Diyarbakır'da gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakıldı

Diyarbakır'da gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakıldı

Diyarbakır'da gözaltına alınan Evrensel muhabirleri Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar serbest bırakıldı.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde On Gözlü Köprü yakınlarında gerçekleştirilen bombalı saldırı sonrası gözaltına alınan Muhabirlerimiz Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar serbest bırakıldı.

Serbest bırakıldıktan sonra Facebook hesabından açıklama yapan Evrensel Muhabiri Hasan Akbaş, “Gözaltından biraz önce bırakıldık. Telefonlarımız inceleme altında olduğundan ulaşılamıyor. Buradan destek veren herkese teşekkürler. Ağır bir gözaltı süreci yaşadık. Şimdi iyiyiz. Herkese selamlar” dedi. Evrensel Muhabiri Fırat Topal ise “Biz bırakıldık telefonlarımız hala gözaltında...Bize destek veren herkese teşekkür ediyoruz...” diye yazdı.

Sabah saatlerinde gazetecilerin gözaltı süresinin 24 saat uzatıldığı bildirilirken gazetecilerin “PKK-KCK adına eylem yapmak“ suçlamasıyla gözaltında tutulduğu öğrenilmişti.

FATİH POLAT: ORTAK BİR BAŞARI

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, gazetecilerin serbest bırakılmasından mutlu olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Olay yerinden ilk bildirenler başka bir ülkede ödüllendirilir, bizde böyle trajik bir gözaltı süreci yaşamaları gerekiyor maalesef. Arkadaşlarımızın bırakılması için girişimlerde bulunan ve gerek yaptıkları haberlerle, gerekse de sosyal medya paylaşımlarıyla baskı oluşturmaya çalışan herkese sonsuz teşekkürler. Böylelikle böylesine zor bir dönemde ortak bir başarıya imza atmış olduk. Bu son derece anlamsız gözaltı, böylesine güçlü bir sahiplenme olmasaydı belki de talihsiz bir tutuklamaya dönüşebilirdi. Bu çabanın kendisini basın özgürlüğü mücadelesi açısından da bir başarı olarak görüyorum.”

Gazetecilerin, gözaltı sırasında ve Emniyet’te darp ve işkenceye maruz kaldığı öğrenildi. Ayrıca gazetecilere ajanlık teklifinde bulunulduğu aktarıldı. 

HASAN AKBAŞ: ÖNCE HAKARET EDEN POLİS, DAYANIŞMA ARTINCA ‘BEY’ DİYE HİTAP ETMEYE BAŞLADI

Serbest bırakıldıktan sonra konuştuğumuz Hasan Akbaş, gözaltında yaşadıklarını anlattı. 
İlk başta sürekli olarak “Burada gazetecilik yapacaksan öleceğini bileceksin”, “Sokak ortasında ensene sıkılır”, “Evine gelinir” gibi tehditlere uğradıklarını dile getiren Akbaş, polislerin “Bunların FETÖ ile de PKK ile de bağlantısı var” dediğini söyledi. Nezarethane önünde polislerin kendilerine saldırmak istediğini ve sürekli olarak küfürlere maruz kaldıklarını ifade eden Akbaş, şöyle devam etti: “Sürekli telefonlarımıza baktıklarını söylüyorlardı. ‘Ne çok sevenin var onlar içinde güzel kadınlar da var hepsiyle tek tek ilgileniyorum merak etme’ diyorlardı.” 
Koğuşların aşırı dolu olması nedeniyle koğuş önünde sandalyede bekletildiklerini kaydeden Akbaş, şöyle devam etti: “Hem ifade verirken hem de sonrasında yaşadıklarımızı anlattık. İşin vahim noktası da sağlık raporu almak istedik, yaralanmaları gösterdik, ters kelepçe nedeniyle kollarımız uyuştu ama doktor ‘Bunlar önemli değil’ dedi. Hepsinden şikayetçi olacağız. Suç duyurusunda bulunacağız.”  
Saatler süren eziyetin ardından polislerin üsluplarının değiştiğini, hakaret eden polislerin “Hasan Bey”, “Şuraya geçer misiniz?” denmeye başladığını aktaran Akbaş, polisin üslubundaki değişiklikle birlikte dayanışmanın arttığını anladıklarını dile getirdi. “Ne zaman dayanışma artarsa hem can güvenliği hem de haberin verilmesi açısından sağlıklı bir ortam sağlanıyor” diyen Akbaş, bu dayanışmanın aynı zamanda haber alma hakkına da sahip çıkmak anlamına geldiğini söyledi. (DİYARBAKIR-İSTANBUL)

'GAZETECİLER NEDEN GÖZALTINA ALINDI?

HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, Diyarbakır'da göz altına alınan Evrensel muhabirleri Hasan Akbaş ile Serpil Berk, Fırat Topal ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar'ı, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a sordu. Gazetecilerin göz altına alınma gerekçesinin açıklanmasını isteyen Birlik, “Gazetecilere gözaltında hakaret eden, muhbirlik teklif eden polisler hakkında hukuki süreç başlatılacak mıdır?” sorusuna yanıt istedi. 
Birlik, gazetecilere polisin muhbirlik teklifini hatırlatarak, “Gözaltındaki gazetecilere hakaret eden ve ajanlık teklifinde bulunan polisler tespit edilip haklarında hukuki bir süreç başlatılacak mıdır?” sorusuna yanıt talep etti.

DOKTOR NEDEN RAPOR VERMEDİ?

Birlik, önergesinde, gözaltına alınan 4 gazeteciye yapılanların gayri hukuki olduğunu ifade ederek, “Ters kelepçe sonucu ellerinde kelepçe izleri oluşmasına rağmen darp raporu vermeyen doktor ile ilgili adli süreç başlatılacak mı; 4 gazeteciye darp raporu verilmemesi için sağlık çalışanlarına baskı yapan polisler hakkında herhangi bir soruşturma başlatıldı mı?” sorularını Bozdağ'ın yanıtlamasını istedi. 
Birlik, Bozdağ'a “Haber takibi yapan gazetecilerin görevlerini yapmalarına engel olunmasına yönelik herhangi bir talimat verildi mi? Böyle bir talimat verilmişse bunun hukuki dayanağı nedir? Gazetecilerin gözaltına alınmaları talimatı kim tarafından verilmiştir?” diye sordu.  
HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp de, gazetecilerin gözaltına alınmasına dair soru önergesi verdi. (Ankara/EVRENSEL) 

NE OLMUŞTU?

On Gözlü Köprü yakınlarında gerçekleştirilen bombalı saldırıda 5 sivil hayatını kaybetmişti. Muhabirlerimiz ve Sertaç Kayar, olay anında Diyarbakır'ın turistik ve dinlenme bölgesi olan On Gözlü Köprü'de çay içiyordu. Bu sebeple olay yerine en hızlı intikal eden gazeteciler olmuşlardı. Gazeteciler daha sonra gözaltına alındı. Aşağıdaki fotoğraf saldırıdan yaklaşık 45 dakika önce çekilmişti.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Ağustos 2016 20:41
www.evrensel.net