Karaburun doğa talanına direniyor

Karaburun doğa talanına direniyor

İzmir'de RES ve taş ocağı kuşatmasındaki Karaburun Yarımadasının özel çevre koruma alanı ilan edilmesi için başvuruda bulunmaya hazırlanıyor.

Özer AKDEMİR
İzmir

Denizlerde balık çiftlikleri, karada rüzgar enerji santralleri (RES) ve taş ocakları tarafından kuşatılan Karaburunluların yaşam alanlarını koruma mücadelesi devam ediyor. Karaburunlular Yarımadanın özel çevre koruma alanı (ÖÇKA) ilan edilmesi için bir kez daha Ankara yollarına düşecek. 

Karaburun Yarımadası, binlerce yıllık bir birikimin mirası olan doğal yapısı, nadir ekosistemi, ulusal ve uluslararası ölçekte koruma altında olan türleri de barındıran zengin biyolojik çeşitliliği, geleneksel sosyokültürel dokusu ile ülkemizin eşsiz yörelerinden birisi. Yarımadanın ÖÇKA ilan edilmesi için, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü 2013 yılında hazırlanan raporda Karaburun; “Ekosistem ile biyolojik çeşitliliğin korunmasını ekonomik kalkınma ve kültürel değerlerin devamlılığıyla ve gelecek nesillere aktarılabilmesi açısından mutlaka  Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmesi gereken ulusal ve uluslararası açıdan önemli bir yarımada” olarak tanımlanıyor. 

Karaburun Belediyesi ve 3 bin Karaburunlunun imzalarıyla Ankara’ya iletilen ÖÇKA ilanı talebi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı dışındaki bütün bakanlıklar ve diğer resmi kurumlar tarafından onaylanmış durumda. Çünkü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı,  yarımadanın yüzde 71’ini  RES projeleri için enerji şirketlerine tahsis etti. Onlarca RES direğinin, köylerin içine kadar sokulduğu yarımadada daha yapım ya da proje aşamasında yüzlerce yeni RES var. 

BALIK ÇİFTLİKLERİ İSTİLASI BÜYÜYOR

Doğu Akdeniz’in en temiz deniz ve kıyı şeridine sahip olan Karaburun Yarımadası’nda Gerence Körfezi’nden Badembükü’ne kadar kıyılar ve denizler balık çiftliklerinin işgali altında. Yarımadanın yaklaşık 600 bin metrekarelik deniz alanında yer alan balık çiftlikleri yetmezmiş gibi,  3 milyon 870 bin metrekare deniz alanında yeni bir balık çiftliği için de ÇED süreci başlatılmış durumda. 

3 yeni balık çiftliği projesi için ise 24 Ocak’ta “Halkın Katılımı Toplantısı” yapılacağı duyuruldu. Balık çiftliklerinin antibiyotik, parazit ilaçları, yem artıkları, ölü balıklar, mazot, sintine atıkları ve kıyılardaki destek birimlerinin yarattığı çevresel ve görsel kirliliğin denizleri ne hale getirdiğini çok iyi bilen Karaburunlular, geçtiğimiz günlerde geniş bir toplantı yaparak balık çiftliklerine karşı olduklarını yinelediler. İlçedeki hemen hemen tüm kurumların ve köy muhtarlarının katılımı ile yapılan toplantıda, bir kez daha Yarımada’nın tertemiz koylarını kapatan balık çiftliklerinin kıyı ve dalyan balıkçılığını baltalayacağına dikkat çekildi. Türkiye’nin de imzacısı olduğu uluslararası sözleşmelerle korunan Akdeniz Foku’nun üreme ve yaşam alanı olan Yarımada kıyılarında balık çiftliği kafeslerinin kurulmasının, Akdeniz Foku’na yönelik ölümcül bir tehdit olduğu da toplantıda yapılan vurgulardan birisi idi. Mavi bayraklı plajlara, bakir koylara sahip olan Karaburun Yarımadası’nda denizi ve kıyıları hızla kirleten balık çiftliklerinin, ilçenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan turizmi, turizm faaliyetlerine bağımlı diğer ekonomik faaliyetleri de yok edeceği uyarısında bulunulan toplantıda, bir kez daha Yarımada’nın ÖÇKA ilan edilmesi çağrısı yinelendi. 

BİR KEZ DAHA ANKARA YOLLARINDA

Bu toplantının hemen ardından Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Belediye Meclis Üyeleri, Muhtarlar, Kent Konseyi, Meslek Odaları, Kooperatifler ve sivil yapıların temsilcilerinden oluşan bir heyet bir kez daha Ankara yollarına düşmeye karar verdi.. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki’den randevu isteyen Karaburunlular yarımadanın ÖÇKA ilanı ile ilgili Bakanlar Kurulu kararının ivedilikle çıkarılması talebini yineleyecekler. (İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Ocak 2017 13:05
www.evrensel.net