'Kapatılan kurumların malları yandaşlara peşkeş çekilecek'

'Kapatılan kurumların malları yandaşlara peşkeş çekilecek'

İMC TV Genel Koor. Eyüp Burç ve TV10 Yönetim Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin TMSF'nin kapatılan kanalların mallarını satışa çıkarmasını değerlendirdi.

Meltem AKYOL
İstanbul

KHK ile kapatıldıktan sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen aralarında İMC TV, TV 10, Azadi Tv ve Jiyan TV’nin de olduğu radyo, televizyon ve gazetelerin demirbaş ve lisansları ihaleye yoluyla satışa çıkartıldı. Sürece tepki gösteren kapatılan İMC TV Genel Koordinatörü Eyüp Burç ve TV10 Yönetim Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin satış ilanı ile birlikte hukuksuzlukların katlandığını söyledi. İtiraz devaları devam ederken malların satışa çıkarılmasının zaten hukuksuz yürüyen süreçleri iki kat sorunlu hale getirdiğini belirten Eyüp Burç, İMC TV’ye ait olmayan ve bu nedenle yediemine devredilen malların satışa çıkarılmasına isyan etti. Burç, “Yediemin dediler, sıfır emin çıttı” dedi. Veli Büyükşehin ise kapatılan kurumların mallarının iktidar yanlılarına peşkeş çekileceği görüşünde.

SATIŞ İLANI TMSF’NİN SİTESİNDE YER ALDI

Kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatılan ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen İMC TV, TV 10, Jiyan TV, Azadi TV, Radyo Nur, Meydan, Yarına Bakış, Yeni Hayat, Kocaeli Manşet ve Demokrat Gebze Gazetesi ile Dost Ajans’ın demirbaş ve lisanslarının ihale yoluyla satışa sunulacağı belirtildi.

TMSF’nin internet sayfasında yapılan açıklamaya göre; 5 Eylül ile 10 Ekim tarihleri arasında televizyon ve gazetelerin demirbaş ve lisanları ihale yoluyla satışa çıkarılacak.

İMC TV ve TV 10, KHK’lerden doğan mağduriyetleri gidermek iddiasıyla kurulan OHAL Komisyonu’na da internetten yapılan başvuru formunda isimleri yer almadığı için başvuruda bulunamamıştı.

Kapatılan İMC TV Genel Koordinatörü Eyüp Burç ve TV10 Yönetim Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin yaşanan süreci Evrensel'e değerlendirdi.

SATIŞA ÇIKARILAN MALLAR İMC’NİN DEĞİL JAN’IN

Mallarının satışa çıkarılması sonrası Evrensel'e konuşan kapatılan İMC TV'nin Genel Koordinatörü Eyüp Burç, İMC TV’nin malları diye satışa sunulan malların aslında başka bir şirketten hizmet karşılığı kiralanan mallar olduğunun altını çizerek, yaanan hukuksuzlukarı anlattı.

Burç, “Şimdi bir kere bizim mallarımız, yani İMC logosuyla yayın yapan DYT Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.’nin mallarına el konulması aslında doğru değil. Olay şu: İMC yani DYT, bir yayın hizmeti sunuyordu, haber kanalı sahibiydi ve yayın hizmetlerini, haberini, teknik ekipmanlarını, elemanlarını değişik firmalardan hizmet karşılığı kiralıyordu. Dolayısıyla İMC malları denilen mallar, -bir de değer de koymuşlar 856 bin lira diye- onlar İMC’nin değil Jan A.Ş’nin. İMC, Jan ile yaptığı anlaşma çerçevesinde onun teknik alt yapısını kullanıyor, her ay düzenli olarak da Jan Prodüksüyona ödeme yapıyordu. Dolayısıyla oradan kaynaklanan hukukasal yanlışlık hâlâ devam ediyor.  Biz, bu ekipmanın İMC’ye değil Jan Prodüksüyona ait olduğunu o gün Defterdarlık'tan gelen kişilere de alınan hizmetin karşılığı olarak yapılan ödemelerin faturuları ile birlikte ibraz ettik, tutanaklarımızda da bunlar vardı.” dedi.

‘BU BİR SOYGUN DÜZENİ, MAFYA BÖYLE YAPMAZ’

  • İMC TV Genel Koordinatörü Eyüp Burç

Burç, bu nedenle kapatma işlemi sonrası malların yediemin olarak TRT’ye devredildiğini hatırlarak şunları ifade etti:

“Bizim kapımıza vurulan mühürle ilgili tutanakta şu yazar: TRT kurumuna yediemin olarak bırakılmıştır bu mallar. Yani malların kime ait olduğunun tespitinin yapılası için böyle olmuştur bu. Bu nedenle Jan’ın avukatları ve yöneticileri bu uygulamları yapan idari birimlere itirazda bulundu ve mallarını geri istedi. İstanbul’da bu mağduriyetleri gidermek iddiasıyla bir komisyon tespit ettiler bunlar İstanbul Valiliği'nde. Bu komisyona da itiraz da bulundu Jan, 'Bu mallar İMC’nin değil bizimdir' diye."

Başvurular neticelenmeden TMSF’nin malları satışa çıkarılmasına tepki gösteren Burç, yaşanan süreci tam bir hukuksal skandal olarak niteledi. Burç, “Yani başkasının malını, bir başkasına aitmiş gibi satışa sunuyolar. Böyle bir şey yapabilir mi bir devlet, bir kamu kuruluşu?  Bunu hangi akılla yapabilir? Bu tuhaf bir soygun düzenidir. Mafya bile böyle yapmaz! Dolayısıyla ilginç bir prosedürle karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.

‘REUTERS’İN MALINI BİLE SATIŞA ÇIKARMIŞLAR’

“Başından itibaren kapatmaya geldikleri gün bu malların İMC’ye ait olmadığını ibraz ettik. Sonra bu işler için oluşturulan komisyona Jan’ın avukatları itiraz etti." İMC TV'nin Genel Koordinatörü Eyüp Burç sözlerini şöyle sürdürdü:

"En skandalı ne biliyor musunuz? Mesela satışa sunulan listede Reuters’in ekipmanı da var. Reuters abonelerine gelir, ekipmanını kurar ve zimmetler. Abonelk bittiğinde gelir alır götürür. Kendileri de listelerken, şu şu malzemeler Reuters’in diye yazdılar. O zaman onun malını niye satıyorsun? Yani böyle bir keyfi uygulamadan söz ediyoruz. Şimdi bütün bu itirazlara rağmen bunlar TMSF’nin bunlar İMC’nin deyip malları satışa sunması daha büyük bi skandala yol açtı. İdari olarak avukatlarımız buna tiraz etmeye hazırlanıyor bu satışın yapılamayacağı hususunda. Yani İMC’nin malı değil ki bu, nasıl satarsınız?”

İDARE MAHKEMESİNDE DAVA DEVAM EDERKEN…

Hukuk skandalarının bununla da sınırlı olmadığını söyleyen Burç, “Ayrıca bir başka şey daha söyleyeyim. İMC, KHK’ye dayanılarak kapatılan kurumların listesinde yer almayan bir kurum olmasına rağmen kapatıldı. (İlgili bakanlıklarda oluşturulan bir komisyonun listesinin içinde yer aldığı için) İlgili bakanlıklar tarafından alınan bu karara biz zaten ilk günden itiraz ettik. İdare Mahkemesine yaptığımız itiraz ile ilgili süreç devam ediyor. Daha 15 gün önce ilgili bakanlık, -bunun da çok ilginç biçimde Ulaştıma Bakanlığı olduğu çıktı karşımıza- mahkemenin istediği yazıya cevap verdi. Özetle İdare Mahkemesnde yürütülen bir dava var. Yani İMC’nin malı bile olsa, itiraz süreci devam eden bir davada mahkeme sürecini yok sayarak satışa sunması da ikinci büyük skandal. Yani bu ne demektir: Bunları satsalar bile, bu mahkemeler bittiğinde, İMC davaları kazandığında, bütün bu malları devlet ödemek zorunda kalacak. Yani bunlar aynı zamanda kamuyu da zarar sokuyor.”

O ZAMAN TRT NEDEN YEDİEMİN TAYİN EDİLDİ?

Burç, yaşanan hukusuzluklara isyan etti:

“Yani bu keyfilik, bu kadar gözü dönmüşlük, bu kadar kendinden emin kanunsuzluk nasıl bir süreçtir, gerçekten insan hayrete düşüyor. Bunu bilmek lazım, bir bu malar İMC’nin değil, bu malların sahibi belli. Maliye Bakanlığında da var bunun bilgisi, İMC de bu malları kiralamıştır. O yüzden de kapatmaya geldiklerinde bir yediemin tayin edildi.

Niye yediemine bir mal verilir? Kime ait olduğunun tespit edilmesi için. Ondan sonra, mahkeme süreçleri bittikten sonra yani, ‘Bu mal şuna aittir, bu mal buna aittir’, diyecek ve mahkeme kararlarına göre bu malları sahiplerine verecek. Şimdi yediemin yokmuş gibi, mallar İMC’nin değil ama İMC’ninmiş gibi satışa sunuluyor. Eğer hukuk varsa, İMC ve Jan Prodüksüyon kazanacak bu süreci. Kim tazmin edecek bu zararları? Bunlar aynı zamanda kamuya zarar veriryorlar. Allah için bir daha soruyorum, bu ülkede ne zaman normal kanuni prosedürler takip edilecek, bırak adaleti?”

‘AİHM MAĞDURİYETLERİN ÖNÜNÜ AÇTI’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecinin de devam ettiğini söyleyen Burç, AİHM’i eleştirdi:

“AİHM de bu süreçleri Türkiye’deki iç hukuk yollarına devrederek bu tür skandalların ve mağduruiyetlerin önünü açmış oldu. Burada onu da belirteyim.

Ahmet’in malını, Mehmet’inmiş gibi satışa sunuyorlar. Buna daha ittiraz var, dava var... Bunun için TRT yediemin olarak atandı. O zaman TRT’yi niye yediemin olarak atadınız, allah için? Bütün mühürlerinin altında yedemin yazıyor. Hangi kurum yarabbiim, kurallara kanunlara uyacak yediemine bak, sıfır emin çıkıyor."

‘HUKUK SÜRECİNİN SONUÇLANMASINI BİLE BEKLEMEDİLER’

TV10 Yönetim Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin devam eden hukuki süreçlere rağmen açıklanan satış kararına tepki gösterdi. Büyükşahin, “Zaten geçmişten beri yaşanan hukuksuzluklara değinmiyorum hiç. Ortada bir yargı kararı, bir hukuk kararı yok. Hâlâ kapatılan kurumlara ilişkin hiçbir yargı kararı yok. Başbakanlığa bağlı bir komisyonun tarafından bir KHK’ye dayanarak televizyonumuzu kapattılar. Hukuksuz bir şekilde yaptılar bunu. Aynı zamanda mallarımıza, lisansımıza el koydular. OHAL komisyonu kuruldu mağduriyetleri gidermek amacıyla, ona da başvuru yapamıyoruz -listede adımız çıkmıyor- ama biz yine de başvuracağız. Komisyon başvuru süreci devam ediyor. Hali hazırda bizim Danıştay’da itiraz davamız devam ederken, -yani aslında bizim başlattığımız hukuk süreci devam ederken- öyle bir karar alıyorlar. Dayandıkları tek karar 668 Nolu KHK’ye dayanan komisyon kararı. Dolayısıyla hukuk sürecinin sonuçlanmasını beklemeden, bir karar olmadan bizim mallarımızı, lisansımızı TMSF’ye devremesi zaten problemdi. Satışa sunmaları da ileride bu süreci işletenlerin alehine dönecektir” dedi.

'MALLARIMIZI KENDİ ÇEVRELERİNE PEŞKEŞ ÇEKECEKLER'

  • TV10 Yönetim Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin

Sürecin tamamen hukuksuz yürüdüğünü söyeyen Büyükşahin, “Bizim televizyonlarımız onların bildiği televiyonlar gibi kurulmadı. Halkın desteği ile onların katkıları ile kurulan televizyonlar bunlar. Bizim televizyonumuz da alevi toplumuna hitap eden, alevi toplumunun lokmalarıyla, alın teri ile kurulan bir televizyon. Ama siz bunu alıp yandaşlarınıza peşkeş çekeceksiniz. Satışa sundukları rakamlar çok komik. Bizim kanalımıza 246 bin lira biçmişler. Siz bir frekns almak isteseniz milyonlar ödemeniz gerekir. Onu bırakın, hiçbir masraf yapmadan RTÜK’e bir lisans başvurusu yapmak isteseniz dahi büyük rakamlar ödemeniz gerekir. O yüzden bu, halkımızın emeğinin peşkeş çeklmesidir. Bugünün koşlarında AKP’ye biat etmeyen hiç kimsenin yayıncılık yapma şansı yoktur. Dolayısıyla böyle komik rakamlarla mallarımızı kendi çevrelerine peşkeş çekecekler” şeklinde konuştu.

‘DAVADA YAVAŞ, SATIŞTA HIZLI’

Büyükşahin, “Bir bunun hiçbir hukuki temeli yok, çok keyfi biçimide ‘ben yaptım oldu’ yaklaşımı var. Bunun karşısında duracağız ve buna karşı mücadele edeceğiz. Halkımızın emeği ile kurulan bir televizyonu böyle uyduruk gerekçelere kapatamazsınız, önünü alamazsınız! Kendilerine biat etmişlere yeni alanlar açmaya çalışyorlar, buna izin vermeyeceğiz. Biz hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz, buna itırazımızı yapacağız. Daha sonra da alevi kurumları ile birlkte ortak bir basın toplantısı yaparak bu konuda halkımızı da bilgilendireceğiz. Şimdiye kadar bizim yaptığımız eleştirilerin karşılığını görüyoruz şu anda. Türkiye’deki bütün kamu kurumları talimatlarla iş yürütüyor. Bizim açtığımız bir itiraz davası var, 7-8 ay oldu, hâlâ bir duyuru yapılmış değil. Ama malları çok hızlı şekilde TMSF’ye devredip satışa çıkarıyorlar. Talimatlarla iş yapıyorlar, kendi rejmlerini adım adım örgütlüyorlar. Biz bunları anatıyorduk, o nedenle bizi kapttılar” diye konuştu. 

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Eylül 2017 22:16
www.evrensel.net