'Bir çizgi, bin kelimeye bedeldir'

"Her karikatüristin kendine göre bir 'çizgi stili' vardır." diyor Pertev Ertün... Çizgileriyle, Bedri Koraman'ı kendisine yakın bulduğunu belirtiyor.

'Bir çizgi, bin kelimeye bedeldir'
Rahmi Emeç
"Patlattın mı Pertev Baba?" dedim.
Duymadı. Önündeki kağıda kilitlenmiş, belli ki bir karikatürü tamamlamaya çalışıyordu. Elindeki fırçayı, önündeki kağıdın üstünde gezdiriyor, ele aldığı konuyu derinliğine yaşadığı belli oluyordu.
"Patlatmak!" onun 'birilerine dokunduran' karikatürleri için kullandığı bir deyimdi. Bir zaman daha çalışmış, fırçasıyla noktayı koymuştu.
"İşte patlattım!" dedi heyecanla; sonra da "Nasıl patlatmışım ama?" diye ekledi.
Pertev Ertün 1923 Eskişehir doğumlu. İlk ve ortaokulu Eskişehir'de okuduktan sonra, babasının memuriyeti nedeniyle ailesiyle birlikte Ankara'ya göçetmişler. Liseyi Ankara'da okumuş. Lise yıllarında da Ankara Halkevi'ne çıkar olmuş.
"Halkevinde sergiler açılıyor, karikatürün duayenleri gelip gidiyordu. Rahmetli Ramiz Gökçe, Cemal Nadir, geçende kaybettiğimiz Necmi Rıza Ayça'nın karikatürlerini hayranlıkla karşılıyordum. Karikatürlerimi Ramiz Bey'e gösterdik. 'Bunları Sen mi yaptın?' dedi, çizgilerimi beğendi. Sonra, Necmi Rıza Ayça'ya gösterdim, o da beğendi. Bazı çalışmalarımı verdim. İki üç karikatürümü, o zaman çıkan Şaka mizah dergisi kullandı. Üstatların yüreklendirici sözleri ve bir derginin ürünlerime yer vermesi beni harekete geçirdi..." diyor Pertev Ertün.
İlk çıkışı böyle yapar. Askerliğini bitirip geldikten sonra ilk kişisel sergisini Eskişehir Halkevi'nde 1944'te açar. Ama, asıl önemli çalışmaları memur olarak çalıştığı DDY'nin afişlerini yaptığı ve Eskişehir'deki yerel gazetelerde karikatürler yayınlamaya başladığı 1946 ve sonrasındadır. Tam bir 'demiryolu tutkunu' olan Ertün, bu afişlerinde 'demiryollarının güvenli yolculuk olanağı' sunduğunu, 'hızlı ve ucuz' hizmet verdiğini vurgulamaya çalışıyordu.
Tam 50 yılı aşkındır Eskişehir'deki gazetelerde karikatürreliyle var Pertev Ertün. Bu yarım asılık 'karikatür yürüyüşü'nün büyük bölümünü de Sakarya Gazetesi'nde sürdürüyor.
"Sence karikatür nedir?" diyorum.
"Çizgilerin diliyle anlatım demektir" diyor. Ama, sadece bu tanım, karikatürü yeterince kucaklamıyor onun için. Ve ekliyor: "Karikatür derinliği olan bir sanattır."
Bunca yıl, çizgiyi dil edinmiş ve başkaca konuşamaz olmuş bir insan için, karikatür yaşama biçimi olmuş artık. Tepkisini, ama sadece kendi tepkisini değil, toplumun tepkisini oraya taşıyor yıllardır.
" Karikatürün gücü nereden geliyor?" diyorum.
Petrev Baba, yanıtlıyor: "Bir çizgi, bin kelimeye bedeldir. İyi bir karikatür, yüzlerce sözcüğü barındırır içinde. Gücü de buradan gelir."
Bir ara, Babıali'de bulunmuş. Semih Balcıoğlu, Turhan Selçuk ve Bedri Koraman'la tanışmış. Çivi dergisinde karikatürleri yayınlanmış. Sonra, yine ver elini Eskişehir.
Şu sıralar, Eskişehir'de 54 yıldır günlük olarak yayınlanan Sakarya Gazetesi'nde karikatürlerini yayınlıyor. Gazete, son yıllarda renkli çıkmaya başlayınca, o da renklendirmiş karikatürlerini. 'Boyalı' değil, sadece 'renk'li...
"Her karikatüristin kendine göre bir 'çizgi stili' vardır." diyor Pertev Ertün... Çizgileriyle, Bedri Koraman'ı kendisine yakın bulduğunu belirtiyor.
Her gün, yerel ve günlük bir gazetede çizmek için koşuşturmak ne demek... Her gün olmasa da, haftada iki renkli karikatürü, güncelliği de gözeterek gazetenin birinci sayfasına taşımak...
"O kadar çok malzeme var ki" diyor, Pertev Ertün. "Banka hortumlayanlar, vatandaşı, soyanlar... Daha neler neler!" diye ekliyor.
Pertev Baba'nın anlaşılan patlatacak sıradaki birçok konusu var.
Kalemi sağlam, ömrü uzun oldukça, ona soracaklar: "Patlattın mı Pertev Baba?" O, alaycı bir bakışla yanıtlayacak: "Patlattım evladım, patlattım!"
www.evrensel.net