Hukuk fakültesi öğrencilerinin gözünden üniversite

Hukuk fakültesi öğrencilerinin gözünden üniversite

Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerine fakülteye ve üniversiteye dair görüşlerini sorduk.

Çağıl ADIGÜZEL
Deniz CAN
Kocaeli

Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerine fakülteye ve üniversiteye dair görüşlerini sorduk. Ulaş, buraya gelmeyi ummuyormuş, ilk geldiğinde hava şartlarının kendisini zorladığını dile getiriyor. Buna rağmen kampüsün fiziki olarak kötü olmadığını düşünüyor, “Öğretmen ve öğrenci profili iyi, eğitim iyi denebilir ama diğer üniversitelerden farkı olduğunu sanmıyorum..” diyor. Kulüp, topluluk veya etkinliklere dair bir bilgisi yok, “Bence etkinlik anlamında eksiklik çok. Ben sadece Tiyatro Kulübü’nü duydum.” diyor. Fakültede sınıfların yetersiz olduğunu söylüyor. “Kontenjanlar yüksek, öğrenci sayısı bu üniversite için çok fazla. Fazla öğrenci olması iyidir sosyallik sağlar etkinlik sağlar diye düşünüyordum başta ancak böyle bir şey bulamadım.” diyor. Gelecekte ne yapmak istediğini sorduğumuzda ilk hedefinin hakim veya savcı olmak olduğunu söylüyor, “Mülakatı geçmek çok zor diyorlar. Olmazsa da yabancı dilimi geliştirip uluslararası hukuk alanına yönelmek istiyorum.” diyerek sözlerini noktalıyor.

“AKTİF KULÜPLERE İHTİYAÇ VAR”

Hande ve Murat ile konuşuyoruz, Hande zaten Kocaeli’de yaşadığı için ortamı az çok biliyormuş. Murat ise Yalova’dan geldiği için yabancılık çekmediğini belirtiyor. İkisi de fakültede öğrencileri geliştirecek etkinlikler olmamasından şikayetçiler. Hande “Diğer fakültelerde bir çok şey yapılıyor bizde de böyle aktiviteler olmalı.” diyor. Murat ise “Bir Hukuk Kulübü var, ancak hiç aktif değil, hukuka dair ülkeye dair bir şeyler olmalı.” diyor. Aynı zamanda kütüphaneye de eleştirileri var. “Başka üniversitelerde kütüphaneler geniş ve uzun süreler açık burada da böyle olmalı.” Gelecek meselesine geldiğimizde ise, Hande yüksek lisans yapmayı, sonrasına ondan sonra karar vereceğini söylüyor, Murat’ın hedefi ise ilk geldiğinde savcı olmakmış, “Ama zaman içinde fikirlerim değişiyor. Şimdi asıl hedefim dilimi geliştirip uluslararası düzeyde çalışmak.” diyor. Eda ve Busenaz’la konuşuyoruz. Üniversitenin konumunun kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını söyleyerek başlıyorlar. Eda hukuk düşünmediğini ve başta biraz korktuğunu söylüyor, “Sonrasında mutlu oldum umduğumu buldum diyebilirim.” Busenaz ise isteyerek gelenlerden “Sınıflarda ayakta kalan çok oluyor ancak okulu beğendim şimdilik.” diyor. Eda da fakültede çok insan olmasından şikayetçi. Eğitimden ve hocalardan çok memnun olduklarını dile getiriyorlar. İki arkadaşımız da öğretim üyesi olmaya karar vermiş. Eda, “Girerken hakim veya savcı olmak istiyordum ancak hocalarımızı görünce akademisyen olmaya karar verdim.” diyor.

“EN BÜYÜK DERT YER BULAMAMAK”

Ömer’in hedefi ise savcılık. Okul içinde ise yemekhaneden biraz rahatsız. “Fiyat diğer üniversitelere göre daha fazla geliyor. Kalitesi ortalama.” diyor. Bir arkadaşımız yer bulabilmek için okula 1 saat önceden geldiklerini, 300 kişilik döneme yetecek bir sınıf olmadığını söylüyor. Bölüme yönelik etkinliklerin azlığından ve yemekhaneden şikayetçi, “Bir yemekhane daha olmasını isterdim dersten erken çıkmazsak çok uzun sıra bekliyoruz.” diyor. Selim, “Üniversiteye girmeden kafamda öğrencilerin kendi ilgi alanlarına yönelik bir şeyler yaptığı, tartışmaların olduğu bir ortam vardı.” diye başlıyor sözlerine. Aradığını bulamadığını dile getiriyor, “Okey oynamak dışında derslerden sonra beraber yapılacak hiç bir şey yok. Arkadaşlarımızla bir araya gelip kendi çapımızda konuşup tartışmaya çalışıyoruz. Kendimiz yapmazsak olmuyor, ne kulüp var ne bir şey.” diyor. Eğitimden memnun, özellikle bazı hocaların derste öğrenciye söz hakkı vermesi ve tartıştırması ilgisini çekmiş. Sınıfların durumunu sorduğumuzda kalabalıktan yakınıyor, “Birlikte tepki vermezsek çözülmez. Kimse bir şeyi çözmeye çalışmıyor.” diyor. Gelecekte ise ne yapacağı konusunda kararsız, “Ülkede hukuk pek kalmadı. Avukat, hakim, savcı hepsinin hali ortada, birçok davada kimse hukuka uygun kararlar vermiyor, veremiyor. Emin değilim.” diyor.

www.evrensel.net