Başbakan Ecevit'in ABD ziyareti başladı

Beraberindeki heyetle dün ABD'ye giden Başbakan Bülent Ecevit, Kuzey Irak, Kıbrıs, enerji ve Bakü-Ceyhan gibi önemli gündemlerin görüşüleceğini açıkladı.

Başbakan Ecevit'in ABD ziyareti başladı
Bülent Ecevit'in, bir hafta sürecek ABD seyahati başladı. Başbakan Ecevit, 39 kişilik resmi heyet, 52 kişilik işadamı, ekonomist ve 40 gazeteciyle birlikte THY'nin "Dalaman" adlı Airbus 310 uçağıyla dün saat 10.45'te Ankara Esenboğa Havaalanı'ndan Brüksel'e hareket etti. Burada yakıt ikmali yapan uçak Washington'a hareket etti. Ecevit, Türkiye'den hareketinden önce yaptğı son açıklamada, ABD'nin Kuzey Irak ve Kıbrıs konusunda baskı yapacağını sanmadığını belirterek, olası baskıları şimdiden yumuşatmaya çalıştı.
Başbakan Bülent Ecevit, ABD'ye hareket etmeden önce Esenboğa Havaalanı Şeref Salonu'nda gezisiyle ilgili kısa bir açıklama yaptı. NATO'nun ilgi alanının genişlemesiyle Türkiye'nin NATO'ya olan katkısının arttığını, bunun özellikle Körfez krizi sırasında belirginleştiğini belirten Ecevit, Türkiye'nin özellikle Irak'a yapılan harekât nedeniyle masraflarının büyüdüğünü vurguladı. Ecevit, "Türkiye'nin uğradığı kayıpları karşılamak istemesi hakkıdır. Hakkımız olandan fazla bir şey istemeyeceğiz" diyerek gezisinin amacını özetledi.
'Baskı geleceğini sanmıyorum'
Ecevit, "Kuzey Irak ve KKTC konusunda ABD ile Türkiye arasındaki anlaşmazlıklar konusunda ne düşünüyorsunuz?" sorusunu ise "Baskı geleceğini zannetmiyorum. Bazı konularda görüş ayrılıkları olabilir, ama ABD ile Türkiye'nin iyi bir diyaloğu ve dostlukları var. Bu ortamda sorunların kolay çözüleceğine inanıyorum" diye yanıtladı.
Başbakan Bülent Ecevit konuşması sırasında notlarından yararlanırken "Bu arada vatandaşlarımızın ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının 30 Ağustos bayramlarını kutluyorum. Ben bayram sırasında burada olmayacağım" şeklinde ifadede bulundu. Bir ara duraklayan Ecevit, "Affedersiniz bir yanlışlık yaptım galiba" diye özür diledi. Başbakan Bülent Ecevit'i ABD yolculuğuna Başbakan Vekili Devlet Bahçeli uçağın merdivenlerine kadar gelerek uğurladı. Bahçeli uçak hareket edinceye kadar şeref kapısı merdivenlerinde bekledi. Uğurlamada Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın bulunmayışı dikkati çekti. Ecevit'i uğurlamaya gelen heyetin çok sınırlı olması da dikkat çekti. Başbakan Ecevit, gezisine katılanlara üzerinde ay yıldızlı bir zemine "Seyahatimizin hedefine ulaşacağı inancını taşıyorum, iyi yolculuklar dilerim" ifadesi yazılı olan rozet dağıttı. Başbakan Bülent Ecevit'in resmi heyetinde Devlet Bakanı Recep Önal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, Dışişleri Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu, Milletvekilleri Murat Sökmenoğlu (MHP), Tayyibe Gülek (DSP), Emre Kocaoğlu (ANAP), Ali Coşkun (FP) ve Ahmet Özal (Bağımsız) yer aldı. Heyette Genelkurmay Başkanlığı, Maliye, Dışişleri, Enerji Bakanlıkları, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı temsilcileri de bulunuyor. DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit de gezide Başbakan Bülent Ecevit'e refakat ediyor. Ecevit'in gezisine katılan, adları Başbakanlık tarafından belirlenen işadamları ve ekonomik sivil örgüt temsilcileri şöyle: "Fuat Miras, Meral Gezgin Eriş, Okan Oğuz, Hüsamettin Kavi, Mehmet Yıldırım, Zafer Çağlayan, Cengiz Kaptanoğlu, Ali Güler, Tavit Köletavitoğlu, Mehmet Aslan, Hasan Turhan, Nazif Günal, Nevzat Kalkavan, Erdoğan Alemdar, Ahmet Akyürek, Orhan Sürek, Üzeyir Garih, Ahmet Çalık, Yunus Doğan, Sami Aji, Sami Sevinç, Vedat Mirmahmutoğulları, Haluk Eren, Yaşar Giregiz, Erol Üçer, Nüzhet Kandemir, Metin Deniz, Selim Gençler, Cem Özkök, Mustafa Göçen, İzzet Hatem, Koray Gönensin, İsmail Kölük, Ahmet Paşaoğlu, Tuğrul Erkin, Mustafa Güçlü, Mithat Melen, Turgut Koşar, Adnan Çebi, Koray Arıkan." Başbakan Ecevit'in gezisine kendi olanaklarıyla şu işadamları ve ekonomik sivil kuruluş temsilcileri katılıyor: "Erkut Yücaoğlu, Mustafa Koç, Yılmaz Argüden, Şerif Egeli, Orhan Erişen, Çiğdem Tüzün, Başak Küsefoğlu, Zafer Karaca, Metin Çağlar, Beyhan Nakipoğlu, Yavuz Canevi, Erdoğan Alkin.
Başbakan Bülent Ecevit, 28 Eylül günü sabah ABD Başkan Yardımcısı Al Gore'la bir araya gelecek. Hemen ardından ABD Başkanı Bill Clinton'la görüşme yapacak olan Ecevit, Clinton'la öğle yemeği yiyecek. Başbakan Ecevit, 29 Eylül Çarşamba günü Dünya Bankası Başkanı James Wolfenssohn'la kaldığı Blair House'de görüşecek. Bu görüşmeden sonra Ecevit, IMF İcra Direktörü Michael Camdessus'la yine aynı yerde bir araya gelecek. Başbakan Ecevit görüşmeleri sırasında Washington ve New York'ta bulunan Türk dernekleriyle ve yerli-yabancı basınla görüşmelerde de bulunacak. Ecevit'in gezi programında ABD'deki Musevi cemaati temsilcileriyle görüşme de bulunuyor.
Gündem yüklü
Başbakan Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer de bir soru üzerine, "Enerjiyle ilgili önemli konular var. Hazar petrolleri, doğal gaz, Bakü-Ceyhan hattı gibi... Bu konuları ABD'de gündeme getireceğiz" diye konuştu. Bu arada, basın mensuplarına; "Seyahatimizin hedefine ulaşacağı inancını taşıyorum. Hepimize iyi yolculuklar dilerim. Bülent Ecevit-Başbakan" yazılı bir kâğıda takılmış Türk bayrağı rozeti dağıtıldı. Başbakan Ecevit, ABD'nin başkenti Washington ile New York'ta yapacağı temasların ardından 2 Ekim'de yurda dönecek. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Milli Eğitim'in fotoğrafı karanlık
Ankara'ya tayini çıkmış yüzlerce öğretmen ilçelerde depo okullarda bekletilirken, Ankara'nın çevre illerinde bazı okullar öğretmensizlikten açılamadı. Eğitim-Sen Ankara Şubeleri Sözcüsü ve Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Nazım Alkaya, dün bir basın toplantısı düzenleyerek Ankara'da yaşanan sorunları aktardı ve Ankara Milli Eğitim Müdürü'nün sorunların aşılması için hiçbir çaba göstermediğini söyledi. Alkaya, "Ankara Milli Eğitimi'nin fotoğrafı karanlık" dedi. Haymana'da 40'a yakın okulun öğretmensizlikten kapalı durumda olduğunu, Şereflikoçhisar'da ise 300'e yakın öğretmen ihtiyacı bulunduğunu ifade eden Alkaya, depo olarak bekletilen öğretmenlerin nereye atanacaklarını bilmedikleri için ev tutamadıklarını ve çocuklarını okullara kaydettiremediklerini dile getirdi. Alkaya, atamalarda tayin nakil yönetmeliğine dikkat edilmediğini ve yaz aylarında merkeze "siyasi referanslarla" alındığını kaydederek, köylerde öğretmen kalmadığını ve çevre ilçelerde dersler boş geçerken merkezde öğretmenlerin bekletildiğini vurguladı.
Müdür de, bakan da sessiz
Ankara Milli Eğitim Müdürü Mustafa Demirkan'ın sorunların giderilmesi için hiçbir şey yapmadığını ifade eden Alkaya, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun da başkentte yaşanan sorunlara müdahale etmediğine dikkat çekti. Alkaya, Demirkan'ın kılık kıyafet yönetmeliğini hiçe saydığına işaret ederek, Yenimahalle Alparslan Lisesi fen bilgisi öğretmeni ve Vahdet Vakfı'nın yöneticisi İbrahim Koca'nın görevdeyken sakallı ve şalvarlı olarak çalıştığını, çeşitli soruşturmalar geçirdiğini, ancak Bostancıoğlu'nun görevlendirdiği müfettişlerin sayesinde emekli edildiğini anlattı. İbrahim Koca'nın soruşturmalar nedeniyle kütüphanede memurluk yaptığını, ancak öğretmen maaşı verildiğini dile getiren Alkaya, Koca'nın 10 Kasım 1997 törenlerinde Atatürk'e hakaretten 4 ay cezaevinde kaldığını ve bu dönemde dahi maaşını aldığını söyledi.
Söz farklı, uygulama farklı
Alkaya, hükümet yetkililerinin konuşmalarında laiklik vurgusu yapmalarına rağmen uygulamanın tersi yönde olduğuna dikkat çekerek; gericiliğin, gücünü bu uygulamalara göz yuman, sessiz kalan ya da destekleyen yetkililerden aldığını vurguladı.
Alkaya, Ankara'da 24 Eylül'de İl Milli Eğitim Müdürü Başkanlığı'nda okul müdürleri ile yapılan toplantıda, türbanlı öğretmenlerin korunmasına yönelik konuşmaların geçtiğini belirterek, "Sayın Bakan bu konuşma ve tartışmalardan bilgilenmiş midir? Ankara İl Milli Eğitim Müdürü ile ilgili basında çıkan yazılar ortada iken hangi işlem yapılmaktadır?" diye sordu.
Alkaya, bu olayların çıkarılan zorunlu kesintisiz eğitimi baltaladığını söyleyerek, "Biz eğitim emekçileri olarak herkesin düşüncelerine ve inançlarına saygılıyız. Ancak gericiliğin sembolü haline gelen tavırlara saygılı olmamız beklenemez" dedi.
www.evrensel.net