06 Kasım 2016 14:08

Biz sadece halkımızın ve okurlarımızın önünde eğiliriz!

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve yöneticileri ile ilgili yazdı

Paylaş

Fatih POLAT

Bu topraklarda, işini doğru yapmaya çalışan gazeteciler ile iktidarlar arasındaki ilişkinin tarihinin pek parlak olmadığı biliniyor. Geri dönüp sağlıklı bir veri sunmak için bir tarama yapılmaya kalkılsa, işinin ehli bir ekibin bize sağlam veriler sunmak için herhalde günlerce uğraşması gerekir. 

Ancak bu da yetmez. Edward Hallett Carr ve Josep Fontana’nın ‘Tarih Yazımında Nesnellik ve Yanlılık’ adlı kitabı da bize, tarih yazımının, tarihsel veri derlemeciliğinin işinin ehli olmak ile de güvenilir sonuçlar vermeyecek kadar çetrefilli bir iş olduğunu hatırlatıyor.

Çünkü tarihçi de tarih yazımının hammaddesi olan verileri, belgeleri alıp gelişigüzel alta alta koymuyor, ya da üst üste yığarak önümüze getirmiyor. Kendisinin tarihte ideolojik olarak durduğu yere göre onları bir elemeden geçiriyor. Tarih yazımının gerektirdiği bilimsel kriterler, bu konumlanış ile birlikte bir anlam kazanıyor. Dolayısıyla tarih yazıcılığını hiç bir zaman ampirik veri derlemeciliği olarak algılamamak gerekiyor.

Biz gazeteciler olarak bu ülkede her gün yaptığımız haberlerle tarih yazımı için de veriler sunuyoruz. Ancak bu aralar, bu topraklarda meslektaşlarımızın Cumhuriyetin kurulmasından da önce yapageldikleri gibi hem kendi tarihinin, hem de onunla birlikte ülkenin tarihinin yapılma süreçlerinin de özneleriyiz. 

Cezaevindeki gazeteci sayısının yüzün üzerinde olduğu, onlarca televizyon, radyo, gazete ve ajansın kapatıldığı bir döneni yaşıyoruz. Adliye koridorlarındaki mesailerimizin arasında gazete yaptığımız günlerdeyiz. Hangimizin ne zaman gözaltında olacağı, ne zaman tutuklanacağı ise açıkçası bir merak değil, bir espri konusu bizlerin arasında.

Bir kanun hükmünde kararnameye dayanarak 12 televizyon kanalı ve 11 radyonun yayının durdurulmasının ağır sonuçlarını yaşamamızın üzerinden çok bir zaman geçmeden, dergiler, haber ajansları, gazetelerin kapatıldığı yeni bir sansür dalgası ile karşılaştık. Henüz onların sıcaklığı sürerken Cumhuriyet gazetesinin yönetici ve yazarları gözaltına alındı. İktidarın aparatı gibi işgören sosyal medya hesapları Evrensel ve Birgün gazetelerinin de sırada olduklarını büyük bir şehvet ile duyuruyorlar. 

Oysa bir türlü akıl edemedikleri çok basit bir gerçeklik var, biz demirden korksak trene binmeyiz. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Cumhuriyet gazetesine geçtiğimiz günlerde ‘Bu iş yerinde cesaret var’ yazılı bir pankart asmıştı. Son yıllarda gördüğüm en şahane pankart.

Ve önceki gün Haber Nöbeti’ni devralmak için biz de, ülkenin batısından çatışmalı bölgelerdeki meslektaşları ile dayanışmak üzere Haber Nöbeti tutan ekibin üyeleri olarak Cumhuriyet gazetesindeydik: Mehveş Evin, Ceren Sözeri, Pelin Cengiz ve ben. 

Cumhuriyet’teki nöbet ekibimizde ayrıca TGS Genel Başkan Yardımcısı Seyhan Kurtman da bizimle birlikteydi. Çağlayan’daki gazeteci davalarında ve pek çok gazeteci eyleminde birlikte olduğumuz DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren de nöbetin öncesinde gazetenin önünde yaptığımız açıklamada bizimle birlikteydi. Aynı zamanda Cumhuriyet’teki bu nöbeti başlatmış basın meslek örgütlerinden birinin başkanı olarak.

Cumhuriyet’teki nöbetimiz sırasında gazetenin yönetici ve çalışanlarıyla sohbetlerimizde biz de, TGS’nin o pankartındaki şahane vurguya tanıklık ettik. Tüm baskılara karşı, yönetici ve yazarlarının gözaltına olmasına, gazetenin bulunduğu sokağın girişinde TOMA ve polis araçlarının bekliyor olmasına rağmen, bu işyerinde cesaret vardı.

Biz Cumhuriyet gazetesinde Haber Nöbeti’ndeyken bir yandan da gazetenin yönetici ve yazarlarının Emniyet ifadeleri sürüyordu. Emniyet ifadelerinin tamamlanarak, gazetenin yönetici ve yazarlarının sevk edildikleri Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirilişleri ise gece yarısını buldu. 

Sabah olduğunda ise, gazetenin yönetici ve yazarlarının nöbetçi hakimlikteki mesaileri daha sonlanmamıştı. Sabaha karşı, adli kontrol ve yurt dışı yasağı ile serbest bırakılan Cumhuriyet yazarlarından Aydın Engin, “Ben kıdemli bir basın sanığıyım. Hayatımda bu kadar ahlaksız bir dosya görmedim. Saçma demiyorum, ahlaksız diyorum.” dedi. Aydın abi, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilenlerden Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun mesajını da iletti: “Halkımızın ve okurlarımızın önünde saygıyla eğiliriz. Başka da kimsenin önünde eğilmeyiz.”

Murat Sabuncu ile Haber Nöbeti’nden kısa bir süre önce tanışmıştık ve davetimiz üzerine, gazetedeki tüm yoğunluğuna rağmen hiç tereddüt etmeden kabul ederek katıldı. Diyarbakır’a gelerek bizlerle birlikte Haber Nöbeti tuttu.

Murat Sabuncu ile beraberindeki yönetici ve yazarlar, uzun bir yargılama sürecinin ardından sabah saat 10.20 gibi tutuklandılar.  Ancak bu rezil karara rağmen Murat’ın sözleriyle tarih yazımının bizim tarafımızdaki kısmı çok onurlu bir biçimde tarihteki yerini bulmuştu: Biz sadece halkımızın ve okurlarımızın önünde eğiliriz!

ÖNCEKİ HABER

Direnen son yayınları yalnız bırakmayın

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa