Dinozorlar hayatta olsaydı dünya neye benzeyecekti?

Dinozorlar hayatta olsaydı dünya neye benzeyecekti?

The Guardian, Google’da yanıtı en çok aranan soruları yazarlarına sordu. Brian Switek, ‘Dinozorlar hayatta olsaydı ne olurdu’yu yanıtladı.

Brian SWITEK

Dinozorlar, 130 milyon yıl boyunca yeryüzünün hakimiydi. Rastgele bir asteroit olmasaydı, Tyrannosaurus Rex’in saltanatı ve nesli en az 66 milyon yıl daha sürebilirdi. Hatta, bir anlığına Kretase çağını sona erdiren kozmik taşın Dünya’yı tamamen ıskaladığını ve dinozorların halen yaşadığını düşünelim. Hayat nasıl olurdu?

Bir dinomanyak için daha iyi bir senaryo düşünülemez. Pek çok fosil delisi genç gibi ben de okula Apatosaurus’la gitmenin ya da bahçemde bir Triceratops dostumun olmasının hayalini kurdum. Ama şimdi içimdeki çocuğa üzülerek söylüyorum ki böylesi bir şey iki çok önemli nedenden ötürü asla gerçek olamazdı.

TANIDIĞINIZ DİNOZORLARI UNUTUN!

Yaşam, gezegende ilk doğduğundan bu yana evrimleşiyor. Dinozorlar da bundan azade değil. Derileri zırhla kaplı ankylosaur’lardan –bildiğin yaşayan tank- korkunç Tyrannosaurus’lara, uzun boyunlu soropodlardan süratli yırtıcı dinozorlara, ördek suratlı hadrosaur’lardan diğerlerine, bu çeşitliliğe başka nasıl sahip olabilirdik?

66 milyon yıl boyunca hayatta kaldıklarını varsayarsak dinozorlar da evrimlerini sürdürecekti. Kretase çağının sonunda gelişmeye başlayan türlerin –örneğin Triceratops ve komşuları- nesilleri değişmeye devam edecekti. Dolayısıyla dinozorlar bugüne kadar gelebilebilseydi, fosillerinden tanıdığımız hallerinden tamamen farklı olacaklardı. Mezozoik çağda var olmayan yeni dinozor gruplarını dahi görüyor olabilirdik. Dünya, eski favorilerimizden oluşan bir keşmekeşten ziyade tamamen yabancısı olduğumuz dinozorlardan oluşan farklı bir karışım olacaktı.

Üzücü olan şey şu ki biz bunu göremeyecektik.

MEMELİLERİN EVRİMİ FARKLI OLACAKTI

Fosil atalarımız ve akrabalarımız bir şeyi kesin olarak söylüyor. Memeliler, dinozorların gölgesinde kunduz, uçan sincap, yerdomuzu benzeri türlere evrimleşerek gelişebilmiş olsa da bunu çok küçük boyutlarda kalarak yaptılar. En büyük Mezozoik memeli porsuk boyutundaydı. İlk primatlar, dinozor saltanatının son dönemlerinde ortaya çıktı ama onların ağaç faresiyle olan ortak noktaları sizle ya da benle olan ortak noktalarından daha fazlaydı. Dinozorlar bir şekilde küresel ekoloji üzerindeki hakimiyetlerini koruyabilseydi, memeli evrimini de kesin olarak etkileyeceklerdi. Atalarımızın evrim hikayesi geri döndürülemez şekilde değişecekti ve yüzde yüze yakındır ki insanlık asla var olmayacaktı. Yani yeni dinozorlara biz asla tanıklık edemeyecektik.

DİNOZORLAR ZATEN HAYATTA!

Ama tüm bunlar spekülasyon. Gerçek şu ki dinozorlar halen hayatta olsaydı yaşamın nasıl olacağını zaten biliyoruz. Kuşlar yaşayan dinozorlardır. Jura devrinde ortaya çıktılar ve kuş olmayan akrabalarıyla birlikte geliştiler. Kuşların farklı olduğunu düşünmemizin tek nedeni onların hayatta kalmış dinozorlar olması. Bir serçe ya da sığırcık, 33 metrelik bir Supersaurus kadar etkileyici, ya da Stegosaurus kadar garip görünmeyebilir ama onlar hakikaten bugüne kadar gelebilmiş olan ve büyük ihtimalle biz buradan gittikten sonra da burada kalacak olan dinozorlardır. Şimdilik iki farklı dünyanın en iyilerine sahibiz. Biz buradayız, dinozorlar da.

The Guardian’dan çeviren Mithat Fabian Sözmen.
Başlık ve ara başlıklar Evrensel 
Pazar’a aittir.

www.evrensel.net