08 Haziran 2015 11:03

'Sırrı abe kutlama yapmayacak mıyız?'

Paylaş

Elif Ekin SALTIK

Oy verme işleminin henüz bitmemiş olduğu dakikalarda HDP Genel Merkezine vardığımda herkesi heyecanlı ve telaşlı bir bekleyiş sarmıştı. Seçim çalışmaları süresince sayısız saldırıya uğrayan HDP'nin Genel Merkez binasında ciddi güvenlik önlemi vardı. Her gelen -eğer tanıdık değilse- bir telaşla karşılanıyor, kim olduğu anlaşılmaya çalışılıyordu.

Sırrı Süreyya Önder'in gelmesiyle Genel Merkez'dekileri daha büyük bir heyecan sardı, bir rahatlama olmuştu sanki. İyi haberler bekleniyordu. Gazetecilerle kısacık bir sohbet yapan Önder, "12 Eylül faşist darbesinin ürünü olan yüzde 10 barajını sandığa gömeceğiz" diyordu.

Seçim yasakları kalkıp sonuçlar açıklanmaya başladığında önce Anadolu Ajansı'nın sonuçları düştü. Açılan sandıklarda HDP'nin oranı yüzde 9 gibi bir rakamı gösteriyordu. Kimse önce bir şey anlamadı. Böyle olmamalı diye düşünülüyordu. Herkes girişteki salona sıkışıp pür dikkat televizyonu izliyordu. Ve HDP'nin barajı aştığı sonuçlarının gösterildiği an o küçücük salonda büyük bir kıyamet koptu. Alkışlar, zılgıtlar... İnsanlar kocaman gülümsüyordu. Dağılmıştı tedirginlik, yerini umuda bırakmıştı. Yeni bir çocuk doğmuş sanki, yeni bir umut yeşermişti. Barajlar yıkılıp geçilmişti.

Sırrı Süreyya Önder basına açıklama yapmak için aşağı indiğinde kıyamet kopuyordu. Önder alkışların, üstüne çullanıp sarılmaya çalışan bedenlerin arasında kalmıştı. Önder, “savaşa karşı barışı kazandık” diyordu. En güzel sözü de en son söyledi Önder: "Bizim aldığımız oyda bize emanet oylar olduğunu biliyoruz. Hiç aklımızdan çıkarmayacağız. Bütün seçmenlere bunun teminatını vermiyoruz". En önemli sözüydü bu. Kendisine oy veren seçmenleri yanıltmayacağının sözü. Aynı sözü Eş Genel Başkanların açıklamasında da işittik.

Önemli bir ricası vardı Önder'in ve Eş Genel Başkanların. Kutlama yapılmayacaktı. Mümkün müydü bu? İnsanın içinde çalıyordu davul zurna. Herkes durduğu yerde içinden halay çeker gibiydi. Yarım kalmıştı sanki büyük sevinç. Kolay gelinmemişti bu sonuca. Kimler can vermedi ki. Uğur'dan Ceylan'a, Kadri Bağdu'dan, Hamdullah Öğe'ye, Roboski'den Rojava'ya, Arin Mirkan'lara, Gezi'nin çocuklarına... Varsın olsun, bir gün daha beklensindi. Sırrı Süreyya Önder Genel Merkez'den ayrılırken yine büyük bir insan seliyle karşılandı. Zafer işaretleriyle, alkışlarla uğurlanıyordu. Gençler gelip 'Sırrı abe bu akşam kutlama yapmayacak mıyız?' diye soruyordu için için. "İşimiz bitmedi daha" diyordu Önder. "Komşularımızı da rahatsız etmeyelim."

Bu seçimler hafızama büyük bir psikolojik savaş olarak kazınacak. Halkın, otoriteye, baskıya karşı iradesini korumak için direnç gösterdiği, adeta tüm gücünü seferber ettiği bir psikolojik savaş. Demokratik olmayan bir baraj sisteminde, demokrasi adına gidilen sandıkta, halkın oylarını korumaya çalıştığı bir demokrasi sistemiydi bu. Kimileri hezimete rağmen balkondan çıkıp kuyruğunu dik tutmaya çalışırken, umudun başını zaferle göğe dimdik yükselttiği bir tarih bu. Asıl yeni Türkiye'nin, umudun Türkiye'sinin tarihi 7 Haziran. 'Yeni Yaşam'a merhaba

ÖNCEKİ HABER

Melih Altınok'un Show TV'deki programı yayından kaldırıldı

SONRAKİ HABER

Bütçe eylül ayında 18 milyar lira açık verdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa