SES: Çocuklarımızın nafakası alındı

SES: Çocuklarımızın nafakası alındı

SES İstanbul 1 Nolu Şube KHK ile ihraç edilen sağlık emekçisi Sevgül Tekin'in durumuna dikkat çekti.

KHK ile ihraç edilen sağlık emekçisi Sevgül Tekin'in durumuna dikkat çeken SES İstanbul 1 Nolu Şube, 3 bin 500 KESK üyesinin ihraç edildiğini belirterek, "Çocuklarımızın nafakası alındı" dedi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), çalıştığı Okmeydanı Eğitim ve araştırma Hastanesinden 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Sevgül Tekin'in durumuna dikkat çekmek ve işe iadesi için hastane önünde basın açıklaması yaptı. "İhraçlar onurumuzdur KHK'lar gidecek biz kalacağız" pankartının açıldığı eylemde "Çalmadık çırpmadık", "Açlık grevlerine ses ver", "Sevgül Tekin yalnız değildir" dövizleri taşındı.

'3 BİN 500 EMEKÇİ İHRAÇ EDİLDİ'

Eylemde ilk olarak konuşan BES 1 Nolu Şube Başkanı Dursun Doğan, AKP’ye muhalif oldukları için işlerinden olduklarını söyledi. Doğan, "KESK'e bağlı 3 bin 500 tane kamu emekçisi ihraç edilmiştir. Bizler hırsız, katil, tecavüzcü değiliz. Bizler soru çalmadık. Bizler bu ülkede parasız eğitim ve iş güvencesini savunduk. Emeğin hakkını savunduğumuz için AKP iktidarı tarafından işimizden aşımızdan edildik. Sadece işimizden edilmedik, bizim çalışma hayatımız da elimizden alındı, gasp edildi. Çocuklarımızın nafakası alındı. AKP iktidarı bu noktaya kadar azgınlaşmıştır" dedi.

'ZULME KARŞI DİRENECEĞİZ'

Doğan'ın ardından söz alan SES Genel Merkez Üyesi Fikret Çalıhan, "Acaba darbe olsaydı ne olurdu diye soruyoruz kendi kendimize. Basın kuruluşları kapatılırdı, grevler, sokağa çıkma yasaklanırdı, televizyonlar, siyasi partiler, dernekler kapatılırdı. Başka ne olabilirdi? O zaman değişen bir şey yok. Peki biz buna o zaman boyun mu edeceğiz? Hayır etmeyeceğiz. İster FETÖ darbesi olsun ister bu iktidarın fırsata çevirdiği bu darbe olsun bu zulme karşı direneceğiz" diye konuştu.

'HER TÜRLÜ DARBEYE KARŞIYIZ'

Çalıhan'ın ardından hazırlanan basın metinini okuyan SES Şişli Şubesi Eş Başkanı Abuzer Aslan, "SES olarak 15 Temmuz darbe girişimi karşısında ilk gün net bir tutum aldık, bedeli ne olursa olsun her türlü darbeye karşı olduğumuzu belirttik. OHAL ilanı ve sınırları aşan sıkıyönetim uygulamaları ile tüm muhalif kesimlere yönelik cadı avı yürütülmektedir" diye belirtti. Siyasi iktidarın yayınladığı KHK'ler ile muhalif gördüğü tüm kamu çalışanlarına savaş başlattığını anlatan Aslan, "Yüzbinlerce kamu çalışanı ihraç edilerek çalışmaları daraltıldı. İş güvencesi ve kıdem tazminatının kaldırılmasına yönelik düzenlemeler yapılıyor" dedi. 15 Temmuz'dan bu yana tarihte ilk kez bu kadar çalışanın kamudan ihraç edildiğini aktaran Aslan, tüm bu ihraçların herhangi bir yargısal bir sürece tabii olmadığıma dikkat çekti. SES üyesi Sevgül Tekin'in durumuna değinen Aslan, yapılanları "zorbalık" olarak niteledi. Aslan, "Sevgül Tekin sokağa çıkma yasakları sırasında sağlığa erişim hakkı ve insan hakları ihlallerine karşı Silvan'da 'Yaşamı savunmak için 1 saat hizmet üretmiyoruz' eylemine katıldığı için hakkında dava açılarak İstanbul'a sürgün edilmiş ve tüm davaları lehine sonuçlanmış olmasına rağmen en son KHK ile ihraç edildi" diye konuştu.

Aslan, ihraçların amacının herkese eşit, ücretsiz, nitelikli ve ana dilinde sağlık hakkını savunan sağlık emekçilerini ve barış talebini bastırmak olduğunu söyledi.

GÜLMEN, ÖZAKÇA'YA DESTEK

Açlık grevinin 64'üncü gününde olan Semih Özakça ve Nuriye Gülemen'in de durumuna değinen Aslan, şunları söyledi: "Sendikamız Nuriye ve Semih'i sağlıklarından ve yaşamlarından endişe etmektedir. Buradan hükümeti sesleniyoruz: Nuriye ve Semih, sağlıklı bir biçimde yaşamlarına devam edebilmeleri için gecikmeksizin derhal harekete geçilmelidir. Başta üyelerimiz olmak üzere haksızlık ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir." (DİHABER)
 

www.evrensel.net