Son darbe

Son darbe

Son günlerde AKP'nin "darbecilerle hesaplaşıyor, 12 Eylül'ü yargılıyor" laflarını duymuşsunuzdur. Halk buna inandırılmaya çalışılıyor. Her fırsatta "darbeciler ile hesaplaşıyoruz, milletin iktidarını güvence altına alıyoruz" tavrını öne çıkarıyor. 12 Eylül'ün bu ülkenin halklarından, i

Son günlerde AKP'nin "darbecilerle hesaplaşıyor, 12 Eylül'ü yargılıyor" laflarını duymuşsunuzdur. Halk buna inandırılmaya çalışılıyor. Her fırsatta "darbeciler ile hesaplaşıyoruz, milletin iktidarını güvence altına alıyoruz" tavrını öne çıkarıyor. 12 Eylül'ün bu ülkenin halklarından, işçi sınıfından ve emekçilerden aldıklarını hesaba katmıyor ama. Kuşkusuz darbeciler ile hesaplaşılmalı. Ancak bu hesaplaşma öncelikle 12 Eylül'ün anayasası, anayasal kurumları ile olmalıdır.

Peki bugünün 12 Eylül darbesinden ne farkı var?

2009 yılından bu yana KCK operasyonu adı altında cezaevinde sorgusuz sualsiz yatan yaklaşık 7 bin Kürt siyasetçisi var. Yetmez! Anadilde, bilimsel, parasız eğitim isteyen yaklaşık 600 öğrenci yine cezaevinde bulunuyor. Yetmez! Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel'in başbakana öğrencilerle ilgili sorduğu sorunun cevabına göre, 2010 ve 2011 yıllarında toplam 7 bin 43 öğrenciye soruşturma açıldığı ve bu soruşturmalar sonucunda iki yılda 1477 öğrenciye uyarı, 897 öğrenciye kınama, 4 bin 602 öğrenciye okuldan uzaklaştırma, 55 öğrenciye ise okuldan atılma cezası verildiği belirtilmiştir. Bu da yetmiyor! Geçtiğimiz hafta 7 genç daha Newroz'a katıldıkları gerekçesiyle tutuklanıyor. Tüm bunların ışığında AKP iktidarının, 12 Eylül cuntasından hiçbir farkı kalmadığı açıkça ortadır.

Evet bugün yapılan AKP'nin darbesidir. Bu darbe Kürt halkı başta olmak üzere, işçi sınıfına ve Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren tüm güçlere karşı yapılan bir darbedir. İstanbul Üniversitesi öğrencisi ve Emek Gençliği Merkezi Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Eren Yurt arkadaşımızda, Çiçek Otlu, Burcu Deniz, İhsan Oğuzcan Yüzgeç, Yiğitcan Yirmibeş, Kadir Ev ve ETA muhabiri Çağdaş Karabayraktar arkadaşlarımızda Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren; iş, eğitim ve barış için Newroz'da taleplerini dile getiren milyonlarca halkın içinden geliyorlardı.

Peki bu günün darbecileriyle kim hesaplaşacak?

Açıkça gözlenmektedir ki AKP son darbesini Türkiye'nin dört bir yanından emek, demokrasi ve özgürlük için bir araya gelen arasında işçilerin, emekçiler, Kürt halk hareketinin, sosyalistlerin, feministler, LGBT bireylerinin, çevre hareketlerinin, aydınların, sanatçıların, gençlerin yer aldığı Halkların Demokratik Kongresine (HDK) yönelik yapmıştır. Ve bu darbenin, yaklaşan 1 Mayıs öncesi tüm bu güçleri terörize etme adına yapıldığı söylenebilir. Tıpkı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü ve Newroz öncesi yapıldığı gibi. Ama 8 Mart'ta da Newroz'da da halk buna karşı tutumunu açıkça göstermiştir. Diyarbakır, Van, Şırnak, Batman gibi bölge illeri başta olmak üzere İstanbul'da, Antalya'da, Manisa'da, Mersin'de ve birçok ilde "yasak Newroz'a" milyonlar katılmış ve taleplerini dile getirmiştir. Newroz'da Kürt halkının geliştirmiş olduğu bu tutum, 1 Mayıs'ta da işçilerin, emekçilerin ve ezilen ulusların mücadele birliği ile kendisini gösterecek ve AKP'nin son darbesine gereken cevabı verecektir. İşte 12 Eylül darbecileriyle hesaplaşmakta, AKP'nin darbeleriyle hesaplaşmak ile yani 1 Newroz'un kitleselliğini 1 Mayıs'a taşıyarak gerçekleşecektir.

www.evrensel.net