PCE m-l: Katalan referandumu rejimin gerçek yüzünü gösterdi

PCE m-l: Katalan referandumu rejimin gerçek yüzünü gösterdi

İspanya Komünist Partisi (Marksist-Leninist), Katalonya'daki bağımsızlık referandumunu ve merkezi hükümetin saldırılarını değerlendirdi.

İspanya Komünist Partisi (Marksist-Leninist) (PCE m-l), Katalonya referandumuna yönelik devlet saldırısına tepki gösterdi. “Katalan halkı konuşuyor, monarşi devleti saldırıyor’ başlıklı açıklamada, Katalan halkının kendi kaderini tayin hakkına yönelik devlet saldırısının İspanyol rejiminin gerçek yüzünü ortaya çıkardığına dikkat çekilerek, İspanya’daki halkların özgürleşmesi için tüm demokratik güçlere rejimi değiştirmek üzere mücadele çağrısı yapıldı.

‘İLERİ DEMOKRASİ’DE VAHŞET GÖSTERİMİ

“Rajoy ve ekibi aksini söylemesine rağmen, pazar günü Katalonya’da referandum yapıldı ve sadece seçim merkezleri olan ve polis saldırısına direnen okullarda değil, sokaklarda da Katalanların bir halk olarak kendi kaderlerine karar verme hakkı haykırıldı” denilen açıklamada Birleşmiş Milletler'in dahi yaşanan zorbalıklar hakkında uyarı yaptığı son birkaç haftanın ardından, tüm dünyanın barışçıl seçmenlere plastik mermilerin atıldığı, en az ikisi ağır 800 kişinin yaralandığı, “ileri bir demokrasi”deki vahşet gösterimini izlediğine dikkat çekildi.

‘REJİM FAŞİST DOĞASINI ARTIK GİZLEYEMEZ’

Açıklamada, “Monarşi rejimi; soykırımcı, öldürerek kurulan ve sona eren, devletin şefliğine (kraliyet ailesi) Borbonları atayan Franco döneminin doğrudan mirası olan faşist doğasını gizlemeye devam edemez. Katalan ihtilafının geldiği aşamanın sorumluluğunun (sağcı Başbakan Mariano) Rajoy ve takipçilerinde olduğu, oldukça açıktır.

Katalan burjuva kesimleri de kendi kaderini tayin hakkını isteyen halk hareketini kendi yolsuzluklarını ve Katalonya’nın son yıllardaki toplumsal durumdaki sorumlululuğunu arkasına gizlediği bir sis perdesi olarak kullandı. Aynı şekilde Katalan küçük burjuvazisi de -tarihinde birçok kez yaptığı gibi- uzun süren ekonomik kriz ve bunun sonucu olarak yaşadığı statü kaybı nedeniyle çaresizce aradığı tutunacak dalı ulusalcılıkta buldu ve hareketi hegemonyası altına almayı başarmanın yanı sıra, son bölgesel seçimlerdeki düzelen durumuna rağmen akıl yoluna dönmedi” ifadeleri kullanıldı.

‘ŞİDDET AYRILMA DUYGUSUNU GÜÇLENDİRDİ’

Öte yandan, Başbakan Rajoy ve diğer ‘anayasacı partiler’in politikalarının sadece Katalanları geleceklerine karar vermeleri için yola çıkarmayı başarmakla kalmadığına, rejimin uyguladığı şiddetin de Katalonya’da bugüne kadar hiç olmadığı kadar çok bağımsızlık yanlısı yarattığına dikkat çekilen açıklamada, “Durum geri dönüşü olmayan bir noktaya götürüldü. Muhtemelen milyonlarca Katalan’ın ayrılma duygusunu kesinleştirerek İspanya’nın ve rejim partilerinin barbarlık, otoriterizm ve saldırganlıkla anılmasına yol açtı. Burada Rajoy’un günün sonundaki tutumu, kitlesel oy kullanımını reddetmesi ve polisin vahşi baskısını savunması öne çıktı” denildi.

‘İSPANYOL AŞIRI SAĞI ATEŞE ODUN ATIYOR’

Benzer bir söylemin Ciudadanos/Yurttaşlar isimli sağ liberal partinin lideri Rivera’nın açıklamalarında da olduğuna dikkat çeken PCE (m-l)  “Rivera, tüm İspanyolların ortak projesini yenileme, ulusalcılara daha fazla ayrıcalık yok diyerek, Ciudadanos’ta temsil edilen aşırı sağ tarafından arzulanan yeniden bir merkezileşme için bastırıyor. Bu ‘çözüm’ ise ancak ateşe daha fazla odun atmaya hizmet edecektir ve ne yazık ki, geçtiğimiz hafta boyunca açıktan faşist gruplar tarafından farklı kentlerdeki gösterilere ve -daha da fazla- seçim hesaplarına destek olacaktır” denildi.

Açıklamada, “Diğer yandan, (Katalonya Sosyalistleri Partisi –PSC’nin lideri Miquel) Iceta, müzakereyi savunmakta fakat (sosyal demokrat ana muhalefet partisi) PSOE ve Ciudadanos’la aynı kinizmi paylaşarak -Rivera’ya göre- ‘gerçek oylama’ olan bölgesel seçimlerin yapılmasını talep etmekte ve devlet baskısı karşısında neredeyse aynı alçaklığı göstermektedir” ifadeleri kullanıldı.  

‘KURUMSAL SOL’DAN ÇÖZÜM BEKLENTİSİ YOK

Açıklama şöyle devam etti: “Kurumsal soldan da beklentimiz yok. 19 Eylül tarihli açıklamamızda da belirttiğimiz gibi (kurumsal solun) 1978 rejimine alternatif bir programı yoktur, bugün yaşananlar tüm çıplaklığıyla bunu ortaya koymaktadır.

(Podemos Partisi Lideri Pablo) Iglesias ‘Bugün (hükümet partisi) PP’nin demokrasimize yaptıkları beni iğrendiriyor’ diyor, (Podemos’un eski siyasi sekreteri Íñigo) Errejon da, ‘Halk sağduyulu olmalı’ diye öneriyor. Ve kimse bu oportünistlerin, Rajoy’un istifa etmesi dışında ne önerdikleri konusunda net değil. Sanki mesele şu ya da bu hükümetin meselesiymiş gibi!

(Farklı partilerden eski başbakanlar) Gonzalez, Zapatero vb. aynı şarkıyı söylememişler miydi? Yoksa meclisin çoğunluğu Ulusal Güvenlik Yasası ya da Katalan özerkliğini fiili olarak sona erdirmeye hizmet eden diğer yasaları onaylamamış mıydı?”

‘MONARŞİ REJİMİ ULUSAL SORUNA YANIT VEREMEZ’

“Franco döneminden miras monarşi rejimi Katalan ulusal sorununa demokratik bir yanıt veremez. Pazar günü yaşanan saldırılar hala bu durumun bilincinde olmayanlar açısından da durumu kesinleştirmiştir. Bağımsızlıkçılık da Katalan emekçi sınıflarının sorunlarını çözmeyecek, işçi sınıfının da ihtiyaçlarını karşılamayacaktır; ulusal yönetimin otuz yılındaki çalışma ve yaşam koşullarına aynı şekilde devlet destekli özel okulların ezici oranı ya da mevcut Katalan yöneticilerin onayıyla hayata geçirilen LOMCE (gerici ve özelleştirmeci eğitim reformu) uygulamalarının antidemokratikliği de bunu göstermektedir.
Katalan ulusal sorununun çözümü, bir bütün olarak devlette ulusal sorunun ve emekçi sınıfların yaşam koşulları sorununun çözümü, İspanya’da bir rejim değişikliğinden geçmektedir.”

‘FAŞİZME KARŞI DEMOKRASİ VE CUMHURİYET İÇİN MÜCADELE’

“Elbette ki Katalan halkının, kendi kaderini tayin hakkı da dahil demokratik özgürlükler için mücadelesini destekliyoruz. Aynı zamanda, devletin faşistleştirilmesini reddeden, oligarşinin monarşik rejimini sona erdirmek için tüm alanlarda ve bölgesel ölçekte, her halkın diğeriyle ilişkisine kendisinin karar vereceği Federatif bir Halk Cumhuriyeti’ni hayata geçirmek için Cumhuriyetçi ve antifaşist bir Halk Cephesi’nin kurulması mücadelesine devam edeceğiz.

Bu nedenle, monarşi devletinin barbarlığına yanıt vermekte olan İspanya halklarının öfke ve isyan dalgasının seyrini belirlemek üzere, tüm demokratik güçleri, faşizme karşı; demokrasi ve Cumhuriyet için mücadeleyi inşa etmeye çağırıyoruz.” (DIŞ HABERLER)

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Ekim 2017 14:55
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.