Gelecek bizim, çürümüş düzen sizindir

Gelecek bizim, çürümüş düzen sizindir

Diyanetin bu açıklamaları memlekette pek çok kesimden tepki toplarken, yanı başımızda, İran’da da hareketli günler yaşanıyor.

 


Diyanetin yaptığı son açıklama yine infial yarattı. Diyanete göre bulûğ çağına girenler nikahlanabilir; bunun da kızlarda alt yaş sınırı 9, erkeklerde 12 imiş. Sonrasında yapılan yeni açıklamasında diyanet, “9 yaş meselesinin” yanlış anlaşıldığını; kız çocuklarının “anne olma ve aile kurabilme” noktasında biyolojik ve psikolojik yeterlilikte olması gerektiğini savunduklarını söyledi. Ama bu açıklamadan bizim anladığımız nokta, iki açıklamanın da aynı anlama geldiğidir ve çıkan sonuç diyanetin çürümüş zihniyetidir.

TEK ADAM REJİMİNİN OLMAZSA OLMAZI: GERİCİLİK VE ÇÜRÜME

Diyanet kurumunu biz Soma’da 301 maden işçisi katledildiğinde ambulanslardan bile önce oraya giden ve halka bunun “fıtrat” olduğunu inandırmaya çalışan imamlardan tanıyoruz. “Patronlarınıza başkaldırmak haramdır” diye hakkını arayan işçilere verdikleri vaazlardan tanıyoruz. Laiklik ve inanç özgürlüğünü savunanlara karşı devletin salladığı “en keskin kılıçlardan biri” olarak biliyoruz. Ensar vakfı ve diğer pek çok alanda çocuklar istismar edilirken aldıkları tutumla hatırlıyoruz. Biliyoruz ki, Diyanet kurumu bugünün egemenleri açısından kendi çıkarlarına uygun politik bir rejim olarak inşa edilen “Tek Adam Tek Parti Düzeni” için olmazsa olmazdır.

Kadınlara yönelik cinayet, şiddet, taciz, tecavüz olayları bir yandan artarken; çocuk istismarıyla ilgili memleketin dört bir yanından sürekli haberler gelirken, bir yandan da iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin sayısındaki sürekli artışı tesadüf olarak göremeyiz. Patronlar kârlarını katlarken, işçilere kendi kârlarının kırıntısını bile çok görürken; kadınlar, çocuklar, gençler her geçen gün daha fazla karanlığa itilirken, adım adım “Tek Adam Tek Parti” rejimi inşa ediliyor. Devletin kadınlara yönelik politikaları da, çocuklara yönelik politikaları da, eğitim politikaları da, ekonomi politikaları da aynı amaca hizmet ediyor.

İŞ, EKMEK, ÖZGÜRLÜK İSTEYENLER KAZANACAK !

Diyanetin bu açıklamaları memlekette pek çok kesimden tepki toplarken, yanı başımızda, İran’da da hareketli günler yaşanıyor. İran’daki yılların getirdiği çürümüşlüğe karşı ayaklanan binlerce insan, “İş, Ekmek, Özgürlük” istiyor. Halkın taleplerini istismar edip başka planlar uygulamaya çalışan güçlerin varlığından da bu süreçte söz edebiliriz. Ancak İran halklarının taleplerini de görmezden gelemeyiz, tersine onlarla dayanışma halinde olmalıyız.

İran’daki çürümüşlüğün, Türkiye’deki çürümüşlükten bir farkı yoktur. Çünkü asıl çürüyen “dünyanın düzenidir.” Bu çürüyen düzenin karşısında da, halkların başına çorap örenlere karşı; kendi temsil ettikleri egemen sınıfın çıkarları için gericiliği dayatanlara karşı birleşmekten ve mücadele etmekten başka bir çaremiz yoktur. Yeni yılın da bu ilk Genç Hayat sayısından da çağrı yapalım; 2018 memlekette ve dünyanın dört bir yanında mücadeleyi daha ileri bir mevziye taşıdığımız bir yıl olsun. “İş, ekmek, eğitim, barış, özgürlük, eşitlik” isteyenler kazansın…

 

 

www.evrensel.net