Maden çalışması Çanakkale’yi tehdit ediyor 

Maden çalışması Çanakkale’yi tehdit ediyor 

Çanakkale’de Atikhisar Barajını ve onun su havzasını tehdit eden madencilik faaliyetleri hız kesmiyor. Balaban Tepesi’nde ağaç kesimi başladı.

Seçkin SAĞLAM
Çanakkale

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajını ve onun su havzasını tehdit eden madencilik faaliyetleri hız kesmiyor. Çanakkale merkeze bağlı Kirazlı Köyü yakınlarından Balaban Tepesi denilen bölgede Doğu Biga Madencilik tarafından ağaç kesimlerinin başladığı ifade edildi. Buradaki ağaç kesimlerinin hukuksuz olduğunu söyleyen CHP İl Genel Meclisi üyesi Hicri Nalbant, maden şirketinin ihtiyaç duyduğu 8 milyon ton su için kaynağı olmadığını bu durumun da Atikhisar Barajı’nda tehlike yarattığını ifade etti. 

Çanakkale’deki maden arama faaliyetleri, kentin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan ve bugünlerde yaklaşık 15 milyon metreküp suyu bulunan Atikhisar Barajı’na geldi, dayandı… 

Atikhisar Barajı’nın başladığı yerde, su toplama havzasının üzerinde bulunan Kirazlı Köyü’ne yakın, Balaban Tepesi arka tarafındaki bölgede, Alamos Gold Şirketinin taşeronu olarak faaliyet yürüttüğü bilinen Doğu Biga Madencilik’in proje sahasındaki ormanlık alanda ağaç kesimleri başladı. 

Yılda 8 milyon suya ihtiyaç olduğu ifade edilen maden faaliyetleri öncesi gayrisıhhi müessese ruhsatı almadan ağaç kesimine başlanılmış olması ‘hukuksuz’ olarak değerlendirilirken, dün bölgede Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar ve CHP’li İl Genel Meclis üyesi ve Çanakkale Çevre Platformu eski dönem sözcüsü Hicri Nalbant ile beraberindeki bir heyet incelemelerde bulundu. İnceleme sonrası açıklamada bulunan CHP’li İl Genel Meclis üyesi ve Çanakkale Çevre Platformu eski dönem sözcüsü Hicri Nalbant; “Barajda zaten su kalmamış. Atikhisar Barajı’nda altıncılara verilecek bir gram su yok” derken, Çanakkale Belediye Başkanı Yardımcısı Rebiye Ünüvar ise, “Burada bizim merak ettiğimiz husus; bu kesim ne için yapılıyor? Şirkete herhangi bir ruhsat verildi de bizim haberimiz mi olmadı?” diye sordu. Ünüvar, herkesi dayanışmaya ve mücadeleye çağırdı. 

‘YILDA 8 MİLYON TON SUYA İHTİYAÇLARI VAR’

Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar ve CHP’li İl Genel Meclis üyesi ve Çanakkale Çevre Platformu eski dönem sözcüsü Hicri Nalbant

CHP’li İl Genel Meclis üyesi ve Çanakkale Çevre Platformu eski dönem sözcüsü Hicri Nalbant, yaptığı açıklamasında; “Altın işletmesi yapılacak alanda, Doğu Biga Madencilik’in ruhsat alanının olduğu yerde ormanları kesmeye başladılar. Bir taraftan kesiyorlar ve köylüleri kestiriyorlar tabi ki ormanın kuralları gereği diğer taraftan da satışa da başlamışlar, ormandan kesilen odunları da satıyorlar. Yani madene, Balaban Tepesi’nin arkasında, Bayramiç tarafında kesim yaparak madene yer açıyorlar. İşletme kuracakları alanı, çukur kazacakları yerlerin üzerindeki orman alanını temizleyip, bölgedeki ağaçları kesiyorlar. Ancak bunlar henüz gayrisıhhi müessese ruhsatı almadılar. Almaları için de 10 yılda 80 milyon ton su lazım. Yani yılda 8 milyon ton su lazım. böyle bir suları da su kaynakları da yok. Su olmayınca ruhsat almamaları lazım, ruhsat alamayacak olurlarsa da bu orman alanlarının kesilmemesi lazım” dedi. 

‘ATİKHİSAR BARAJI’NDAN MADENCİYE VERİLECEK BİR GRAM SUYUMUZ YOK’

Nalbant, sözlerini “Burada şuanda yapılan işleme hukuksuz diyebiliriz, çünkü ruhsat alıp almayacakları belli değil, alsalar bile yargıya taşınacak ve ne olacağı belli değil. Böyle bir ortamda ağaç kesimine izin vermek de doğru değil. Yılda 8 milyon ton su karşılanacak dedik, bu suyun kaynağı yok. Çanakkale halkı hoşgörülü davranır da tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı’ndan bunlara su verirse, ancak oradan karşılanabilir, başka bir yer yok. Barajda zaten su kalmamış. Atikhisar Barajı’nda altıncılara verilecek bir gram su yok” ifadeleri ile tamamladı. 

‘ŞİRKETE HERHANGİ BİR RUHSAT VERİLDİ Mİ?’ 

Çanakkale Belediye Başkanı Yardımcısı Rebiye Ünüvar, ise açıklamasında; “Zaten biliyorsunuz, şuanda kentimizin tek su kaynağı Atikhisar Barajı, neredeyse dörtte bir seviyesinde. Sadece bu sene için değil, her zaman için, tek su kaynağımız olan Atikhisar Barajını korumalıyız, bizler su kullanımımızı tasarruflu sağlamalıyız. Burada zaten su az ve buradan kullanılacağı biliniyor. İkincisi toprağın kirletilmesi söz konusu, üçüncüsü ağaçların ve yeşil alanın şok edilmesi, yani çölleşme tehlikesi ve fizyolojik ihtiyacımız olan suya siyanürün karışması gibi birçok bileşeni olan bir konu. Burada bizim merak ettiğimiz husus; bu kesim ne için yapılıyor? Şirkete herhangi bir ruhsat verildi de bizim haberimiz mi olmadı?” ifadelerine yer verdi. 

‘HERKESİ DAYANIŞMAYA VE MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUM’

Ünüvar, “Burada, konunun önemi, kentin içme suyunun, bu suyun kaynağının, burada toprağın kirlenecek ve kullanılamama tehlikesinin olmasıdır. Bu parti veya ideoloji meselesi değildir. Ben herkesi, dayanışmaya ve mücadeleye çağırıyorum. Zaten bu sene ‘suda tasarrufa gitme’ çağrısını yaptığımız ve yine bu çağrıyı yinelemek üzereyken, böyle bir konunun gündeme gelmiş olması ürkütücü. Biz oradaki faaliyetlerin durduğunu düşünüyorduk, ancak orada ciddi bir kesim olmuş ve şirketin ruhsat için önerdiği ÇED raporlarında geçen alana giriyor burası. Belli ki burası madenci şirkete yer açmak için yer açıldığı kararına vardık. Biz bu konuyu kamuoyunun gündemine getirerek herkesin desteğini isteyeceğiz” ifadelerine yer verdi. 
 

www.evrensel.net