Derviş programı

Derviş programı

Hükümetin "ulusal" olduğunu iddia ettiği IMF ve Dünya Bankası eliyle hazırlanan program, Düyun-u Umumiye ve Marshall Planı'ndan farksız. Programda; özelleştirme uygulamaları ve bankaların istekleri ilk sıralarda yer alıyor.

Derviş programı
Ekonomik krizden çıkış için hazırlandığı öne sürülen 'ulusal' programın ulusal değil, IMF ve Dünya Bankası programı olduğu Başbakan Ecevit tarafından itiraf edildi. Bakanlar Kurulu toplantısında, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'le görüşmeleri konusunda bilgi veren Ecevit 'ulusal' programın "hem hazırlık hem de yürütme aşamasında IMF ve Dünya Bankası ile yakın işbirliği içinde olunacağı"nı söyledi.
Türkiye tarihinde Düyun-u Umumiye ve Marshall Planı'ndan sonra en kapsamlı emperyalist program şimdi de Kemal Derviş eliyle yürürlüğe konuluyor. Ecevit'in "ulusal program" dediği pakette hiçbir ulusal politikaya yer verilmezken, özelleştirme baş sırada yer aldı. Programdaki tek değişiklik ise bankaların ve rantiye kesiminin istediği gibi faiz ve döviz kuru politikalarının serbest bırakılması. Ayrıca ilk defa bir programda enflasyon hedefi yükseltilmiş oldu. Böylece faiz ve rant gelirleri daha fazla artırılırken, halka bu yeni vergiler konulması anlamına geliyor.
Derviş ABD'ye onaylattı
Diğer yandan Derviş'in hazırlığını sürdürdüğü iddia edilen programın aslında ABD'den hazırlanmış olarak getirildiği, şimdi hükümet ve bürokratlar nezdinde ikna, kabul ettirme sürecinin işletildiği de söyleniyor. Nitekim Ecevit ve Yılmaz'ın, krizin sorumluluğunu IMF'ye yüklemeleri ve "IMF programı çağdışıdır. Bütünüyle uygulanması yanlıştı" itiraflarıyla, yeni hazırlanan programın 'ulusal' olduğu açıklamaları, Derviş'in müdahalesiyle bir anda kesildi. Şimdi ise 'ulusal' programın gerek hazırlık aşamasında gerekse uygulanmasında IMF ve Dünya Bankası ile yakın işbirliği yapılacağının, bizzat Ecevit tarafından söylenmesi, hazırlanan programın, özelleştirmelerin hızlandırılmasından, Hazine arazilerinin derhal satılmasına, dört yıl içerisinde özelleştirilmesi programa alınan Ziraat Bankası'nın özelleştirme sürecinin bir yıla indirilmesine, Vakıfbank'ın da en kısa sürede Ziraat Bankası ile birleştirilmesine olanak veren bir program olduğu şimdiden görülüyor.
Bürokratları ikna süreci
Halkın gözünün içine baka baka "Yeni program ulusal olacak" yalanları söyleyen, ancak programı ABD'de, uluslararası finans örgütleriyle hazırlayan Kemal Derviş, ABD'den dönüşünün hemen ertesinde, sabahın çok erken saatlerinde Hazine Müsteşarlığı'nda ekonomi bürokratlarıyla bir araya geldi. Derviş, ABD'de hazırladığı programı bürokratlara kabul ettirmek için çok erken saatlerde kolları sıvarken, aynı ikna süreci Başbakanlık'ta da sürdü.
"Yemin etmediği için" dün toplanan Bakanlar Kurulu'na katılmayan Derviş, Bakanlar Kurulu öncesinde yaklaşık 45 dakikalığına geldiği Başbakanlık'ta, Başbakan Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile 10'ar dakikalık bir görüşme yaparak, ABD'deki görüşmeleri ve program hakkında bilgi verdi. Derviş'in Başbakanlık'tan ayrılmasının ardından saat 11.20'de Bakanlar Kurulu toplandı.
Bakanlar Kurulu yine devre dışı
Bayram öncesi 10 dakikalık toplantının ardından dün Başbakan Ecevit başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısı bu defa bir saat 45 dakika sürdü. Ancak, bu toplantıda da yeni program hakkında geniş bir tartışmanın yapılmadığı, sadece Ecevit'in bilgi verdiği söylenirken, bu durum Derviş'in atanmasında olduğu gibi yeni ekonomi programı konusunda da Bakanlar Kurulu'nun devre dışı bırakıldığını gösterdi.
Toplantının ardından hükümet adına açıklama yapan Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, Ecevit'in toplantının başında yeni ekonomik programın hazırlıklarının Derviş tarafından sürdürüldüğünü söylediğini aktararak, "En kısa zamanda hazırlanacak olan programın elbette ulusal nitelikte olacağını, ancak yine gayet doğal olarak IMF ve Dünya Bankası ile hazırlık ve yürütme aşamalarında işbirliği yapılacağını bildirdi" diye konuştu.
Derviş'in, Bakanlar Kurulu'na Meclis'te yemin ettikten sonra katılacağını söyleyen Gürel, Bakanlar Kurulu'na, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün hızlı tren projeleriyle ilgili bilgi sunduğunu belirterek, "Türkiye'de özellikle son elli yıldır yeni bir gelişme kaydetmemiş bulunan demiryollarımızda hızlı tren projesi gerçekleştirilirse gerçekten büyük bir atılım sağlanmış olacaktır. Ve bu konudaki çalışmaları Ulaştırma Bakanlığı'nın yönetiminde sürdürmek ve bu projelerin Ulaştırma Bakanlığı'nda değerlendirilmesinden sonra Yüksek Planlama Kurulu'na getirilmesi konusunda Bakanlar Kurulumuz ilke kararı aldı" dedi.
Çevre Bakanı Fevzi Aytekin ile Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun da bakanlıklarının çalışmaları hakkında bilgi sunduklarını kaydeden Gürel, Mumcu'nun ayrıca, özellikle turizm hizmet birliklerinin kurulmasıyla ilgili yeni yasa tasarısının bazı unsurlarını anımsatarak, bu konudaki ilgili bakanlarca yapılan çalışmaların hızlandırılması konusunda hatırlatmada bulunduğunu kaydetti.
Kaçamak yanıtlar
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gürel, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ile Hazine Müsteşarlığı'na yapılacak atamaların belli olmadığını söyledi. "Dünya Bankası'ndan somut olarak dış kredi gündeme geldi mi?" sorusuna Gürel, bir değerlendirme yapılmadığını, çalışmalar bitince konunun netleşeceği yanıtını verdi. "Enflasyon hedefi konusundaki yaklaşım"ın sorulmasına da Gürel, ekonomik programın bitmediği iddiasıyla konunun Bakanlar Kurulu'na getirilmediği yanıtı verdi.
Programın ne zaman açıklanacağı yönündeki soruyu değerlendiren Gürel, hazırlıkların en kısa sürede biteceğini, ancak henüz hazır olmadığı için bir açıklama yapamayacaklarını söyledi. Gürel, özelleştirmenin, Telekom'un özelleştirilmesinin gündeme gelip gelmediği sorusunu da geçiştirerek, "Biraz önce de söylediğim gibi ekonomik programla ilgili ayrıntılı bir görüşme olmadı. Sayın Başbakan genel ve ekonomik programın niteliği ile ilgili bilgi sunmuştur" dedi.
"Programa ulusal niteliğini nasıl kazandıracaksınız, ulusaldan kasıt nedir?" sorusunu da geçiştiren Gürel, "Ulusaldan kasıt bizim hazırladığımız ve bizim koşullarımızı göz önünde tutarak pazırladığımız bir program olacak elbette" derken, ardından "IMF ve Dünya Bankası ile hem hazırlık hem de yürütme aşamasında yakın işbirliği devam ettirilecektir" sözleri dikkat çekti. Açıklama sırasında Kemal Derviş yeniden Başbakanlık'a gelerek, liderler zirvesine katıldı. Gürel, programın nasıl ulusal olacağına ilişkin diğer soruları da yanıtsız bıraktı.
Liderlere ikna süreci
Bakanlar Kurulu'nun ardından, asıl 'karar organı' Liderler Zirvesi toplandı. Saat 13.30'da başlayan toplantıya, Başbakan Ecevit, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Derviş katıldı. Derviş, hazırlığını ABD'de yaptığı programı liderlere anlattı.
www.evrensel.net