ODTÜ’deki kadın işçiler TİS’e hazırlanıyor

ODTÜ’deki kadın işçiler TİS’e hazırlanıyor

Birçok kez yaptıkları eylemlerle gündemimize giren ODTÜ’lü taşeron işçiler sendikalaştı. Kısa bir sürede sendikanın yetki alması için gerekli üye sayısına ulaşan işçiler, önümüzdeki günlerde komiteler kurarak kendi temsilcilerini seçecek...

Merve KAÇAR / Buse VURDU
Birçok kez yaptıkları eylemlerle gündemimize giren ODTÜ’lü taşeron işçiler sendikalaştı. Kısa bir sürede sendikanın yetki alması için gerekli üye sayısına ulaşan işçiler, önümüzdeki günlerde komiteler kurarak kendi temsilcilerini seçecek. Taşeron kadın işçilerin hedeflerinden biri ise TİS (toplu iş sözleşmesi) sürecinde kadınların taleplerinin de sözleşmeye yansıması. Kadın işçiler, bu süreçte ODTÜ’deki tüm kadın işçilerle birlikte hareket etmenin öneminin farkında.
Yıllardır ODTÜ’de çalışan işçiler, demokrat gibi görünen ODTÜ yönetiminin, söz konusu taşeron işçiler olduğu zaman ayrımcı uygulamalarda bulunduğunu anlattılar. Taşeron olarak çalışan işçi kadınlar, memurların ve öğretim görevlilerinin şahsi işlerinin yaptırılması dahil çeşitli  angarya işleri de yapmaya zorlandıklarını, güvencesizlik sebebiyle buna ses çıkaramadıklarını söylüyor. Senelik izinlerini kullandıkları zaman ücretlerinden para kesildiğini anlatan işçiler, en çok sağlık sorunları olduğunda yaşadıkları sıkıntılar üzerinde duruyor.

MEDİKO İŞÇİLERE KAPALI
Okulun sağlık merkezi olan ve öğrencilere, öğretim üyelerine ve memurlara açık olan Mediko’yu taşeron işçiler kullanamıyor. Herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşan işçi, öncelikle okula gelip fizik tedavi uzmanıyla görüşmek zorunda. Binden fazla taşeron işçinin çalıştığı ODTÜ’de taşeron işçilerin tedavisi, rapor gibi işleri için sadece bir fizik tedavi uzmanı görevlendirilmiş. Üstelik işçiler sadece öğle arasında görüşme yapabiliyor. Her türlü sağlık problemiyle ilgili görüşülen fizik tedavi uzmanının verdiği reçetelerin de sigortada bir geçerliliği yok.

TACİZ VAR, MOBBİNG VAR, KREŞ YOK
Çocuğu olan taşeron işçisi kadınların çocuklarını ODTÜ’deki kreşlere vermeleri de neredeyse imkansız. Memurlara 400 TL olan kreş ücreti, taşeron işçilere 750 TL olarak belirlenmiş. Çocuklarıyla ilgilenmeleri gereken bazı durumlarda ise memurlardan “Çocuğuna dayanamıyorsan, git evde bak” cevabını almışlar. Ayrıca memurların kadın taşeron işçiler hakkında çirkin ithamlarda bulunması gibi durumlara da sıkça rastlanıyor.
Erkek işçilerin yapmak istemediği işlerin kadın işçilere yaptırılması da sık karşılaşılan bir durum. Ayrıca erkek işçilerin yaptıkları tamir, bakım gibi işleri takip eden ya da yardım için görevlendirilen kadın işçiler, tacize maruz kaldıklarını anlatıyor. Taşeron olarak çalışan işçi kadınlar bu durumu görevli memura anlattıklarında ise bunu önemsememeleri gerektiği söylenmiş kendilerine.
Yıllardır bu sorunları yaşayan kadınlar, artık bu durumu değiştirmeye kararlı. Sorunlarının çözümünün örgütlü mücadeleden geçtiğini biliyor ve taleplerinin toplusözleşme sürecine yansıması için çalışmalarını sürdürüyor.

www.evrensel.net