ARTI EKSİ 7 LONDRA - 16 Ekim 2017
Başkent Londra İngiltere'nin genelinden yoksul

Artı Eksi 7 Londra, İngiltere'nin haftalık panoramasını sunmaya devam ediyor. Program bu bölümde başkentteki yoksulluğu inceliyor.

Orhan DİL
Londra

Dünyanın gözde başkentlerinin başında gelen Londra’da bir taraftan yoksulluk ve eşitsizlik giderek artarken, diğer taraftan daha iyi bir yaşam ve hak arayışı devam ediyor. Artı Eksi 7 Londra bu hafta; postacıların hazırlandıkları greve ilişkin mahkeme kararını, Londra’nın yoksulluk profilini, metro temizlik işçilerinin taşeronlaştırmaya karşı mücadelesini ve Birleşik Krallık’ta süreklileşen yoksulluğu programına konu edindi.

POSTACILARIN GREVİ MAHKEME KARARI İLE DURDURULDU

İngiltere’de İletişim İşçileri Sendikası CWU’a üye postacıların emeklilik fonlarını korumak için % 89.1 oy oranı ile aldıkları grev mahkeme  kararı ile engellendi. Kraliyet Posta Servisinin özelleştirilmesinden sonra ilk kez alınan grev kararını mahkemeye taşıyan işveren, çıkarttığı mahkeme kararı ile grevi şimdilik durdurmayı başarabildi.

Grev kararının durdurulması için İngiltere Yüksek Mahkemesine açılan davanın duruşması greve tam bir hafta kala 12 Ekim Perşembe günü gerçekleşti. Postacılar ve sendika temsilcileri, sandıkta aldıkları kararın mahkeme tarafından gaspedilmek istenmesine tepki göstermek için duruşmanın başladığı sabah saatlerinden itibaren mahkemenin önünü eylem alanına çevirdi. Sendikanın isminin yer aldığı devasa boyuttaki balonları, pankartları, flamaları ve bir çizgi film ve çocuk kitapları karekteri olan Postacı Pat kostümleri ile mahkemenin kapısı önünde gösteri yapan postacılar aldıkları grev kararına sahip çıktılar.

18 ay boyunca sendikanın tüm görüşme taleplerini yanıtsız bırakarak, sendika ile görüşmekten kaçan Kraliyet Posta Servisinin dört yöneticisini korkaklıkla itham eden sendika, yöneticilerin tutumunu ‘korkak tavuk’ metaforu ile mahkeme önünde teşhir etti. Mahkeme kapısı önüne bir kümes taşıyan sendikacılar her bir yöneticiyi temsilen kafese 4 tavuk koydu. Bir çok postacınında tavuk kostümü ile katıldığı eylemde, görüşmelerden kaçan yöneticiler zarf şeklinde dizayn edilmiş dövizlerle de teşhir edildi.  

Sendika ile görüşmeye yanaşmayan Kraliyet Posta Servisi yönetimi, bilinçli olarak gerçekleştirmedikleri müzakereleri, açtıkları iptal davasına da dayanak yaptılar.  Kraliyet Posta Servisinin yöneticileri, postacıların ezici bir çoğunlukla grev kararı aldığı günün hemen ertesinde yüksek mahkemenin yolunu tuttu. Müzakereler tamamlanmadan grev oylamasına gidildiğini  ve süreç tamalanmadan grevin gerçekleştirilmesinin yasal olmayacağını iddia eden yöneticiler mahkemeden grevi geçici olarak durdurma kararı çıkardı.

Karara tepki gösteren postacılar ve sendikacılar, anlaşmazlıkların mahkeme salonlarında değil mücadele alanlarında çözüldüğünü beyan ederek aldıkları grev kararının arkasında olduklarını dile getirdiler.

LONDRA, İNGİLTERE’DE YOKSULLUĞUN DA BAŞKENTİ

Londra, İngiltere’de yoksulluğun da başkenti. Ülke genelinde % 21 olan yoksulluk oranı Londra’da % 27.

Yoksulluk ve eşitsizliğe karşı faaliyet yürüten Trust (Tırast) for London vakfının Ekim ayının ilk haftasında yayınladığı ‘Londra’nın Yoksulluk Profili’, 2.3 milyon Londralı’nın yoksul olduğunu tescilledi. Londra’nın 2.3 milyon yoksulunun % 58’ini yani 1.3 milyonunu çalışanlar oluşturuyor. Dünyada ihtişamın ve zenginliğin sembol başkentlerinin başında gelen Londra’da, 700 bin çocuk, 1 milyon 4 bin yetişkin ve 200 bin emekli yoksulluğa mahkum edilmiş durumda.

Milyonlarca çalışanın dahi yoksul olduğu Londra’da % 10’luk kesim varlık içinde yaşıyor. Londra’nın varlığının % 50’sini, % 10’luk bir kesim elinde tutarken, %50’nin payına düşen varlık ise sadece % 5. Başkentte zenginler ve yoksullar arasındaki gelir ve servet eşitsizliği farkı Muhafazakarların iktidara geldiği 2010 yılından bu yana 135 kat artarak 295’e çıktı.

Trust for London’ın direktörlerinden Mubin Haq, Londra’nın yoksulluk profilinin yayınlandığı raporun girişinde, çalışanların sayısındaki artışa rağmen yoksulluğun Londra’da hâlâ bir sorun olmaya devam ettiğine vurgu yaptı. Londra’daki yoksulların toplamının; Manchester, Liverpool, Bristol ve Newcastle’ın nüfusunun toplamından daha fazla olduğunu dile getirerek, ücretlerin yetersizliğine dikkat çekti.

LONDRA METROSUNUN TEMİZLİK ÇALIŞANLARI BELEDİYE ÖNÜNDE

Demir ve Denizyolları Taşımacılık Sendikası RMT’ye üye temizlik işçileri ve başka işyerlerinde çalışan sendika üyeleri, taşeronlaştırmadan kaynaklı düşük ücret ve ağır çalışma koşullarını protesto etti. İşçi Partili Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Sadiq Khan’ın ve belediye meclisinin halka açık toplantı yaptığı 12 Ekim sabahı düzenlenen protesto ile taşeronlaştırmaya son verilmesi talep edildi.

Halk toplantınsının başlayacağı saate kadar belediye binası önünde sürdürülen protesto, toplantıya katılacak olanların içeriye alınmaya başlamasıyla birlikte, lobiye taşındı. Belediye güvenlik gürevlilerinin engelleme çabalarına rağmen protesto toplantı başlayana kadar lobide devam ettirildi.

Londra Büyükşehir Belediyesi adına Londra Metrosunu işleten London Underground firması, yakın zamanda açtığı ihaleyle temizlik işlerini ABD'li bir şirket olan ABM’ye devretti. Daha önce her bir hattı ayrı ayrı temizlik firmaları işletirken, yeni ihale ile tüm hatların işletme hakkı ABM’ye verildi. Temizlik işlerinin hepsinin bir şirkete verilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren işçiler bu düzenlemenin bir adım daha ileriye götürülerek taşeronlaştırmaya son verilmesini talep ediyor.

ABM’nin tüm temizlik işlerinin üstesinden gelemeyeceği için bir çok hattı başka şirketlere devredeceğinden endişe duyan işçiler, yaptıkları protesto ile şunları talep etti:

  1. Temizlik işçilerilerinin London Underground bünyesine alınmasını,
  2. Saat ücretlerinin 10 sterline çıkartılmasını,
  3. Ücretlerin zamanında ödenmesini,
  4. İşten çıkartmaların son bulmasını,
  5. Çalışanlara yönelik taciz ve mobbinge son verilmesi ve
  6. Temizlik işçilerine ücretsiz ulaşım hakkı tanınmasını talep ettiler.

RMT Başkanı Sean Hoyle eylemde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Sadik Khan’ın, seçim zamanında sendikamıza, Londralılara ve bugün destek olmak için geldiğimiz temizlik işçilerine verdiği sözleri hatırlatmak için buradayız. Üyelerimizin saat ücreti 10 sterlinin altında ve Londra’da bu ücretle yaşayamazsınız.  Kendi işinde çalışıyor gösterilmeye zorlandıkları için emeklilik ve hastalık sigortası gibi temel haklardan yararlanamıyorlar. Buna daha fazla izin vereyiz. Sadiq Khan’ı müsade ettiği bu koşullar karşısında rahatsız etmek için buradayız. Biz bu tür davranışları Boris Johnson’dan bekleriz ama İşçi Partili bir belediyeden daha ileri bir davranış bekliyoruz. Maalesef Sadiq Khan, Boris Johnson tarzı bir politika izliyor."

HÜKÜMET, BİRLEŞİK KRALLIK’TA SÜREKLİLEŞEN YOKSULLUĞU BELGELEDİ

Başbakan sıfatıyla 13 Temmuz 2016’da yaptığı ilk konuşmada, Birleşik Krallık’ta yaşamın her alanında yaşanan eşitsizliklere vurgu yapan Theresa May’in girişimi ile hazırlanan ‘Irk Eşitsizliği Teftişi’ raporu yayınlandı. Sağlık, eğitim, çalışma ve adalet gibi tüm devlet kurumlarında toplanan istatistiklerle oluşturulan rapor 10 Ekim Salı günü Başbakanlığın resmi internet sitesi GOV.UK’da kamuoyu ile paylaşıldı.

Hükümetin ‘Irk Eşitsizliği Teftişi’ raporu yıllardır muhalefetin, vakıfların, kampanya  gruplarının dile getirdiği kaygıları haklı çıkarır içerikte. Nüfusunun % 87’si beyaz ve %13’ü siyah, Asyalı, melez ve diğer etnik gruplardan oluşuyor. Yoksullukla yüz yüze kalanların çoğunluğunu beyazların dışında kalan % 13’lük kesim oluşturuyor.

Toplumun en yoksul kesimleri siyahlar ve Asyalılar. Asyalı her 4 çocuktan 1'i ve siyah her 5 çocuktan 1'i yoksullukla yaşarken, beyaz çocuklarda yoksulluk oranı 10'da 1. Yaşadıkları yoksulluğa karşı siyah, Asyalı, melez ve diğer etnik gruplara mensup çocuklar, beyaz çocuklara göre eğitimde daha başarılı. Rapora göre okula devamlılık oranını belirleyen faktör ise ırk değil ailelerin gelir durumu.

Tüm etnik gruplar içerisinde çalışanların sayısındaki artışa karşılık, işsizlik oranı arasındaki derin uçurum varlığını hala koruyor. Siyah, Pakistanlı, Bangladeşli ve Melez toplumlar içinde işsizlik oranı 10'da 1 iken bu oran Beyazlarda 25’te 1.

Raporda suç ve adalete ilişkin veriler ise bugüne kadar başta polisin olmak üzere devletin şiddetine maruz kalanların adalet arayışını doğruluyor. Siyahların tutuklanma oranı beyazlara göre 3 kat daha fazla. 2015-16 yılında her bin siyahtan 44’ünün tutuklanmasına karşılık her bin beyazdan 14’ü tutuklanmış.

Kamuda çalışanlar ve yöneticilerin ırklara göre dağılımı da eşitsizliğin belirgin olarak görülebildiği alanlardan biri. 2016 yılı verilerine göre Ulusal Sağlık Servisi NHS bünyesinde doktorlar ve dişçiler dışında kalan çalışanların sadece yüzde 18’ini beyazlar dışındaki etnik gruplar oluşturuyor. NHS için çalışan üst düzey yöneticilerin yüzde 7’sini ve yöneticilerin ise sadece yüzde 11’ini diğer etnik grupların üyeleri oluşturuyor.

ARTI EKSİ 7 LONDRA, İNGİLTERE'NİN HAFTALIK PANORAMASINI TUTUYOR

İngiltere’nin haftalık panaromasını ekranlara taşıyan program Artı Eksi 7 Londra, 2008 yılında Hayat TV bünyesinde başladığı yayınını Evrensel Web TV üzerinde devam ettiriyor. İngiltere’nin sokaklarında yürütülen mücadele, önemli gelişmeler, tartışmalar ve etkinlikleri her hafta Artı Eksi 7 Londra’da.

Haberler ve kamera: Orhan Dil
Sunucu: Semra Demirci
Seslendirme: H. Murat Sermet, Semra Demirci
Montaj: Mehmet Göztaş ve Rıza Çetinkaya

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Ekim 2017 17:07
www.evrensel.net