'Casusluk yapacak kişi elindeki bilgilerle haber yapmaz'

'Casusluk yapacak kişi elindeki bilgilerle haber yapmaz'

Hukukçular dihaber muhabiri Erdoğan Alayumat'ın 'casusluk' suçlamasıyla tutuklanmasını 'hukuk, adalet ve mantık dışı' olarak nitelediler.

Dihaber muhabiri Erdoğan Alayumat'ın "casusluk" suçlamasıyla tutuklanmasını "hukuk, adalet ve mantık dışı" bulan avukatlar, "Alayumat’ın üstüne atılan suçların işlenmesi fiilen imkansız, çünkü askeri casusluk yapacak kişi elindeki bu bilgileri bir haber ajansında paylaşmaz" diye belirtti. 

İslahiye’de “Şüphe” üzerine gözaltına alınmasının ardından Hatay’a götürülen ve 15 günlük gözaltı sürecinin ardından “Devletin Gizli Kalması Gereken Sırlarını İfşa Etmek” suçlamasıyla tutuklanan muhabirimiz Erdoğan Alayumat'a ilişkin konuşan Mersin'deki hukukçular, suçlamaları gazetecilik mesleğine engel olarak tanımladı. 

Alayumat’ı yakından tanıyan avukatlar, Suriye sınırında yapılan “Kirli ilişkiler”, "AFAD kamplarındaki fuhuş tezgâhları", "Kapalı ve mühürlü kasalarda Suriye iç savaşına taşınan TIR'lar dolusu silah" gibi haberlerde kullanılan bilgilerin ve görüntülerin tamamen gazetecilik faaliyeti olduğunu hatırlattı. 

‘SUÇLAMALAR GAZETECİLİĞİN ENGELLENMESİDİR’

Bir gazetecinin yaptığı haberlerden kaynaklı hakkında "casusluk" suçlaması ile karşı karşıya kalıp tutuklanmasının ne hukuka ne de mantığa uygun olduğunu belirten Avukat Ali Bozan, somut anlamda tutuklanmaya sebep olacak hiçbir şeyin olmadığını ifade etti. Alayumat’ın hem fizikken hem de fiilen "casusluk" suçunu işlemediğine dikkat çeken Bozan, “Burada bir hukuksuzluk var. Alayumat’ın çantasından çıkan bilgisayar, telefon, not defteri ve kamera günlerce inceleniyor. Tüm bu çantada çıkanlar gazetecilik verileridir. Alayumat’ın kendisinin çektiği ve yaptığı görüntü ve haberler bizzat kendisine suç unsuru olarak çıkartılmış. Burada Alayumat’ın üstüne atılan suçların işlenmesi fiilen imkansız, çünkü askeri casusluk yapacak kişi elindeki bu bilgileri bir haber ajansında paylaşmaz. Alayumat, sınırda haber niteliği taşıdığını düşündüğü yerlerin fotosunu ya da görüntüsünü çekip haber yapmış. Yaptıkları haberler ajanslarında yayınlanmış. Bu haliyle askeri casusluğun yapılması imkânsız, zira casusluk gizli yapılan bir eylemdir. Tutuklanmasına sebep olan suçlamaların hepsi gazetecilik faaliyetinin engellenmesine dönük olduğu açıkça ortadadır ” diye belirtti. 

'SUÇLAMALARIN TAMAMI GAZETECİLİK FAALİYETİDİR'

Emniyet sorgusu sırasında Alayumat’a karşı yöneltilen soruların gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini fakat polis sorgusunda Alayumat’a adeta bir "casusmuş" gibi yaklaşıldığını vurgulayan Bozan, şunları ifade etti: “Alayumat yaptığı haberlerde bir yandan askeri bir alana ait olan yeri görüntülemiş, diğer yandan da askeriyenin yanında bulunan tarım işçilerini, yine terör örgütü İŞİD’e ait olduğu iddia edilen yerleri görüntülemiş. Bunlarda Alayumat’ın önüne suçlama olarak konulmuş. Emniyette Alayumata karşı yöneltilen suçlamaların tamamı gazetecilik faaliyetidir. Bir gazetecinin görevi elindeki bilgileri elde edip kamuoyu ile paylaşmaktır. Bundan dolayı bir gazetecinin asla ama asla karşı karşıya kalmaması gereken suçlamalardır. Bir gazeteci bilgileri kamuoyu ile paylaşıyorsa bu askeri ve siyasal olarak casusluktan çıkar. Casusluk yapan kişi elindeki bilgileri bağlı olduğu örgüt ile paylaşır. Bir gazeteci hakkında bu tür haberler yaptığı için soruşturmalar ve tutuklamalar yapılıyorsa bu şunu gösterir: Türkiye’de gazeteciliğin yasaklanması gerekir. Bu haliyle kimse ülkede gazetecilik yapamaz.” 

'TOPLUMUN HABER ALMA HAKKI DA ENGELLENİYOR'

Bir gazetecinin özgürlüğünün elinden alınmasının toplum yararına olmadığını sözlerine ekleyen Bozan, “Bir gazetecinin özgürlüğünün elinden alınması aslında yapılmak istenen haberleri takip eden insanlarında özgürlüğü elinden alınmıştır. Mesela Suriye sınırında ne olup bittiğini merak eden insanlar bugün o haberlere ulaşamayacak ve haber alma hakkı ellerinden alınmış olacak” diye hatırlattı. 

OLA Kİ SINIRDA HABERİ YAPTINIZ...

Alayumat’ı yakından tanıdığını belirten Avukat Özgür Çağlar da, Olağanüstü Hal (OHAL) ile beraber tüm toplumun bir baskı ortamına alındığını ve bu baskı ortamında da muhalif gazetecilerin her geçen gün payını aldığını dile getirdi. Emniyet sorgusunda Alayumat’a çok fazla abes sorular sorulduğunu aktaran Çağlar, bir gazeteciye haber için çektiği görüntü yada fotoğrafa "Ne için çektiniz?, Amacınız nedir?" gibi soruların sorulmasının akıl, mantık ve hukuk ile izah edilebilir bir tarafının olmadığını aktardı. Alayumat’ın tutuklanması ile tüm gazetecilere bir mesaj verildiğine vurgu yapan Çağlar, şöyle dedi: “Alayumat Suriye sınırında yaptığı haberler ile kamuoyunu aydınlatan bir gazetecidir. Alayumat’ın yaptığı haberler Suriye sınırında bulunan kamplar ve sınırda kimlere silah yardımı ya da sınırda hangi selefi grupların olduğunu gösteren haberler yapmış. Yaptığı haberlerden kaynaklı tutuklanan Alayumata ve diğer gazetecilere şu mesaj verilmiştir: 'Sınırda olup bitenleri haberleştirirseniz tutuklarız.'" 

Bir gazeteciye yapılan "casusluk" suçlamasını da değerlendiren Çağlar, sözlerini şöyle tamamladı: “Casusluk savaş ortamında yapılan bir eylemdir. Türkiye hukuken aslında bir savaşta değildir. Bundan kaynaklı sınırda yapılan haberler casusluk olamaz. Aslında devletin kendi ülkesinde gazetecilik yapan bir gazeteciyi tutuklaması o gazeteciyi yani kendi yurttaşını düşman olarak gördüğü anlamına gelir. Alayumat tutuklanıyorsa Türkiye bir savaştadır. Bu haliyle Erdoğan’ın tutuklanmasına konu olan casusluk suçlaması ile casus olması mümkün değildir. Çünkü ülkede bir savaş yoktur ve Erdoğan bir düşman değildir, bir gazetecidir. Bu suçlama ile hukuken büyük bir hata yapılmıştır. Erdoğan Alayumat bir gazetecidir casus değil bir an önce serbest bırakılmalıdır.” (DİHABER)

www.evrensel.net
ETİKETLER Erdoğan Alayumat

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.