Darbe hukuksuzluğuna son verin!

Darbe hukuksuzluğuna son verin!

12 Eylül hukuksuzluğunun sembolü haline gelen Tahir Canan ile aynı hukuksuzluğu yaşayan ve en verimli çağlarını cezaevinde geçiren Hasan Gülbahar, Halil Gündoğdu, Muzaffer Öztürk, Osman Evcan, Tuncay Kurtbaş, Hasan Erdemli ve Cemil Erdem’in serbest bırakılması istendi. Taleplerini Meclis’e taşıyan aileler ve onlara sözc&

Sultan Özer

‘KATİLLER BIRAKILDI, ONLAR İÇERİDE’

12 Eylül’ün hukuksuz yargılamaları nedeniyle 29-30-31 yıllarını cezaevinde geçiren ve hala cezaevinde olan kişilerin aileleri Veli Ağbaba ile Meclis’te ortak basın toplantısı düzenledi. Veli Ağbaba, 3. Yargı Paketi’nin ardından 7 TİP’li gencin katilleri ile CHP yöneticilerinin de katillerinin serbest bırakıldığına dikkat çekti.

HESAPLAŞMADILAR HELALLEŞTİLER!

Bir AKP’li vekilin, tahliye emrini bizzat Başbakan’ın verdiğini söylediğini aktaran Ağbaba, “İnsanları sokak ortasında kurşunlayan, ev basıp boğazlayanlar çıkar çıkmaz pişman olmadıklarını belirtti, kendilerini tahliye edenlere teşekkür ettiler” dedi. Bu affın 12 Eylül referandumunun bir sonucu ve “devletin kendi geçmişiyle hesaplaşma yerine helalleşmesi” olduğunu belirten Ağbaba, 80 döneminde işlenen cinayetlerin, katliamların davalarından ceza alanların olmadığını, davaların zamanaşımına uğratıldığını anlattı.

“12 Eylül döneminden soldan içeride kimse kalmadı” söyleminin gerçeği yansıtmadığını, kendi bildikleri 8 kişinin halen hukuksuz bir şekilde cezaevinde olduğunu belirten Ağbaba, “Birbirinin kopyası niteliğindeki davalar nedeniyle halen, Hasan Gülbahar, Halil Gündoğdu, Muzaffer Öztürk, Osman Evcan, Tuncay Kurtbaş, Hasan Erdemli, Cemil Erdem ve Tahir Canan hala içeride” dedi.

Aradan 32 yıl geçmesine rağmen halen darbe hukukunun uygulanıyor olmasının demokrasi adına utanç olduğunu vurgulayan Ağbaba, “Çatısı altında bulunduğumuz Meclis’in de bir ayıbıdır” dedi. Bu ayıp ve utançtan kurtulmanın yolunun da darbe dönemi mahkemelerinin her türlü kararının ortadan kaldırılması olduğunun altını çizen Ağbaba, “Gelir sözde değil özde hesaplaşalım. Çocukları babasız büyüyenlerin torunları, dedesiz büyümesin. Evlat hasreti çeken analar, babalar yıllar sonra da olsa çocuklarına sarılabilsin” dedi. (Ankara/EVRENSEL)


ANNESİ EVLADINA HASRET GİTTİ

Daha sonra söz alan Hasan Gülbahar’ın kızkardeşi Sema Gülbahar, ağabeyinin 29 yıldır cezaevinde olduğunu söyledi. Çok duygusal olan ve konuşmakta güçlük çeken Gülbahar, artık ağabeyine kavuşmak isteklerini dile getirdi.

Muzaffer Öztürk’ün ablası Neşe Öztürk de aynı duygusallıkla konuştu. Acılarını ifade etmekte güçlük çektiklerini belirten Neşe Öztürk, sadece kardeşinin değil, aile olarak kendilerinin de 27 yıl adeta içeride yattıklarını söyledi. Annesinin yaşamını kaybettiğini ve kardeşine hasret gittiğini, kardeşinin 19 yaşına gelen kızının büyüdüğünü göremediğini belirten Öztürk, kardeşi gibi bütün mağdur olanların haklarının verilmesini istedi.

Tuncay Kurtbaş’ın yakını Erdoğan Toprak da içeride olması gerekenlerin dışarıda ellerini kollarını sallayarak dolaşırken, dışarıda olması gerekenlerin içeride olduklarını söyledi.

Toprak da bu durumu kabul etmenin, içselleştirmenin mümkün olmadığını belirterek, “demokratik talepleri” için geldiklerini söyledi.

Hasan Erdemli’nin babası Mustafa Erdemli de 28 yıldır içeride olan oğlunun nasıl içeri alındığını, gazete satmaktan ‘suçlu’ bulunarak, 22,5 yıl hapse mahkum edildiğini anlattı. Davayı AİHM’e götürdüğünü ve “usulsüz yargılama” kararı verildiğini, ayrıca Türkiye’yi 7 bin 500 TL para cezasına çarptırdığını aktaran baba Hasan Erdem, sadece oğlunun değil, bütün mahkumların serbest bırakılmasını istedi. 


12 Eylül hukuksuzluğunun sembolü haline gelen, 31 yılını cezaevinde geçiren Tahir Canan’ın oğlu İlhan Canan, eşi Gülnigar ve dışarıda hiç göremediği 19 yaşındaki küçük oğlu İmran Canan da toplantıya katıldı. İlhan Canan, babasının cezasının sonuçlarıyla birlikte 2005 yılında ortadan kalkmasına rağmen, babasının hukuksuz bir şekilde içeride tutulduğunu söyledi. Katillerin içeriden çıkarılmasına karşı tepkileri yumuşatmak için “durumu eşitledik, içeride soldu yoktu zaten” diyenleri buraya gelen ailelerin yalanladığını belirten Canan, babasının 12 Eylül hukuksuzluğu nedeniyle hala içeride olduğunu söyledi.  İnfazının yanmasına yol açan davada da hiçbir kanıt olmadığını, polis zoruyla tanıklık edenlerin de sonradan bu tanıklıktan vazgeçtiklerini anlatan Canan, babasının derhal serbest bırakılmasını, gerekirse yargılamasının tutuksuz olarak yeniden yapılmasını istedi. Muzaffer Öztürk’ün kızı Kardelen gibi kendilerinin de babalarına hasret büyüdüklerini, kardeşi İmran’ın babası ile dışarıda hiç birlikte olamadığını belirten İlhan Canan, “Tahir Canan’ın 4 çocuğu 5 torunu var. Hiç olmazsa torunları dedesiz büyümesin. Bu yaşadığımız 12 Eylül hukuksuzluğunun ta kendisidir” dedi. Veli Ağbaba da Tahir Canan’dan cezaevindeki yemek paralarının istendiğini hatırlatarak, hem hukuksuz bir şekilde içeride yatırdıklarını, hem de para istediklerini söyledi. Ağbaba, “bu da ayrı bir hukuksuzluk” dedi.

www.evrensel.net