Okul, okumamaya teşvik ediyor

Okul, okumamaya teşvik ediyor

Türkiye’deki eğitim ve sınav sisteminin akıl almaz bir hızla değiştiği artık bir gerçek.

 

Erdal Eren ATAMAN

Ankara

 

Türkiye’deki eğitim ve sınav sisteminin akıl almaz bir hızla değiştiği artık bir gerçek. Bu değişikliklerin büyük kısmı lise ve üniversiteye giriş sınavlarına yapılıyor ve haliyle durumdan en çok etkilenenler de ortaokul ve lise öğrencileri oluyor. Bu değişiklikleri değerlendirmek için Ostim Akıllı Lisesi öğrencileri ile konuştuk.

ZORLUKLARLA EĞİTİM GÖRÜYORUZ

İlk olarak okul hakkındaki görüşlerini sorduk. Konuştuğumuz öğrencilerden ilki, okulun sağlaması gereken ihtiyaçları öğrencilerden istediğini ve okuldaki şiddet olaylarını çözmek için herhangi bir önlem alınmadığından bahsetti. Bir başka arkadaşımız ise atölyede kullanılmak üzere gereken malzemelerin öğrenciler tarafından alınmasının beklendiğini ve okul yönetiminin öğrencilere fiziksel ve psikolojik tacizde bulunduğunu söyledi. Ayrıca okul tuvaletlerinin kapalı tutulduğunu ve pis olduğunu aktardılar. Aynı zamanda okul yönetiminin öğrenciler arasında birliği bozucu bir şekilde bazı öğrencileri el üstünde tuttuğunu ve bunun diğer öğrenciler üzerinde baskı yarattığını öğrendik. Başka bir arkadaşımız ise okulun tadilat işlerinin öğrencilere yaptırılmasından, okula ulaşımın zorluğundan ve kantindeki yiyeceklerin sağlıksızlığından şikayet etti. Aynı zamanda okul öğretmenlerinin bilgisizliğinden ötürü iyi bir eğitim alamadıklarından bahsetti.

“ÜNİVERSİTE HAYALLERİMİZ ELİMİZDEN ALINDI”

Bir süre sonra ise sürekli değişen eğitim sistemi ile ilgili ne düşündüklerinden konuşmaya başladık. İlk olarak bir arkadaşımız eğitim sisteminin sürekli değişmesinden dolayı odaklanamadığını ve bu değişimin asıl amacının sürekli işsiz insan yaratmak olduğunu söyledi. Başka biri de sınavsız geçişlerin kaldırılmasının birçok kişinin üniversite hayallerini elinden aldığından bahsetti. “Resmen öğrenciler okumaktan ziyade okumamaya teşvik ediliyor lakin konuşmaya gelince ‘zorunlu eğitim’ deniliyor.” dedi.

“ÇORBADA ÖĞRENCİNİN DE TUZU OLMALI”

Peki, bu sistemi nasıl değiştirebiliriz? Çözüm olarak öğrenci arkadaşlarımızdan birisi öğretmenlerin daha dikkatli seçilmesi ve mülakata sokulması gerektiğini ve okulların sürekli denetlenmesi gerektiğini önerdi. Öğrenciler olarak bir şey yapabilmeleri için öğrencilerin sesine kulak verecek, onları dinleyip düşünebilecek üst mevkiden insanların yardımına ihtiyaçları olduğunu söyledi. Başka bir çözüm önerisi olarak arkadaşlarımızdan biri boş durulmaması ve çorbada öğrencilerin de tuzunun olması gerektiğini vurguladı. “Benim yapacağım şeyden ne olur dememeli, kendi hakkımızı kendimiz savunmalıyız. Bilmeliyiz ki sessiz kaldığımız sürece bizi kobay olarak kullanacaklar.” dedi. Son olarak bir arkadaşımız öğrencilerin sesini duyurabilecekleri bir platformun ne kadar gerekli ve önemli olduğundan bahsetti.

 

www.evrensel.net