Gelecek kaygısı ‘bu sefer başka’ dedirtiyor

Gelecek kaygısı ‘bu sefer başka’ dedirtiyor

Gazi Mahallesi'nde kadınlar kapı aralarında, okul bahçelerinde referandumu tartışıyor. Kardeşi kardeşe küstüren ayrışmalar dahi yaşanıyor.

Türkan KOTANKIRAN

Arzu, Ekmek ve Gül dergisi okuru. Gazi Mahallesi’nde oturuyor. Okula giden iki çocuğu var. AKP’ye uzun yıllar oy vermiş bir veli ile okul bahçesindeki muhabbetini aktarıyor. “Ben onun ‘evet’ diyeceğinden çok eminim ama o ‘hayır’ diyeceğini söyledi. Çok şaşırdım, ‘Niye?’ diye sordum. O da bana ‘Bu sefer başka bir şey var. AKP işin cılkını çıkardı. Böyle gitmez’ dedi.” Bir grup veli olarak okul bahçesinde beklerken, diğer kadınlar ne konuştuklarını merak edip yanlarına gelirler diye yüksek sesle konuşmaya özen gösterdiklerini söylüyor. “Bu ülke her türlü insanın içinde bulunduğu bir çiçek tarlası gibi. Yalnızca bir çiçeğin hakim olması demek diğer bütün çiçeklerin yok edilmesi demek” diyor Arzu, “Ben gerçekten korkuyorum gelişmelerden. Bu kadar çok şey oluyor, insanlar ne kadar çok susuyor. Akademisyenler haksız yere ihraç ediliyor, cübbelerinin üzerine postallarla basılıyor... Ülkenin aydınlık yüzlerini ne hale getirdiler.”

 

KARDEŞİ KARDEŞE KÜSTÜREN AYRIŞMA

Sultan da dergimizin okurlarından. Evlere temizliğe giderek geçimini sağlıyor. Referanduma dair konuşurken başından geçen bir olayı paylaşıyor. Temizliğe gittiği bir evde işi uzayınca o evde yatılı kalmış. Ertesi gün evin sahibinin bütün kız kardeşlerinin bir araya toplandığı bir kahvaltı yapmışlar. Israrlar üzerine Sultan da kahvaltıya kalmış. Sonrasında gelişen olayları şöyle anlatıyor: “Referandumda kimi ‘hayır’ kimi de ‘evet’ diyeceğini söyledi. Durumu diğerlerinden daha iyi olan evli kız kardeş referandumda ‘evet’ diyeceğini söylüyor ve ablasına Facebook’ta paylaşmış olduğu ‘Hayır’ yazısından dolayı tepki göstererek ‘Yeğenlerin seni sevmiyor. Sen nasıl ‘hayır’ dersin’ diyor. Hayır diyen kardeşlerden biri ise kahvaltıya gelmemişti, çünkü aile içinde ‘evet-hayır’ tartışmalarının yoğunlaşması işi kalp kırmaya kadar götürmüş.”

 

DİN YA DA PARTİ MESELESİ DEĞİL BU

Komşum Çiğdem ise Vanlı, genç bir Kürt kadını. Onun da iki çocuğu var. Bu zamana kadar AKP’ye çalışmış. Son sözü tek bir kişinin söyleyeceği, Meclisin hiçbir fonksiyonunun kalmayacağı sistemi kabul etmediğini söylüyor. “Sonumuzu çok merak ediyorum” diyen Çiğdem, eğitim sisteminden dertli: “Yıllar sonrası yok gibi. Hedeflerim vardı, çocuklarımı üniversitede okutacaktım. Bir kızımın sınav fobisi var, anadolu  lisesini  kazanabilecekken, ben onu sınav zorunluluğu olmadığı için direkt geçiş hakkı tanınan sağlık lisesine yazdırdım. Gel gör ki eğitim sistemini yapboz tahtasına döndürdüler. Kızımın gittiği liseden üniversiteye sınavsız geçiş hakkı artık yok. Uygulamaya soktukları her şeyi değiştiriyorlar. 4+4+4 ile akla gelebilecek her türlü değişikliği yaptılar. Sırf bu yüzden bile olsa ben referandumda hayır diyeceğim.”

“Başa geldikleri iki yılda ülkeyi ayağa kaldırırken şimdi tepe taklak ettiler” yorumunu yapan Çiğdem, “Her gün ölen askerler, her gün savaş, terör, patlamalar... Kürt düşmanlığı yapıyorlar. Akrabalarıma sorsan yine en büyük destekçileri. Onun için çalışanların hepsi yalnızca din kardeşliğinden bahsediyor, din kardeşiyiz diye diye ‘evet’ oyu istiyorlar. Siyasi parti meselesi değil bu, tek adam meselesi…”

 

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Mart 2017 13:25
www.evrensel.net