Bi’ Hâne Bi’ Teslim*

Bi’ Hâne Bi’ Teslim*

Müzisyen Yazar Fulya Özlem öyküleriyle Evrensel Pazar’da. Özlem, yattığı yerden bildirmek suretiyle hepinizi, her köşeyi izliyor, gözlüyor, anlatıyor.

Fulya ÖZLEM

Bi’ hâne bi’ teslim çalalım, fazla uzatmayalım, icat çıkarma, uğraştırma bizi, benim ezberimde yok ki. Yok deşifre de çalamam bu saatten sonra, sindirmem gerekir, ne maceralar ne maceralar var o hânelerde. Ama o hâneler bizim için misafir odası, kıymetini bilen kimse gelmeyecekse, kapalı tutalım. Talep yok bi kere...

Evet aşkım, ilişkimizi diyorum, bi’ hâne bi’ teslim çalalım. Birinci hânede ben bi’ kendimi tanıtayım: Bir devlet kurumunda sorumlu müdür olarak çalışmaktayım. Karar sesi civarından seyre başlar, kahvaltıda peynir, ekmek, zeytin yer, çay içerim. Başlangıçta pısırık görünürüm, sonradan açılırım. Meyâna doğru coşarım, aklını alırım. Evet, halı saha maçında çok iyi bir performansım vardır, vallahi sor çocuklara. Çarşambaları izninle iş çıkışı onlarlayım, sahayı filan hep kiraladık, takımlar belli, bensiz olmaz yani. 

Dur bunları Simit Sarayı’nda daha detaylı konuşalım. Seni buraya getirdim diye alınma ne olur, malda mülkte gözün olmadığını biliyorum, ben de işte- bizim için diyorum aşkım!- arabanın kredisini ödüyorum. Fotoğrafımda daha iri görünüyorum evet, ben de farkına varmamışım. 
Hmm evlilik konusu bizim için çok erken daha. Önce biraz tanıyalım birbirimizi. (Makâmın güçlüsü civarında asma karar yapılır). Yoksa evlenmek tabii Allah’ın emri. Sen evlenmesen, ben müsaade etmem evlenmememize! Senin yüzünden statüsüz kalacak, çoluğumun çocuğumun rızkını kişisel gelişimime harcayacak değilim. Gelişmiş bir bireyim, benim için, herkesin istediği şeyleri istemek, otantik bir deneyim. 

Karar sesine dönelim bebeğim, kayboldum ben burada. Oturduğum bölge biraz endüstriyel evet, işe yakın diye tercih ettim. Bekâr adamım zaten, iş, spor salonu, ev derken pek vaktim olmuyor. Yakında bir AVM var, oraya gidiyorum bazen. Yok, ben düz değilim , hayat düz. Sen sanki çok mu engebelisin? Doğru onu tiz bastım biraz, pesleştireyim: Senin gibi özgünlüğünü, başkalarının seçimlerini kendi üzerine göre biçerek deneyimleyen biri olmayı çok isterdim, diyeyim. Aaaaa aşk olsuuun! (Glissando) Elbette ki çok farklısın aşkım benim! 

Bir sonraki aşamaya mı? Geçelim tabii geçelim. Artık resssmen sevgilimsin benim. Tanrılar, konu komşu ve belediye, bir de benim içimdeki “şahsi normalime yakınlık ibresi” bizi birbirimize uygun gördü: benden güzelsin; senden yaşlıyım; benden fakirsin; senden sakinim ve bu âhenkle başlasın teslim. Ellerin ne güzel ve beni dinlerken nasıl da heveslisin. Gel gözlerin gözlerimde bir yabanı teskin etsin. İsterim ki benimle ofise gelsin sesin. O güzel kahkahan hiç eksilmesin.

Sana kaç kere dedim kızııığm, ben böyleyim! “My way”i her dilde dinler, cep telefonuma zil sesi diye yükletirim! Evet, o kolejli bestecinin bazı cümlelerine nâzire yapmış olabilirim. Ama birkaç ölçü taklit serbest imiş, öyle diyor meslek birliğim. 

Gel benim cicili bicili sevdiceğim, sana instagramdan fistanlar alacağım. Geçkinin sırası değil şimdi. Bence yine bu seste kalalım ama yakın yerlere gidelim. O geçen sefer gittiğimiz restorana gidelim, aynı siparişleri verelim. Tekrarı severim. Ben tekrarı severim. 

Son cilvelerini yap şimdi bana; son triplerini at. Sona doğru yavaşlayalım iyice. Mesajlarına kısa kısa cevap vereyim. Başka hâneleri unut şimdiden, gitmeyeceğiz oraya güzelim. Alışkanlıktan sonra açan sürpriz baharlar bizim bahçemizde tomurcuklanmadan, tohuma kaçalım teslimde. Bir hayalet gibi çıkıyorum şimdi hayatından güzelim. Neyimize yetmiyor ki sanki bir hâne bir teslim? Belki aylar sonra bir gece yarısı baş ucunda  uzak ışıklarını göreceksin seninle gitmekten korktuğum şehrimizin: “Uyudun mu?”

* Türk Sanat Müziği’nde saz eserleri, “Hâne” denilen bölümler ve “teslim” denilen nakarat bölümlerinden oluşur. Her hânenin sonunda teslim bölümü tekrar edilir. Orjinalinde genellikle 3 ya da 4 Hâne olan saz eserlerinin, günümüzde popüler fasıllarda artık sadece 1. Hâne ve Teslim bölümleri çalınmakta, sonuna kadar çalmadan kısa kesilmektedir. Müzisyenler buna atfen birbirlerine saz eserini çalmadan önce : “1 Hane 1 Teslim” diyerek anlaşırlar.

www.evrensel.net
ETİKETLER Fulya Özdemir