Korozo’da darbe konuşmaları

Korozo’da darbe konuşmaları

Esenyurt Kıraç bölgesinde bulunan Korozo fabrikası işçileri Evrensel'e yazdı...

Korozo İşçisi
İstanbul

Korozo fabrikasından bütün Evrensel okurlarına merhaba;
Herkesin de bildiği gibi ülkemiz son yılların en karanlık ve en hareketli günlerini yaşıyor. O kadar karanlık ve hareketli bir süreçten geçiyoruz ki, en apolitik dediğimiz işçiler dahil siyaset tartışıyor ve kendilerince bir şeyleri savunmaya çalışıyorlar. Yaşanan son darbe olayında bazı işçiler bilinçsiz bir şekilde tepki gösterseler de, bazı işçiler bilinçli şekilde, yani oturmuş fikirleri ile sert eleştirilerde bulunuyor ve bir çok işçi bu fikirlerle iş çıkışı sokaklara çıkıyor. Elimden geldiğince Korozo’da işçilerin gündemi nasıl anlattığını Evrensel aracılığıyla sizlere anlatmaya çalışacağım.
Esenyurt Kıraç bölgesinde bulunan Korozo fabrikasına ilk girişte; “Burada siyasi fikirlerini söyleyebilirsin ama kesinlikle sendikanın adını bile ağzına almamalısın, direkt atılırsın” uyarısıyla karşılaşıyorsunuz. Bu fabrikada 1800 ile 2000 arası işçi çalışıyor. Benim bulunduğum bölümde işçilerin yarısı AKP’li, diğer yarısı ise CHP’li. HDP ve MHP’li işçiler ise yok denecek kadar az durumda. İşe ilk girdiğim günden itibaren işçilerin siyaset tartışmaları, gündemi değerlendirmeye çalışmaları benim açımdan gayet sevindirici bir olay. CHP’li işçiler, AKP’lilere göre daha bilinçli ve daha sert eleştirilerde bulunuyorlar ve sözlü olarak daha saldırgan tutum sergiliyorlar. AKP’liler ise alışık olduğumuz sözleri söyleyerek kendilerini ve partilerini, daha doğrusu Cumhurbaşkanını savunma gayreti içerisindeler  ve alaycı ifadelerle fikirlerini dile getirmeye çalışıyorlar.
Darbe konusunda CHP’li işçiler, erlere karşı yapılan saldırılar karşısında oldukça tepkililer ve demok-rasi adına sokaklarda olduklarını iddia edenleri ‘asker düşmanı ve kafa kesiciler’ olarak adlandırıyorlar. Özellikle CHP’li bir operatörün AKP’li işçilere tartışma içerisinde; “PKK bile 14-15 askeri rehin aldı, çay içirip tekrar sağ salim serbest bıraktı ama siz kendi askerinizin boğazını kestiniz ve sopalarla işkence yaptınız” demesi dikkat çekici. Kürt illerinde sokağa çıkma yasaklarının başladığı sıralarda askerleri kahraman ilan eden AKP’liler ise şu anda tam anlamıyla asker düşmanı durumunda. Her ne kadar erlere yapılan işkenceler ve yaşanan asker ölümleri karşısında hemfikir gibi görünseler de AKP’li işçiler, askerlere yapılan, daha doğrusu erlere yapılan saldırı ve işkenceleri meşru gösterebilmek adına türlü bahaneler bulmaya çalışıyorlar ve her defasında sözlü ve görüntülü bahaneleri tartışma ortamında ortaya atıyorlar.
Şu anda kahraman ilan edilen darbe karşıtı askerleri zamanı gelince hain ilan edeceklerini de her defasında espri ile karışık dile getiriyorlar. Mesela bir işçinin, “Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın en ufak bir yanlışında asarız, diğerleri gibi o da FETÖ’cü ilan edilir” diyerek kahkaha atması Korozo’da çalışan AKP’li işçilerin kesinlikle özetidir diyebiliriz. Her ne kadar birbirlerine zıt fikirlere sahip olsalar da, CHP’li ve AKP’li işçilerin birleştiği bir konu var. O konu da; Kürt hareketine karşı kin beslemeleri, sokağa çıkma yasaklarını ve ölümleri sevinçle karşılayabilmeleri. Hemen her tartışmanın alakasız bir biçimde ‘sokağa çıkma yasaklarına’ varması beni oldukça şaşırtıyor ve üzüyor. HDP’li işçiler ise AKP’li işçilere; “Kafasını kestiğiniz, öldürdüğünüz ve sopalar ile dövdüğünüz askerler, doğuda ölseydi şehit olacaktı değil mi? Cumhurbaşkanı kimi desteklerse, siz de onu destekliyorsunuz” diyerek sert tepki gösteriyor. Sokağa çıkan işçilerin arasında 40 yaşlarında bir Kürt işçiye neden çıktığını sorduğum zaman; “Ben çok az da olsa 12 Eylül darbesini hatırlıyorum, ilk gece iki abim ile beraber havaalanına gittik. Abilerim ve babam 12 Eylül darbesini yaşayanlardır ve darbenin ne kadar kötü olduğunu bildikleri için sokaklara beraber çıktık. Eğer ki darbe gerçekleşmiş olsaydı, şimdi insanlar aç kalacaktı ve bir çok insanın evi basılacaktı. Babamlar 12 Eylül zamanında korkudan evin odasına Atatürk’ün fotoğrafını asardı. Tekrar yaşanmaması için sokaklara çıktım” cevabını aldım.
Gündemin yoğunluğundan dolayı ve ana akım medyanın insanları sadece tek yöne odaklanmalarını sağlamasından dolayı işçiler şu an için kendi haklarını unutmuş durumdalar. Korozo’da gündemin nasıl takip edildiğini, işçilerin nasıl yorumladığını ve kendi haklarına sahip çıkıp çıkmadıklarını Evrensel gazetesi ile anlatmaya çalışmaya devam edeceğim.

www.evrensel.net