Görünen rejim kılavuz istemez: İran protestoları

Görünen rejim kılavuz istemez: İran protestoları

Molla rejiminin hüküm sürdüğü İran’da halkın öfkesi 2017’nin son günlerinde sokaklara taştı.

 

Hilmi MIYNAT

Denizli

 

Molla rejiminin hüküm sürdüğü İran’da halkın öfkesi 2017’nin son günlerinde sokaklara taştı. Yoksulluk ve yolsuzluğun tırmanışa geçtiği İran’da sabrı kalmayan halk yoksul şehirler başta olmak üzere 40 şehirde sokağa çıktı. İlk ayaklanma İran’ın 2. büyük şehri Meşhet’te başladı. İlk patlamanın en yoksul şehirlerde baş göstermesi, taleplerin iş ve ekmek yoğunluklu olması direnişin sınıf karakterini ortaya koyarken, Hamaney fotoğraflarının yakılması ve rejime karşı biriken nefretin göstergesi sloganlarla paralellik gösteren özgürlük talebi de artık İran halkının Hamaney’den de iki yüzlü ıslahatçılardan da bir beklentisi kalmadığını gösteriyor. Hareketin yaş ortalamasına baktığımızda ise örgütsüz ve dağınık olmakla birlikte en ön saflarda genel olarak gençleri görüyoruz.

GENÇLER ÖN SAFLARDA

Çalıştırılmaya başlama yaşının 6’lara kadar düştüğü, sosyal hayatın yasaklandığı, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı, okul okuma oranının çok düşük olduğu, dilenciliğin çok yaygın olduğu bir tabloyu göz önüne aldığımızda neden gençlerin en ön saflarda yer aldığını anlamak daha kolay olacaktır. İran’da gençliğin durumunu, İran’da genç olmanın ne anlama geldiğini İran’dan Amerika’ya göç etmek üzere yola çıkan ve Denizli’de geçici konaklayan Arsalan N. ile konuşuyoruz. Yer yer kendi yaşadıkları üzerinden örneklerle İran’da genç olmanın ne demek olduğunu anlamaya çalışıyoruz.

İlk olarak eğitim sorunu üzerine başlıyor sohbetimiz. İran’da birçok köyde okul olmadığını ve olan okullarda da sınıfların olmadığını söyleyen Arsalan, bazı okullarda sıralar dahi olmadığından öğrencilerin taşa oturarak eğitim gördüğünü söylüyor. Özellikle Afgan çocuklar üzerinde durarak anlatmaya devam ediyor Arsalan: “Afgan çocukların okula gitme oranı neredeyse sıfır. Sadece Tahran’da 330 bin çocuk okula gitmiyor. Benim ablam bazılarına evde bireysel olarak ders anlatmaya çabalıyordu. Zamanında birkaç aktivist arkadaşla birlikte bir site kurduk. Sitede çocuklarla röportajlar yayınladık. Çocukların okutulması ile ilgili bir imza kampanyası başlattık. Sonra devlet siteyi kapattı.”

SOSYAL HAYAT BASKI ALTINDA

Baskı ve şiddet rejiminin hakim olduğu İran’da sosyal hayat tümden yasak. Kadın ile erkeğin iş okul her ortamda ayrıştırıldığını söyleyen Arsalan, “Mesela burada gençler kafelerde arkadaşlarıyla ya da sevgilileriyle oturabiliyor. İran’da bir kadınla bir erkek kafede birlikte otursa Devrim Muhafızları alıp kırbaç cezasına götürüyor.” şeklinde özetliyor sosyal hayatı. Kendi hikayesinden kesitler de sorduğumuz Arsalan, dini sorgulamanın kesinlikle yasak olduğu İran’da sosyal medyada eleştirel bir yorum yaptığı için Devrim Muhafızları tarafından kaçırıldığını anlatıyor. 3 gün işkence gördükten sonra çıplak ayak şehrin 50 km dışına bırakmışlar. 3 yıl önce Devrim Muhafızları tekrar geldiğinde annesi siper olmak istemiş ve muhafızlar kapıyı tekmelerken annesi de fiziksel şiddete maruz kalmış. Annesinin “Oğlum seni bu kez öldürecekler, kaç buradan!” demesi üzerine apar topar kaçmış ülkeden. Sık sık Türkiye kıyaslamaları da yapan Arsalan, Denizli’de bir kafeden kovulma hikayesini anlatıyor: “Avrupa’da bir protesto gösterisinden haber paylaşmıştım sosyal medya hesabımda. Haber fotoğrafında dini sorgulayan bir görsel vardı. Patron gecenin üçünde arayıp ‘Sen kafir misin, kimsin lan sen’ diyerek bağıra bağıra küfürler etti. ‘Ben demiyorum ki, ben haberi paylaştım sadece.’ dedim ama yine de gecenin bir vakti kovuldum işten.”

İran’da gençlerin durumu da en az genelin durumu kadar vahim. İçimiz kararmış olabilir. İyi olan bir şey yok mu diye düşünüyor olabiliriz. İran halkı çok kötü şartlarda yaşıyor olsa da kötü şartlarda olan tek ülke İran değil. Öte yandan iyilik ve umut arayışımıza cevaben kesinlikle doğru olan bir gerçek şudur, baskı ve zulmün olduğu her yerde başkaldırı mutlaka vardır. Zulmün olduğu her yerde direnişin de olacağı gerçeği zalimlerin kabusu olmaya devam ediyor. İran’da olduğu gibi.

 

 

İRAN’DA GENÇLERE KALAN İŞSİZLİK VE GÖÇ

İşsizlik rakamlarını sorduğumuzda ise söze girmeden önce devletin açıkladığı rakamları söyleyeceğini belirtiyor, “Ben bir diyorsam siz beşle çarpın çünkü devlet gerçek rakamları söylemiyor.” diye de ekliyor. Toplam işsizliğin %39 olduğunu söyleyen Arsalan; “Fakat devlet ayda 200 lira dahi kazansan seni işsizden saymıyor.” diyor. Çocuk işçilik tablosu ise korkunç. Çocukların 6 yaşında çalıştırılmaya başlandığını aktaran Arsalan, “7 milyon çocuk işçi olduğu devletin sitesinde yazıyor.” diyor. 6 yaşında çocuğun ne gibi işlerde çalıştığını sorduğumuzda ise tuğla işçiliğinde dahi çalıştırılabildiğini ifade ediyor. Dışarıya göç eden insanların ise %60’ını yine gençlerin oluşturduğunu belirtiyor.

 

 

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Ocak 2018 17:38
www.evrensel.net