İşsiz sayısı arttı genç işsizlik coştu

İşsiz sayısı arttı genç işsizlik coştu

Evrensel Gazetesi Ekonomi Editörü Bülent Falakaoğlu TÜİK'in açıkladığı işsizlik oranlarını değerlendirdi.

Bülent FALAKAOĞLU

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin işsizlik verilerini açıkladı. Buna göre, işsizlik oranı yüzde 10.2 oldu. Oran geçen yılın haziran ayında da aynı düzeydeydi. Yani 10.2 idi. 

Oran değişmedi, peki ya işsiz sayısı?.. 

İşte o değişti.

İşsiz sayısı geçen yılın haziranına göre bu yıl 124 bin kişi arttı. Bu artışla birlikte de işsiz sayısı 3 milyon 251 bin kişiye ulaştı.

Oran değişmedi ama işsiz sayısı arttı.

Geçen yıla göre değişenler başka olgular da var. Örneğin genç işsizlik. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1.2 puanlık artış gösterdi. Oran yüzde 20.6’ya ulaştı. Her 5 gençten biri işsiz.  

Ha bir de devletin işsiz saymadığı, dikkate almadığı gençler var. 

Ne eğitimdeler, ne işteler, ne de askerdeler. ‘Aylak gençler’ denilip işsiz sayılmayan bu gençlerin sayısı da arttı.  

Öyle az buz değiller. Aylık gençlerin oranı yüzde 24. Her dört gençten biri de aylak. Genç işsizlik gerçeği ile birlikte düşünüldüğünde büyük bir kayıp nesil çıkıyor ortaya.

OYSA RAKAMLAR ‘İSTİHDAM BÜYÜK’ DİYOR

İşsiz sayısındaki artışa rağmen...   

TÜİK’in açıkladığı rakamlara bakılınca...

Hükümetin kendine pay çıkaracağı...

Odalar ve borsalar birliği temsilcisi sermayedarların ‘Rekor istihdam yarattık’ diye övünebileceği... 

Büyük bir istihdam artışı da görülüyor.

Bir yandan işsizlik artarken bir yandan da istihdam mı artmış yani!  

Bu olabiliyor. 

Hızlı artan genç nüfus dolayısıyla her yıl yüz binlerce genç 15 yaşını doldurup çalışma yaşına geliyor. Yoksulluk arttıkça dün iş talep etmeyen kadınların bir kısmı iş talep ediyor. İşte bu yeni iş talebinin tümüne iş yaratılamayınca işsizlik artıyor.

Örneğin... 

1 milyon 250 bin iş talebi karşısında sadece 1 milyonluk bir istihdam yaratılırsa... Aradaki fark (250 bin kişi) kadar işsiz sayısı artar. 

Şimdi rakamlara dönelim. 

TÜİK verilerine göre... 

İstihdam, yılbaşından bu yana 2 milyon kişi arttı. Oysa geçen yılın ilk 6 ayında 1 milyon 200 bin kişiye iş sağlanmıştı. 2016’nın ilk 6 ayına göre bu yılın ilk 6 ayında fazladan 800 bin istihdam yaratılmış. 

Bu durumda... 

“Demek ki istihdam seferberliği sonuç verdi” denilebilir.

Acaba?..

Şüpheyi not edip devam edelim. Geçen yılın haziran ayından bu yılın hazirana kadar geçen bir yıllık sürede ise 1 milyon 52 bin kişiye iş verildi.

Asıl dikkate alınması gereken karşılaştırma bu. 

Zira ocak ayından sonra istihdam sayıları mevsimsel olarak artış gösterir. Çiftçi tarlaya çıkar artık çalışır gözükür. Oteller açılır turizmde istihdam artar. İnşaat canlanır vs. Kısacası mevsimsel artış yaşanır. O nedenle gerçek istihdam artışını görebilmek için geçen yılın aynı ayı ile karşılaştırma yapılır. 

Bu karşılaştırmanın sonucu şu: Geçen yılın haziran ayına göre bu yıl 1 milyon 52 bin kişiye iş yaratılmış.

Bu durumda da “Hükümet ekonomik büyümenin meyvesi” diye övünebilir.

Acaba?..

Bakalım.

TÜRKİYE GERÇEĞİ!

Patronlar bir yandan istihdam seferberliğine katılırken diğer yandan da teşvik fırsatçılığı yapıyor. 

Çalıştırdığı işçinin maliyetinden kurtulmak, işsizlik fonundan teşvik alabilmek için eski işçiyi çıkartıp yeni işçi alıyor. 

Bir kısmı da kayıt dışı çalıştırdığı bazı elamanları teşvikten yararlanabilmek için, yeni işçiymiş gibi kayıt altına alıyor. Böylece istihdamda hiçbir artış olmuyor.

Patronların bir kısmı işleri büyüse de... ‘Rekabet ve verimlilik” adına, üretim miktarını düşürmese de işçi sayısı azaltıyor. Camdan petrokimyaya, otomotivden demir çeliğe her alanda bolca örneği mevcut. 

TÜİK diyor ki...

İşsizlerin 2 milyon 525 bini 1 yıldan az süredir işsiz. 

Bu rakam (Bir kısmı yeni iş arayanlar olsa da) Türkiye’de insanların sürekli işsiz bırakıldığını anlatıyor. İki ay önce işçi olan yüz binlerce insanın şimdi işsiz olduğu, iş aradığı gerçeğini haykırıyor.

Tüm bunlara bakınca onca istihdama rağmen işsizliğin artması hiç de şaşırtıcı değil. 

Onca işsiz sayılmayana rağmen bu tablo. Devlet umudu olmadığı için iş aramayan 2.5 milyon insanı işsiz saymıyor. 11.5 milyon kadını ev kadınını işsiz saymıyor. 

Türkiye ekonomisinde işsizlik büyük sorun. Üstelik verilen işlerin niteliği de çok düşük. İstihdam edilenlerin yüzde 20.1’i tarımda. Tam bir şişirme! 

Yüzde 18.8’i sanayi de. Ve maalesef sanayinin payı sürekli azalıyor. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında sanayi sektörünün istihdam payı 0.5 puan azaldı. 

İnşaat sektörü ekonomik büyümeyi tetikliyor lakin büyümeden aldığı pay kadar istihdam yaratmıyor. İnşaatın istihdamdaki payı yüzde 7.6.

İstihdam hizmetler sektörüne kayıyor. Hizmetin istihdamdaki payı yüzde 53.6. Ülkenin yarısından fazlası burada çalışıyor. 

Tablo şu: Sürekli işsiz kalma sıradan, yüksek işsizlik artık olağan; genç işsizlik çığ gibi; ülke ekonomisi işsiz ve ucuz işçilik yaratmada pek mahir.  

Tartışmamız gerekenler bunlar. Rakamların artışı azalışı değil. 

PEKİ BU 10 MİLYONLUK KAYIT DIŞI NE?

İstihdam seferberliğinin başlatıldığı... 

Üstelik de hükümetin işçi alımını teşvik ettiği... 

Böylesi bir dönemde kayıtlı işçi sayısının artması gerekir. 

Sonuç tam tersi oluyor. İstihdam seferberliğinin başlatıldığı şubat ayından beri kayıt dışı oranı istikrarlı bir şekilde artıyor. 

Haziran 2017 döneminde de... Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yıla göre de,  bir önceki aya göre de arttı. 

Kayıt dışı oranı yüzde 34.7 düzeyine yükseldi. Yani istihdamda gözüken 28 milyon 700 bin insanın 10 milyonu kayıt dışı, sosyal güvencesiz çalışıyor. 
 
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.