Rusya, Türkiye ve İran'dan Astana bildirisi

Rusya, Türkiye ve İran'dan Astana bildirisi

Astana görüşmeleri sona ererken Rusya, Türkiye ve İran Suriye'deki ateşkesin denetlenmesi için üçlü bir mekanizma kurmaya karar verdi.

Rusya öncülüğünde, Türkiye ve İran’ın garantörlüğünde Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapılan görüşmeler sonucu  ateşkesin denetlenmesi için üçlü bir mekanizma kurulmasına karar verildi.

Görüşmelerde silahlı cihatçı grupların tek hedefi ordunun başta Barada Vadisi’ndeki saldırılarının durdurması oldu. Hükümetle yüz yüze görüşmeyi de reddeden cihatçılar, “Esad’sız çözüm” ısrarını sürdürdü.

Rusya, İran, Türkiye ve Birleşmiş Milletler temsilcileri ise hazırladıkları ortak sonuç bildirgesine cihatçıları imza attırmaya çalıştı. Cihatçılar ve Esad Hükümeti arasında gerçekleştirilmeye çalışılan, Suriyeli Kürtleri ve demokratik siyasi çevreleri dışlayan Astana görüşmelerinden de Suriye halklarının acılarını dinderecek, demokratik bir barış için herhangi ileri bir adım çıkmamış oldu. 

İKİNCİ GÜN DE UZLAŞMA YOK

Astana görüşmelerinin ikinci günü de tamamlandı. Görüşmelerin ilk gününde hükümet yetkilileri masanın bir ucunda, muhalif temsilcilerse diğer ucunda oturmuştu. Taraflar aynı masada olmalarına karşın doğrudan değil, aracılar yoluyla görüşmüştü. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da muhaliflerle temaslarda Türkiye ve BM, hükümetle temaslardaysa Rusya, İran ve BM aracılık rolü yaptığını açıklamıştı.

Görüşmelerin ikinci gününde ‘sonuç bildirgesi’ tartışıldı. 

Reuters’ın haberine göre, “Suriyeli muhalifler” adına görüşmeleri yürüten delegasyonun sözcülerinden Yahya el Aridi, herhangi bir bildiriye imza atmayacaklarını açıkladı.  Aridi, “Biz bir imza atmayacağız. Garantör ülkeler olan Rusya ve Türkiye ve muhtemelen İran bir bildiri çıkaracak” dedi. 

BM: SİYASİ ÇÖZÜM ARAYIŞINDA DEĞİLİZ!

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ise, Astana görüşmelerinde tarafların “düşmanlıkların bitirilmesine” yönelik çalışmaları sürdürdüğünü, ancak siyasi bir çözüm arayışında olmadıklarını söyledi. Mistura, “Nihai deklarasyonun ortaya çıkmasından önce, son ana kadar çok yoğun tartışmalar oluyor. Çünkü bu, bir kağıt parçasından ibaret değil. Düşmanlıkların sona erdirilmesiyle yani Suriyelilerin yaşamlarıyla ilgili bir konu” dedi.

Cihatçıların Astana masasındaki tek gündemleri ise Suriye ordusunun saldırıları durdurması oldu. Pazartesi günü BBC’nin sorularını yanıtlayan ve isminin yayınlanmamasını isteyen bir cihatçı bir komutan, Suriye ordusunun operasyon düzenlediği Barada Vadisi bölgesini kapsayacak şekilde, ülke genelinde bir ateşkesin uygulanmasını istediklerini söylemişti. Devlet Başkanı Esad’ın 6 ile 12 ay arasında bir sürede gitmesini istediklerini söyleyen komutan, Esad’ın ayrılmasının radikalleşmenin önünü keseceğini savundu. 

ÜÇ ÜLKEDEN ORTAK BİLDİRİ

Kazakistan Dışişleri Bakanı Hayrat Abdrahmanov, Suriye'de ateşkesin denetimi ve uygulaması için üçlü mekanizma kurulacağını ve bölgedeki durumu bu üçlü mekanizmanın denetleyeceğini söyledi.

Abdrahmanov, “Rusya, Türkiye ve İran, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını sağlamak için anlaştı. Suriye'de ateşkesin denetimi ve uygulaması için üçlü mekanizma kurulacak ve bölgedeki durumu bu üçlü mekanizma denetleyecek. Suriye'de çözüme uluslararası toplumun katkı sağlaması büyük önem taşıyor” dedi.

Suriye hükümeti ve muhalefetin Cenevre'de 8 Şubat'ta düzenlenecek toplantıya çağrıldığını vurgulayan Abdrahmanov, BM ve düzenleyici devletlerin, çözümün askeri değil, siyasi olması gerektiğine inandığının altını çizerek, "Suriye'de çözüme uluslararası toplumun katkı sağlaması büyük önem taşıyor" diye ekledi.  

BİLDİRGENİN TAM METNİ

Türkiye Dışişleri Bakanlığı bildirgenin tam metnini paylaştı.

Maddeler şöyle:

"*İran İslam Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin heyetleri, Dışişleri Bakanlarının Moskova’da 20 Aralık 2016 tarihinde yaptıkları Ortak Açıklamaya ve 2336 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak,
*Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti ile silahlı muhalif gruplar arasında görüşmelerin 23-24 Ocak 2017 tarihlerinde Astana’da başlamasını desteklediklerini,
*BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi’nin yukarıda bahsekonu görüşmelere katılımını ve kolaylaştırılıcığını memnuniyetle karşıladıklarını,
*BM Güvenlik Konseyi’nce teyit edildiği şekilde, çok etnili, çok dinli, mezhepsel olmayan, demokratik bir devlet olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne taahhütlerini yinelediklerini,
*Suriye ihtilafına askeri bir çözüm olmayacağına ve ihtilafın sadece 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının tamamının uygulanması temelindeki bir siyasi süreçle çözülebileceğine dair inançlarını belirttiklerini,
*Somut adımlar atmak ve taraflar üzerindeki nüfuzlarını kullanmak suretiyle 29 Aralık 2016’da imzalanan düzenlemeleri müteakip tesis edilen ve 2336 (2016) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla desteklenen ateşkes rejimini güçlendirmeye, ihlallerin asgariye indirilmesine katkıda bulunmaya, şiddeti azaltmaya, güven artırmaya, 2165 (2014) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak insani erişiminin hızlı ve sorunsuz şekilde önünün açılmasını ve Suriye’de sivillerin korunması ve serbest dolaşımını sağlamaya çalışacaklarını,
*Ateşkesin izlenmesi ve ateşkese tam riayetin temin edilmesi, tahriklerin önlenmesi ve ateşkesin tüm modalitelerinin belirlenmesi amacıyla üçlü bir mekanizma tesis etmeyi kararlaştırdıklarını,
*IŞİD ve El Nusra’yla ortak mücadele etmek ve askeri muhalif grupları bunlardan ayırmak konusunda kararlılıklarını yinelediklerini,
*Müzakere sürecinin 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak yeniden başlatılması için çabaların artırılmasına acil ihtiyaç bulunduğuna olan inançlarını bildirdiklerini,
*Astana’da yapılan Suriye konusundaki Uluslararası Toplantının, hükümet ile muhalefet arasında, 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı uyarınca doğrudan diyalog için etkili bir platform teşkil ettiğini vurguladıklarını,
*Hükümet ile muhalefet arasında BM’nin gözetiminde 8 Şubat 2017 tarihi itibariyle Cenevre’de başlatılması öngörülen müteakip turuna silahlı muhalif grupların katılma arzusunu desteklediklerini,
*Uluslararası toplumun tüm mensuplarına, 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararında mutabık kalınan tüm adımların derhal atılmasını teminen siyasi süreci destekleme çağrısında bulunduklarını,
*2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanması yolundaki küresel çabalara katkıda bulunmak amacıyla, Suriyelilerin öncülüğünde, Suriyelilerin sahipliğinde ve BM’nin kolaylaştırıcılığındaki siyasi sürecin belirli hususlarına ilişkin olarak Astana platformunda aktif işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını, 
*Suriye konusundaki Uluslararası Toplantıya Astana'da evsahipliği yaptıkları için Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’e ve genel olarak Kazak tarafına şükranlarını ifade ettiklerini bildirirler." (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.