Çanakkale'de Denizler 1 Mayıs coşkusuyla anıldı

Çanakkale'de Denizler 1 Mayıs coşkusuyla anıldı

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 45. yılında Çanakkale'de de anıldı.

Damla YELTEKİN
Çanakkale

Emek Partisi, katledilişlerinin 45. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı andı. Emek Partisi ve Emek Gençliği'nin çağrısıyla bir araya gelen emek ve meslek örgütleri temsilcileri Çanakkale Golf Aile Çay Bahçesi'nde toplandı.

Truva Atı önüne ‘Yusuf, Hüseyin, Deniz, sürüyor sürecek mücadelemiz’, 'Denizlerden Erdal’a gençlik emeğin saflarında', 'Faşizme ölüm, halka hürriyet', 'Yaşasın devrim ve sosyalizm' sloganları eşliğinde yürüdü.

Kitle, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve 13 Aralık 1980'de idam edilen Erdal Eren’in dövizlerini taşıdı.

Yürüyüş sırasında Denizlerin  Avukatı Halit Çelenk de anıldı. Yürüyüş sırasında Emek Gençliği MYK üyesi Deniz Çelebi, Deniz, Yusuf ve Hüseyin'i anmanın yani sıra 10 Ekim Ankara Tren Garı katliamında yaşamını yitiren Emek Partisi Çanakkale İl Başkanı Ercan Adsız nezdinde katledilen 101 insanı da unutmadıklarını söyledi. Yürüyüş Truva Atı önünde son buldu.

‘DENİZLER VE 1 MAYIS ETRAFINDA BİRLEŞİLMELİ’

Burada Emek Partisi adına konuşan Ensar İlyasoğlu, 1 Mayıs'ın değerleriyle 6 Mayıs’ın ideallerinin birbirine ulaştığı bir döneme tanıklık edildiğini ifade etti.

İlyasoğlu gençliğin görevinin Denizlerin idealleri ve 1 Mayıs değerleri etrafında buluşmak ve kitleselleşmek olduğunu vurguladı.

45 YILDA BASKI VE ZULÜM ARTTI

Denizlerin mücadelesinin üretici ve köylüye, grevlere ve 15-16  Haziran Direnişi’ne dayanan eylemlerin  bir parçası olduğunu vurgulayan İlyasoğlu, geçen 45 yılda Türkiye’de baskı ve zulümlerin çok daha arttığını belirtti.

İlyasoğlu, “Denizlerin söylediği, uğruna mücadele ettiği bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm talepleri hâlâ en canlı biçimde bir talep olarak karşımızda durmaktadır” diyerek kapitalist sömürü düzeni ve emperyalist barbarlık sorunlarının çözülmediğini belirtti.
Sayılı kişide toplanan servetin dünya nüfusunun büyük çoğunluğundan fazla olduğunu kaydeden İlyasoğlu, “Bu kadar ahlaksızlığa, bu kadar sömürüye yağmaya talana insanlığın sonsuza kadar izin vereceğini zannedenler, düşünenler yanılacaklardır” dedi.
İlyasoğlu, Denizlerin son sözleri olan ‘Yaşasın halkların kardeşliği. Kahrolsun Emperyalizm’ sözlerini hatırlatarak bunların kapitalist sömürüye karşı, gerçek güçleri işaret ettiğini belirtti.

İlyasoğlu, “Denizler manifestolarını, çağrılarını, sloganlarını ve bildirgelerini bizlere bırakarak, birleşmemiz gereken temel güçleri göstererek, yani işçi sınıfını üretici köylüleri gençliği göstererek, faşist cellatlarla faşist diktatörlük altında onların karşısında boyun eğmeyerek sosyalizmin onurunu koruyarak insanlığın onurunu koruyarak karanlığı parçalayan birer şimşek gibi cellatlarına korku salarak kendi tarihsel rollerinin bilincinde olarak yaptıkları eylemin tarihsel sorumluluğuna sahip çıkarak idam sehpasına gittiler” dedi.

‘MAYIS AYI BIZİM İÇİN MÜCADELE AYIDIR’

Emek Gençliği adına konuşan Irmak Zımba, mayıs ayının mücadele ayı olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı. "Mayıs bundandır ki bizde umutla, kararlılıkla ve bilinçle karşılanır. Mücadeleye, birliğe ve dayanışmaya çağrı olarak anılır" diyen Zımba, dünya gençliğinin sosyalizm için büyüttükleri mücadelenin paralelinde Türkiye’de Amerikan emperyalizmine karşı Deniz ve mücadele arkadaşlarının 6. Filoyu denize döktüğünü hatırlattı.

Zımba, Amerikan askerlerinin denize dökülmesinin emperyalizme karşı mücadelenin sembolü olduğunu vurguladı.

‘ÜLKENİN YARISININ TAHAMMÜLÜ KALMADI’

Zımba, Anayasa referandumunun şaibeli sonuçlarını, ihraç edilen akademisyenleri, patlayan bombaları, darbe girişimini, iş cinayetlerini hatırlattı.

Zımba, yaşanan baskılara rağmen referanduma ilişkin, "Sonuçlar bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Bu ülkenin yarısı hatta daha da fazlasının artık bu politikalara tahammülü kalmadı" dedi.

'SIRA BİZDE'

Zımba, Deniz ve mücadele arkadaşlarının gelecekleri için 45 yıl önce mücadele ettiğini vurgulayarak, "Denizler nasıl mücadele ettiyse şimdi sıra bizde değil mi? Ülkede 4 kişiden 1'i işsiz. Biz gençler ses çıkarmayacak da kim çıkaracak” diye sordu.
İdam edilişlerinden bu yana geçen 45 yılda darağacından yeşeren memleketin 3 fidanının büyüyerek çınar olduğunun altını çizen Zımba, "Denizlerin mücadelesini yıllar eskitemedi tersine daha da güçlendirdi" dedi.

Onların mücadelesini devraldıkları söyleyen Zımba, "Geleceğimizin ateşten metal yontanlarla bir olduğunu bilerek güçlenen bu geleneğe sahip çıkacağız bu mücadelenin ateşini söndürmeyeceğiz" dedi.

Atölyelerden, üniversite ve liselerden, fabrikalardan farklı alanlardan bir araya gelen  insanların ortak bir noktaları olduğunu belirten Zımba, "O nokta da Denizlerden bize miras kalan mücadelemiz" dedi.

‘KAPİTALİZM ÇÜRÜYOR’

Zımba, sistemin dayattığı kutuplaşmaya rağmen bir araya geldiklerini ifade ederek, "Kâr hırsına halkları, işçileri kurban eden patronların bezirganlık sistemi kapitalizm her geçen gün daha da çürüyor kendini yürütemez hale geliyor" dedi. Zamanın mücadele zamanı olduğunu vurgulayan Zımba,  "Denizler gibi mücadelede öne atılma zamanı. 100 yıl önce başka bir dünya hayalini gerçekleştiren Ekim Devrimi’nden güç alma zamanı. Faşizme karşı verilmiş amansız mücadelenin bayrağını sallandırma zamanı” dedi.

‘İŞÇİ SINIFI KAZANACAK’

Zımba, gençliğin  68'de olduğu gibi kabına sığmadığını, başka bir dünya özlemi ve inancıyla hareket eden gençlerin ve işçi sınıfının kazanacağını belirtti.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.