Genç işçilerin 2017'si

Genç işçilerin 2017'si

Genç işçilerin büyük bir bölümünün “2017 nasıl geçti?” sorusuna en çok verdiği cevap, “ekonomik sıkışıklık” oldu.

Ahmet AKARSU

Kayseri

Yılın son ayında mecliste görüşülen meselelere baktığımızda bir hayli “yoğunluk” söz konusu. Elbette bir yazı da hepsine değinmek mümkün değil. İstihdam, verilen teşvikler, genç işçilerin yaşamını ele aldığımız bir yılı nasıl geçirdik gelin birlikte bakalım.

ASGARİ ÜCRET, BES, KIDEM…

Hükümet’ten birkaç kişi çıkıp “Ekonomi de büyüme var. Gençler iş sahibi oluyor. İstihdam artıyor.” diyor. Bu söylemlere bakarak sürecin en başına, yani 2017’in Ocak ayından itibaren ele almakta yarar var. 2017’nin ocak ayında genç işçilerin gündemini asgari ücrete zam tartışmaları oluşturuyordu. Ardından gelen Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) kesintileri diyerek devam etti.

Asgari ücret 1404 lira olacak” denildi ama durum hiçte öyle olmadı. Devletin verdiği, “Asgari Geçim İndirimi (AGİ) zammın içinde mi dışında mı?” tartışmaları, alınan ilk maaş ile ortaya çıktı. AGİ içinde olunca zam istenilen düzeyde olmadı. Devamında BES kesintileri başladı. İşçiler büyük çoğunlukla BES’e “üç kuruş zam yaptılar ya geri alacaklar bir bölümünü” dedi.

Ardından gelen “kıdem tazminatının fona devri” konusunda da işçileri 2017’nin ortalarına doğru bu tartışma sürükledi. Sendikalar “cılız eylemlikler” yapmış olsa işçilerdeki öfkeyi gören patron birlikleri “Başka zamana bırakılabilir.” diyerek açıktan hükümete çağrı yaptı.

GENÇ İŞÇİLER: “GÖZÜ KARALIK!”

Kuşkusuz 2015’de sözleşme döneminde başlayan Metal Fırtına olarak tanımlanmış Renault işçilerinin başlatmış olduğu mücadele, ülkenin büyük işletmelerine de yayılarak büyüdüğü görülmüştü. Bu süreçte genç işçilerin almış olduğu tutum, “korkusuzluk-gözü karalık” dikkat çeken etkendi. 2017 açısından da durum bundan farklı değil. Sözleşmelerdeki ücret düşüklüğüne, ağır çalışma koşullarına ve sendikalaşmanın önündeki tüm engellere karşı o “gözü karalık” ile en önde yerini aldı. Bunun örneklerini Bursa’da, Kocaeli’nde, İzmir’de, İstanbul’da, Düzce’de, Çankırı’da, ülkenin birçok yerine yayılan sayacılarda gördük.

OHAL sürecinde lokal olarak devam eden işçilerin mücadelesine “darbe vurmak” üzere hükümet desteği ile –Erdoğan’ın, OHAL ile grevlere anında müdahale ediyoruz söylemi- “deneyimli-mücadeleci işçileri” işten çıkartarak yerine “genç-dinamik” işçileri almışlardır. Renault, Tofaş, Ford Otosan gibi büyük işletmelerde bunun örnekleri vardır.

PATRON-HÜKÜMET İŞBİRLİĞİ İLE UCUZ İŞGÜCÜ!

Öte yandan Kayseri Sanayi Sitelerinde çalışan genç bile diyemeyeceğimiz 10-15 yaş aralığında çocuk işçiler ise haftalık 100-150 liraya çalıştırılıyor. Birçoğu ise mülteci işçiler… Kıdem hakkı vb. hiç haberleri bile yok. Sömürü sanayi sitelerinde almış başını gidiyor!

Patron-devlet işbirliği ile yürütülen çalışmalar da 2017’de “ilerledi.” Çarpıcı bir örnek olması bakımından Ankara başta olmak üzere büyük illerde çıraklık merkezleri sanayilerin içine taşındı. OSB’lere yönelik “Meslek Garantili Okul” denilerek ballandıra ballandıra anlatılan meslek liselerinin sayısı artırıldı. Burjuvazinin elindeki en büyük kozlarından birisi olan “genç işsizler ordusu” büyüyerek ilerlemeye devam etti. Kuşkusuz, büyük işletmelere “kalifiye işçi” yetiştiren meslek liseleri çoğaldı. Stajlarda başlayan sömürü cehennemi işbaşı yapınca da devam edecek. Kayseri’de Boydak’lara, Ankara’da Türk Traktör’e, Bursa’da Tofaş’a vb. “sömürülmeye hazır işçi” yetiştirme planı patronlar ve hükümet eliyle sağlandı…

Genç işçilerin büyük bir bölümünün “2017 nasıl geçti?” sorusuna en çok verdiği cevap, “ekonomik sıkışıklık” oldu. Öte yandan kıdem tazminatının fona devri konusunda en çok sıkıntıyı çekecek olanın genç işçiler olduğunu düşünürsek, tepkinin yeterli olmadığını söyleyebiliriz.

Son olarak, yaşamın her alanında genç işçileri “cepte gören” patronlara-hükümete karşı yapılacaklar listesi; -Haklarını bilen ve süreci iyi okuyan bir genç işçi profili, grev-direniş ve eylemliklerde en önde olma tutumunda ısrar ve deneyimli işçilerden öğrenme- olarak sıralanabilir.

İŞSİZLİK REKOR SEVİYELERDE!

TÜİK verilerine göre dar tanımlı ve mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 10,7 olarak gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsiz sayısı ise 3 milyon 410 bin olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı işsiz sayısı 5,9 milyon, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 17,2 olarak gerçekleşti. Genç işsizlik oranı yüzde 20’ye yükseldi. Kadın işsizliği yüzde 14,9, genç kadın işsizlik oranı yüzde 26,7 olarak gerçekleşti. Yüksek öğrenim işsizliği geçen yılın aynı döneminde göre 2 puan yükselerek yüzde 13,9 olarak gerçekleşti. Ne istihdam ne de eğitimde olan gençlerin oranı (NEET) yüzde 26,1’e yükseldi. En çok iş güvenliği, sosyal hizmet ve gazetecilik mezunları işsiz.


 

www.evrensel.net