sayısı yüzler, binler değil milyonlar”dedi. 

Halkların bir araya gelerek özgür ve demokratik bir yaşamı oluşturmasının yaşanan sıkıntıları çözeceğini belirten Esen, “Gelişen dünya ülkelerinin hiçbir tanesinde ırk sorunu yoktur, dil sorunu yoktur, inanç sorunu yoktur.  Türkiye’de de böyle bir zihniyet olsa insanları inançlarına, mezheplerine, ırklarına, dillerine göre insanlar birbirilerini yargılamasalar bu ülke daha güzel bir ülke olabilir” dedi. 

‘OHAL İLE KÜRTÇE EĞİTİM VEREN KURUMLAR KAPATILDI’

OHAL ile birlikte Kürtçe eğitim, kültür, dil çalışmaları yapan kurumların kapatıldığını belirten Esen, “Bu halkın kültürünü yansıtan bütün değerleri yok ettiler. Kendi ana dillerinde eğitim gören kreşleri Türkçeye çevirdiler. Ahmedê Xanê Akademisi, Kurdî-Der,  Kurdu-Der kapatıldı. Bu bir dil soykırımıdır. Kürt dili edebiyatı bölümü açıldı Artuklu Üniversitesinde, yılda kaç tane Kürtçe öğretmen atandı” diye sordu. Yaşanan baskılara rağmen Kürtlerin Kürtçe konuşmaya devam etmesinin asimilasyon politikalarını boşa düşürdüğünü ifade eden Esen, “Türkiye Avrupa’da yaşayan Türkler için ana dilde eğitim hakkı verilmesi talebinde bulunuyor. Ama kendi ülkesinde milyonlarca insanın Kürtçe konuşmasına rağmen ana dilde eğitim taleplerine tek dil, tek millet diyor. Aslında burada  çelişki vardır. Kürtleri, Kürt değerlerini kabullenmeme duygusu vardır. Bu ülke farklılıkları ile zengindir. 80 milyon insanın tamamı Türk değildir, Kürt de değildir. Farklı ırklar, inançlar vardır. Farklı diller vardır” dedi. 

www.evrensel.net