Pandora ve geçmişten günümüze kadın

Pandora ve geçmişten günümüze kadın

Aslında bu mitoslar geçmişten günümüze kadının toplumdaki görünüşünün bir yansıması.

İstanbul Üniversitesi
Arkeoloji Öğrencileri 

Yunan mitolojisine göre Pandora ilk kadındır ve tanrılar armağanı anlamına gelmektedir. Mitimiz şöyledir: Zeus kendisinden ateşi çalıp, insanlara veren kahraman Prometheus ve tüm insanlığı cezalandırmak için Prometheus’un kardeşi Epimetheus’a tanrısal güzellik sahibi olan Pandora’yı gönderir. Şimdi aklınızdan Pandora’yı neden Prometheus’a göndermedi yönünde sorular geçiyor olabilir. Şöyle ki Prometheus tanrısal bir zekaya sahiptir ve zeka Zeus’un tekelindedir. Buna karşılık Prometheus “önceden görendir” ve Zeus’un bu oyununu bilir ancak kardeşini ne kadar uyardıysa da Epimetheus, Pandorayla evlenir. Zeus bu evliliği sözde taçlandırmak için çömlekten yapılmış bir kutu gönderir ama bu kutunun asla açılmaması gerektiğini söyler. Merakına yenik düşen Pandora kutuyu açar, kutuyu açmasıyla Zeus’un kutuya sakladığı kötülükler dünyaya yayılır. 
Bir rivayete göre Pandora kutuyu kapatır ama kutu Pandora’yı içine çekerek esir alır.
Başka bir rivayete göre ise Pandora kutuyu kapattığında bütün kötülüklerin dünyaya yayılmaması bir umut olur.
Mitolojiye toplumla karşılaştırmalı bakacak olursak bu efsanede de gördüğümüz üzere Pandora değersiz bir obje gibi görülüp sadece intikam amaçlı yaratılmış ve Epimetheus’a “hediye” edilip tüm dünyaya kötülüklerin yayılmasında bir araç olarak kullanılmıştır. Örnek verecek olursak bu Lilith efsanesinde de böyledir. Kadın kötü bir karakterdir ve genellikle ikinci plandadır. 
Birçok mitolojiye bakınca kadın erkeğe göre daha kolay etkilenen ve söz hakkı olmayıp kötülük yaymak için kullanılan bir karakter olarak karşımıza çıkar. 
Aslında bu mitoslar geçmişten günümüze kadının toplumdaki görünüşünün bir yansımasıdır. 
Belki de kadınlara ait olan ve onların koruyucusu olan Hera’nın doğuşunun kaynağını Antik Yunan’da kadınların bir çeşit kendilerini koruma yöntemi olarak görebiliriz. 
Bu mitin günümüzdeki yansımalarını da toplumsal alanda sıkça görüyoruz. 
Günümüzde kadının toplum tarafından gördüğü “ikincil, kötü” muameleyi kutudan çıkan kötülüklerin kadına yansıması olarak göreceli bir şekilde yorumlayabiliriz. Hâlâ kadının günümüz toplumdaki yeri erkeğin gölgesinde yaşayan ve gün ışığına çıkmaya çalıştıkça o gölge tarafından geri çekilen bir pozisyondadır. 
Aslında ilk çağdan günümüze kadın, ailedeki kolektif yaşamın görece daha ağır yükünü sırtlanır. Fakat buna rağmen ataerkil toplumla başlayan kadının “değersizliği” günümüze kadar devam eder.  
Durum böyleyken kadın haklarının görmezden gelinmesi, kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüzler toplumun zihniyeti değişmedikçe devam edecektir.
Bu mit cinsiyet eşitsizliğinin yüz yıllardır toplumun zihniyetine sağlam bir şekilde işlediğini gösteriyor. Umarız günümüz yaşantısındaki kadının bu durumu geleceğe kötü bir mit olarak kalmaz.

www.evrensel.net