İKİ İŞÇİ GENCİN MÜCADELESİ: İLHAN EMRE VE MEHMET ALİ ÖZPOLAT

İKİ İŞÇİ GENCİN MÜCADELESİ: İLHAN EMRE VE MEHMET ALİ ÖZPOLAT

“Benim 1974 sonunda işbaşı yaptığım İsdemir’in sendikal temellerini M. Ali Özpolat ve İlhan Emre atmış.” Katledilişlerinin 41. yılında İlhan Emre ve

 

 

İlhan Emre ve M. Ali Özpolat’la nereden tanıştınız?

İlhan Emre ve M. Ali Özpolat’ı çok yakından tanıma şansım olmadı. İşçi mücadelesi ve halk hareketinin zirvede olduğu 1976 haziranında Gaziantep’in Düztepe mahallesinde bir evde öldürülmeleri haberleriyle isimlerini öğrendim. Düztepe benim liseyi okuduğum M. Rüştü Uzel Endüstri Meslek Lisesi’nin arkasında yer alan daha çok Pazarcıklı, Elbistanlı ve Malatyalıların ikamet ettiği işçi semtiydi. Düztepe direnişi olduğu dönem, benim İskenderun Demir-Çelik Fabrikası’nda çalıştığım yıllardı. Bir buçuk yıldır fabrikada DİSK Maden-İş Sendikası’nın örgütlenmesi içindeydim ve siyasi çizgim netleşmemiş 18 yaşında bir gençtim.

 

Düztepe direnişinden bahsettiniz, o dönemdeki mücadelede nasıl bir yeri vardı?

Çevremde binlerde genç vardı. Genel olarak sol rüzgarın etkisindeydik. Denizler, Mahirler, İbrahim Kaypakkayalar tartışmasının sürdüğü yıllardı. Düztepe direnişini hemen hemen her koşulda tartışırdık. Maden-İş salonunda tartıştığımız gibi, servis trenlerinde, iş ortamında tartışırdık, mukayeseler yapardık. Yıllar geçtikçe ben ve onlarca genç örgütlendik. Seydişehir Alüminyum Fabrikası’nda sivil faşistlere karşı mücadele eden işçi arkadaşlarımızın bir kısmı bizim fabrikaya geçmesiyle daha da güçlendik.

 

Onları daha iyi tanıyabilmemiz için bize bildiklerinizden bahsedebilir misiniz?

M. Ali Özpolat’ın 1974 yıllarında İskenderun Demir-Çelik’in inşaatında çalıştığını öğrendim. Benim 1974 sonunda işbaşı yaptığım İsdemir’in sendikal temellerini M. Ali Özpolat ve İlhan Emre atmış. İsdemir’de mücadele eden birçok yaşlı işçiyle sohbet etme imkanı buldum. Nurol, Enka, Kıska gibi yapı şirketlerine karşı inşaat işçileri 69-70 yıllarında örgütlenmişler. İsdemir’in Payas’a açılan doğuş kapısında büyük bir çatışma yaşanmış. 2 işçinin öldüğü onlarca işçinin yaralandığı direnişler olmuş. M. Ali o yollardan Payas’a komşu Dörtyol’da Devrimci Kültür Derneği’nin kurucularından ve Yapı-İş Sendikası’nın örgütlüyücülerinden biriymiş. İsdemir inşaat işçilerinin direnişi tankla topla bastırıldıktan sonra yüzlerce işçi gözaltına alınmış, sendikacılar tutuklanmış.

 M. Ali Özpolat o yıllarda izini kaybettirmiş. 1976’da Antep direnişiyle ismi gazetelerde çıktı. Bazı işçiler onu tanıdıklarını, Payas’a yakın işçi barakalarında kaldığını, Nurol’un taşeron şirketinde çalıştığını, devrimci olduğunu ve birçok şantiye direnişini örgütlediğini anlattılar. Daha sonraları ise hemşerim bir Erdemir işçisiyle tanıştım. Eski Düztepe alayının canlı şahitlerindendi. İlhan Emre’yi, özelliklerini onlar anlattı.

 

Hangi özelliklerini anlattılar? İşçi sınıfı mücadelesinde nasıl rol alıyorlardı?

İlhan Emre  küçük gecekonduyu tek başına kiralıyor, komşularla kısa sürede samimi bi ilişki kuruyor dedi. Eşi ise “Haftada birkaç gün tırnaklı ekmek alır gelirdi bize. Kocam Ereğli demircilikte çalıştığı için yılda birkaç kere eve gelirdi. Kardeş gibilerdi. Birkaç kere kıvırcık saçlı birisiyle geldi. Farklı farklı isimlerle tanıyordum onları. Onlara çok güveniyordum. Nerde çalıştıklarını sorduğumda inşaatlarda derlerdi. Kıvırcık (M. Ali) hakikaten inşaattan anlıyordu. Sohbet ederken mahallede fabrikalarda çalışanların kimler olduğunu sorarlardı. Lise öğrencileriyle ilgilenirlerdi. Evden çıkarken paketler taşırlardı. Sonradan öğrendim ki ellerinde taşıdıkları bildiriymiş. İlhan evden çıkarken vurulmuş. O anı ben de görmedim.” dedi. Daha sonra bizim okulda okuyan Mehmet Akdeniz diye bir arkadaşın gözaltına alınmasından da bizim okullarda bağlantıları olduğunu anladım.  Hatta metal işçileri bölümümüzde okuyan birisinin İlhan ve M. Ali’yi ihbar ettiği söylentisi dolaştı ortalıkta. 1970-76 yılları, on binlerce genç işçinin fabrika, baraj inşaatlarında çalıştığı ve mücadele ettiği yıllardı. Bayram Merallerin işbirklikçi Yol-İş Sendikası’na rağmen örgütlenen Yapı-İş Sendikası genç işçilerin öfkesini, ifade ediyordu. Baraj inşaatlarında Erdemir’in, Aliağa’nın, İpraş’ın, Tüpraş’ın inşaatlarında genç işçiler grevlerin, direnişlerin mimarıydılar. Sendikal hak ve özgürlükler, siyasal haklarla, sosyalist dünyayla ilişkilendiriliyordu. Aynı zamanda M. Ali Özpolat tanıştığı herkes tarafından çok seviliyordu.  4 bin işçinin çalıştığı Antep’in en büyük fabrikalarından biri olan Beliç İplik fabrikasında işçiler arasında çok tanınır ve sevilirdi.

İLHAN EMRE KİMDİR?

İlhan Emre ODTÜ’nün Antep Kampüsü’nde öğrenci, Mehmet Ali Özpolat ise ortaokul mezunu bir işçiydi. Gaziantep’te, tekstil atölyelerinde, liselerde, sokaklarda, her yerde arkadaşları ile birlikte, gece gündüz demeden halkın örgütlenmesi için yoğun bir çalışma yürütüyorlardı.

 

www.evrensel.net