1 hastanede 115 hamile çocuk: Vali Şahin'den skandal savunma

1 hastanede 115 hamile çocuk: Vali Şahin'den skandal savunma

İstanbul Valisi Vasip Şahin, 115 hamile çocukla ilgili İstanbul Valiliğinin görevliler hakkında soruşturma izni vermemesini savundu.

İstanbul'un Küçükçekmece ilçesindeki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 5 aylık süreçte gelen, 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu ortaya çıktı. Hürriyet'ten Dinçer Gökçe'nin haberiyle ortaya çıkan skandala ilişkin Sağlık Bakanlığı açıklamasında soruşturma talimatı verildiği ve müfettiş görevlendirildiği kaydedilmişti. İstanbul Valisi Vasip Şahin ise 115 hamile çocukla ilgili İstanbul Valiliğinin görevliler hakkında soruşturma izni vermemesini savundu.

Vali Şahin,  "Birçok şey birbirine karıştırılıyor. Her biri birer idari ve hukuki süreçler.  Bu konuyla ilgili hem valiliğimiz hem hastane yönetimi çok ciddi çalışmalar yapmışlar. Bizim önümüze çıkan tablo şudur; 15 yaş altı gebeliklerde kanunen bildirmek zorundayız. Onların tamamı bildirilmiş.15 yaş üstü 18 yaş altı gebeliklerde cebir, şiddet, başka türlü baskılar söz konusuysa bunların bildirimi zorunlu. Diğerleri şikayete tabii konulardan. Dosyalarımızda tüm evraklar tamamlanmış. Biz de ona göre karar vermişiz" dedi.

VALİYE GÖRE DEVLET 'GAYRETLE ÇALIŞMIŞ'

"Bizim verdiğimiz karar idari karar" diyen Şahin, "Yasa gereği bu kararımız hem taraflar hem de savcılarımız tarafından bölge idare mahkemelerine itirazen götürülür. Orada incelenir. Bizim verdiğimiz karar Bölge İdare Mahkemesi tarafından inceleniyor. Oradan çıkan sonuca göre bir daha bir hukuki bir nitelik kazanacaktır. Ya bizim kararımız onanacak ya da bizim kararımız kaldırılarak yargılamanın önü açılacaktır. Dün savcılık da açıkladı. Konunun resen memur yargılama hukukuna tabi olmadığını düşünerek Ekim ayında soruşturma açmış durumda. Devletimiz idarisiyle yargısıyla bir bütündür.  Devletimizin en yetkili organı yargı harekete geçmiş durumda. Kamuoyunda söyle bir  algı oluşmasın; bunların takibi yapılmıyor, peşi bırakılıyor. İnsanlar görevlerini yapmıyor. Hayır. Dosyalara baktığınızda arkadaşlar gayretle görev yapmaya çalışmışlar. Birtakım eksik, yanlış varsa kendi süreci içinde yapılır. Kim ne kadar sorumluysa karşılığını görür" yanıtını verdi.

'YETERSİZ VE USULSÜZ SORUŞTURMALARIN İTİRAFI'

Sağlık Bakanlığı da konuyla ilgili yaptığı açıklamada İstanbul Valisinin yaptığı açıklamadaki argümanları kullanmış, gazetemize konuşan çocuk hakları aktivisti Av. Şahin Antakyalıoğlu ise bu açıklamayı “yetersiz ve usulsüz soruşturmaların itirafı” olarak değerlendirmişti. 
Çocuk haklarına ilişkin mücadele eden ve KHK ile kapatılan Gündem Çocuk Derneği üyelerinden Av. Şahin Antakyalıoğlu, “Hastanenin böylesi durumlarda bir takdir yetkisi olamaz. Cebir, tehdit, hile, iradeyi sakatlayan bir durum var mı yok mu, bunu ancak Cumhuriyet Savcıları tespit edebilir. Savcının; adli tıp uzmanlarına ve sosyal çalışma görevlilerine dosyayı tebliğ ederek inceletmesi gerekir. Yoksa hastane bunu kendisi takdir edemez” dedi. Çocukların durumuna ilişkin sosyal inceleme raporu hazırlanması gerektiğini, bunun için ev ziyaretleri yapılması, çocuğun eğitim, sağlık, ekonomik, sosyal durumu, anne babasının durumunun incelenmesi gerektiğini, adli psikiyatriden çocuğun ruh sağlığına dair bir rapor alınması gerektiğini aktaran Antakyalıoğlu’nun, ortaya çıkan olayda bunların hiçbirinin yapılmadığının da açık olduğunun altını çizdi.


SAĞLIK BAKANLIĞI: MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLMİŞTİR

Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada daha önce konu hakkında incileme yapıldığını ve şikayete konu olan sorumlularla ilgili soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verildiğini belirterek "Ancak Bakanlığımız konunun hassasiyetini dikkate alarak, konunun tekrar incelenerek soruşturulması talimatını vermiş, müfettiş görevlendirmiştir" denildi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklama şöyle: 

“Haber, daha önce şikâyete konu olmuş, İstanbul Sağlık İl Müdürlüğümüz tarafından incelenmiştir.

Medeni kanunun ilgili hükümleri, “Erginlik, on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar.", "Erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.” demektedir.

Ancak 181 Sayılı KHK'nın 21 inci maddesinin (a) bendine göre 18 yaş altında resmi nikahı olmayan gebelerin adli mercilere bildirimi hususu şöyle düzenlenmiştir:

18 yaş altında resmi nikahı olmayan gebeler, kamu sağlık kurum ve kuruluşlarına başvurduklarında, 15 yaşını tamamlamamış olanların (rıza olsun veya olmasın) tamamının ve 15 yaşını tamamlamış olanlar da ise cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen herhangi bir emarenin varlığı mevcut ise adli mercilere bildirimi sağlanmaktadır.

Bu düzenleme uyarınca 15 yaşını doldurmuş olanların sosyal hizmet uzmanlarına bildirilmesi gerekmektedir.

Şikayete konu olan sorumlularla ilgili soruşturma açılmasına gerek olup olmadığı hususu, yukarıdaki mevzuat hükümleri uyarınca mülki idare tarafından değerlendirilmiş ve soruşturma açılmasına gerek olmadığı kararına varılmıştır.

Ancak Bakanlığımız konunun hassasiyetini dikkate alarak, konunun tekrar incelenerek soruşturulması talimatını vermiş, müfettiş görevlendirmiştir. Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur." 


SKANDAL MECLİSE TAŞINDI

CHP Bursa Milletvekili Ali Şeker ve HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde cinsel istismar sonucu hamile kalan çocukların gizlenmesi skandalını Meclis gündemine taşıdı.

Ali Şeker soru önergesinde 1 Ocak 2017 - 9 Mayıs 2017 tarihleri arasındaki 5 ayda, 115 çocuk yaşta hamilelik sebebiyle hastaneye başvurduğunu belirterek “Hastanede görev yapan bir personelin, 38’i 15 yaşından küçük olmak üzere 18 yaşından küçük 115 çocuğun başvurusunun polise bildirilmediğini fark etmesi üzerine hazırladığı tutanak ile durumu savcılığa bildirdiği, ancak durumu ihbar eden görevli hakkında inceleme başlatılarak görev yerinin değiştirildiği iddia ediliyor” dedi.

Skandalı yazılı bir soru önergesi ile Meclis gündemine taşıyan Dr. Ali Şeker, iddiaların doğruluğunun bir an evvel araştırılarak kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini söyleyerek, “Yalnızca 5 aylık bir sürede, 38'i 15 yaşından küçük olmak üzere, yaşları 18’in altında 115 çocuğun hamilelik sebebiyle hastanede tedavi edildiği iddia edildi. Hükümet'in çocuk yaşta hamileliğe ilişkin karnesinin kırıklarla dolu olduğu da düşünüldüğünde, yaşanan bu son vakanın artık bardağı taşıran son damla olması ve çocuk yaşta evliliklerle, çocuk yaşta hamilelikle ciddi bir mücadelenin başlatılması gerekmektedir" diye konuştu.

'ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLER VE ÇOCUK YAŞTA HAMİLELİK CİDDİ SAKINCALARA YOL AÇIYOR!'

Savcının yapmış olduğu araştırmadan sonra sorumlular hakkında savcılığın soruşturma talebinin, İstanbul Valiliği tarafından adli görevin ihmal edilmediği ve görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığı kaydedilerek 4 Aralık 2017 tarihli yazı ile reddedildiği iddiasını da hatırlatan Şeker, "Çocuk yaşta evlilikler ve çocuk yaşta hamilelik, küçük kız çocuklarını ve kadınları sosyal, ekonomik ve siyasi tüm alanlardan soyutlayan ciddi hak ihlallerinden birisidir. Ayrıca çocuk yaşta hamilelik, kız çocuklarının sağlıkları için de ciddi sakıncalar barındırmaktadır. Bu sakıncaları ortadan kaldırabilmek için çocuk istismarının bir biçimi olan çocuk yaşta evlilikler ve çocuk yaşta hamilelikle  yoğun bir şekilde mücadele edilmelidir" dedi.

'SAĞLIK ÇALIŞANLARINA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR'

Kanunlar eliyle de bu ve benzeri suç teşkil eden eylemlerin kamu görevlileri tarafından ihbar edilmesi zorunluluğunun yükümlülük altına alındığını hatırlatan Şeker, "Sağlık çalışanlarının özellikle aile içi şiddet, çocuk yaşta ve zorla evlilik, çocuk yaşta hamilelik vakalarında durum tespiti açısından önemli rol oynadıkları açıktır" sözleri ile sağlık alanında görev yapan personelin önemine dikkati çekti.

"Ancak iddia edilen olaylar zincirinde, sağlık görevlilerinin karşılaştıkları suç teşkil eden vakalara ilişkin herhangi bir ihbarda bulunmadıkları yani yasal yükümlülüklerini yerine getirmedikleri görülmektedir" diyen Şeker, iddiaların bir an evvel ciddiyetle araştırılması gerektiğini belirterek Başbakan Binali Yıldırım'a şu soruları yöneltti:

* Küçükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştiği iddia edilen ve kamuoyunda ciddi bir infiale yol açan vakanın doğruluğunu tespite ilişkin herhangi bir resmi işlem ya da soruşturma başlatılmış mıdır?

* Suçu ihbar ettiği belirtilen kişinin görev yerinin değiştirildiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu görev yeri değişikliği ilerleyen süreçte benzeri istismar vakalarının ihbarını önleme amaçlı bir gözdağı mıdır?

* Geçtiğimiz yasama yılında Hükümet'in bir gece yarısı önergesi ile çocuk istismarcılarına af getirmeye çalıştığı da göz önüne alınırsa, yukarıda belirtilen iddiaların doğruluğu durumunda, Hükümet'in çocuk yaşta hamilelikle mücadele konusunda gerekli özen ve isteği göstermediği eleştirisi doğru mudur?

* Ülkemizde son 5 yıl içerisinde, her yıl için ayrı ayrı olmak üzere kanunlara göre yasal yaş sınırının altında çocuk yaşta doğum yapan kişi sayısı kaçtır? Bu olayların kaçında yasal soruşturma başlatılmıştır?

* Okullarda ders kitapları aracılığıyla buluğ yaşına giren (kız çocuğu 9 yaş erkek çocuğu 12 yaş) çocuk kendi başına evlenebilir şeklinde eğitim verilmesinin çocuk yaşta hamilelik sayısının artmasına etkisi var mıdır?

'ÇOCUKLARI KORUMASIZ HALE GETİREN HÜKÜMET SORUMLU'

HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir de skandalı Meclis gündemine taşıdı.

“115 çocuğun, büyük ihtimalle tecavüz sonucu hamile kalması, son dönemde zihinlerimize kara bir örtü çeken ‘millilik ve yerlilik’ provokasyonu çerçevesinde düşünülmesi gereken acil bir sorundur” diyen Taşdemir, “Farklı kimlikler arasında nefreti körükleyerek, erkekçi/cinsiyetçi yaklaşımları kışkırtarak, bu konuda çözüm için adres olabilecek kadın örgütlenmelerini kapatarak bu türden olayların ortaya çıkmasına sebep olanlar,  göstermelik soruşturmalarla yükselen tepkiyi dindirmeye çalışıyor. Burada asıl soruşturulması gereken kadınları, Suriyelileri, çocukları korunmasız hale getiren Hükümet yetkilileridir. Türkiye Halkları, bu utanç vakalarına yara bandı yapıştırmakla değil, bunların ortaya çıkmasına engel olabilmekle övünen bir Hükümeti hak ediyor. Bu olayın ortaya çıkmasını sağlayan hastane görevlisi arkadaşımızın yanında olduğumuzu ayrıca belirtmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘OLAYIN ÜSTÜ ÖRTÜLMEYE Mİ ÇALIŞILIYOR?’

Taşdemir, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan’a şu soruları yöneltti:

“Suriyeli çocukların zorla evlendirilmeleri, tecavüze uğramaları, çocuk yaşta hamile kalmaları ile ilgili olarak uzun süredir çok sayıda vaka basına yansımıştır. Bakanlığınızca bu konuda özel bir çalışma yapılmış mıdır? Yasal sorumluluğunu yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmediği halde, bu vakanın ortaya çıkmasını sağlayan görevli hakkında inceleme başlatılarak görev yerinin değiştirilmesi, kamuoyunda olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığına dair bir izlenim oluşturmaktadır. Bunun önlenmesi için ilgili kurumlarla ilişkiye geçilmiş midir?  Suriyeli çocukların cinsel şiddete maruz kalmasına karşı mücadele yürüten kadın örgütlerinin kapatılmasının, bu olayların artışı ve üzerinin örtülmesinde bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?” (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Ocak 2018 15:26
www.evrensel.net
ETİKETLER cinsel istismar