03 Mayıs 2015 07:48

Mustafa Aksu Hıdrellez’in baharıdır

Mustafa Aksu denilince akla ilk gelen aynı zamanda 'Çingene' sözcüğüne onurunu iade etmek için verdiği mücadele akla gelir. Asla ve asla 'Roman' sözcüğünü kullanmaz asla ve asla içinde Roman sözcüğü geçen hiçbir toplantıya katılmaz. Bu konu ile ilgili kesinlikle taviz vermez.

Paylaş

Hacer FOGGO*

Mustafa Aksu ile 2005 yılında tanıştığımda, Devlet Demiryolları’nda yöneticilik ve müfettişlik görevlerinde bulunurken emekli oluncaya kadar, yani 65 yaşına kadar Çingene olduğunu gizlemek zorunda kaldığını öğrenmiştim. Kimliğini açıkladığı zamandan bugüne kadar, yaklaşık 20 yıldır, bir gün bile Çingenelerin hakları ile ilgili yaptığı mücadeleden vazgeçmedi. Çingenelere yapılan her haksızlık karşısında dimdik durdu, haklı bulduğu hiçbir şeyden taviz vermedi. Davalar açtı; kaybetse de kazansa da, şimdi 80’li yaşlarda olmasına rağmen mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.
Aksu’nun, iki kitabı ve yüzlerce makalesi var. “Türkiye’de Çingene Olmak” kitabını okuduğunuzda kendisinin Çingenelere yönelik ayırımcılıkla ilgili yaptığı zorlu ve onurlu mücadeleyi de en başından izlemiş oluyorsunuz.
Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Dil Kurumu ve Dil Derneği, Türkçe  sözlüklerinde, Çingeneler, “Göçebe olarak yaşayan, cimri, eli sıkı hasis, arsız, yüzsüz ve çığırtkan” şeklinde tanıtılmasına karşı mücadele etmiş ve sözlüklerden bu çirkin ayırımcı ifadelerin çıkartılmasını sağlamıştır.  
Kültür Bakanlığı’nın yayınlatıp sattığı ve kütüphanelerine dağıttığı Ali Rafet Özkan’ın “Türkiye Çingeneleri” isimli kitabın da Çingeneler özetle; “Derme çatma evlerde ve çadırlarda yaşarlar. Çok eşli ve kavgacıdırlar! Dilencilik, tefecilik, vurgunculuk , gaspçılık, hırsızlık, fuhuş yaparlar!” sözlerine karşı dava açmış fakat bu kitabın yargılanması sonucu bu ifadeler kaldırılmasa da her Çingene’nin kalbinde bu kitabı mahkum etmiştir.
Türkiye’de içinde Çingene sözcüğü ilk geçen derneğin kurulmasına öncülük etmiş ve  şu anda EDROM’un başkanı, Türkiye’nin en eski Çingene hakları derneği kurucusu olan Erdinç Çekiç tarafından derneğin onursal başkanı ilan edilmiştir.  

NEDEN ROMAN DEĞİL ÇİNGENE?

Mustafa Aksu denilince akla ilk gelen aynı zamanda “Çingene”  sözcüğüne onurunu iade etmek için verdiği mücadele akla gelir. Asla ve asla “Roman” sözcüğünü kullanmaz asla ve asla içinde Roman sözcüğü geçen hiçbir toplantıya katılmaz. Bu konu ile ilgili kesinlikle taviz vermez. Bu konuda yazdığı bir makalede şu sözlere yer verir “Çingene isminin hakaret içermediğini, kimsenin etnik köken ismini seçme şansı olmadığını; Çingene adının dışlanmasının ve Çingene isimden kaçmanın, bilgisizliğin ve önyargılı olmanın ürünü olduğunu bilmeliydiniz!
Bugüne kadar Çingenelere yapılanların yarın “Romanım” diyenlere de yapılacağını çok söyledim, ama nedense tutmadı! İşte örneklerim:
*İstanbul’da Çamlıca’da yapılacak cami minaresinin yüksekliği Romanları da temsil etsin diye 72,5 metre olmasına karar verilmiş... Beğendiniz mi ?
* Yalova İl merkezindeki bir okulda bir öğretmenin hazırladığı bir ankette  sadece romanların dini inançları sorulmuş, Roman öğrencilere verilen anketlerin imzalatılıp getirilmesi istenmiş! Haberiniz yok mu?
* Son 10 yılda sözde kentsel dönüşüm projesiyle İstanbul’da tarihi Sulukule’de oturan romanların evleri yıkıldı. Yerine rant amaçlı çok katlı binalar ve iş yerleri yapıldı. Romanlar oradan uzaklaştırıldı, yoksullaştırıldı! Doğru buluyor musunuz?
* 05 Ocak 2011 de Manisa’nın Selendi ilçe merkezinde 23 hanelik Romanlara taşlı sopalı gece yarısı baskını yapıldı! Evleri arabaları yakıldı ... Gördes’e ve Salihli’ye sürgün edildiler, siz ne yaptınız?
* 1999-2010 yılları arasında bazı milletvekili, bakan ve başbakan olan siyasiler Millet Meclisi Kürsüsü’nde birbirlerine “ Şecaat arz ederken merd-i Kıpti sirkatin söyler” dediler! Bu sözle asıl Çingenelere/Romanlara hakaret ettiler. Bu kişileri tanımak istiyor musunuz?
* İzmir’de 2010 yılında Budun Derneği Başkanı, “Romanlar imha edilmeli” dediği için savcılık dava açtı, mahkeme “beraat” dedi... Haberiniz yok mu?
“Romanım” diyen Çingene kardeşlerim; Çingene isminden kaçarak sorunlar çözülmez, değer kazanılmaz. Çingene isminden kaçmak bilgisizliktir, duyarsızlıktır, güvensizliktir! Aslını inkar etmektir! Farkına varmadan kendi toplumuna kötülük yapmaktır! Ayrımcılık yapılmasına, istenmeyen olayların yaşanmasına zemin hazırlamaktır!
“ Zararın neresinden dönülse kardır”  deyip lütfen aslınıza dönün. “Ağlarsa anam ağlar, gayrisi yalan ağlar” deyin. 45 asırlık öz kimliğinize, kişiliğinize sahip olun. Kimliğinizden utanmayın. Bu anlamda yaşlı yakınlarınıza ters düşmeyin. Çocuklarınıza ve torunlarınıza kötü örnek olmayın. “Karadutum, çatalkaram, Çingene’m. Nar tanem nur tanem bir tanem” şiirini unutmayın...”

GÜL AĞACININ ALTINA GÖMECEĞİM BİR DİLEK

İşte böyledir Mustafa Aksu; bir tanedir, Çingene mücadelesini başlatan liderdir, Türkiye Çingeneleri’nin Çeribaşısı Hıdrellez’in baharıdır. Bu Hıdrellez’de gül ağacının altına gömeceğim bir dilek; daha nice nice uzun senelere Mustafa Aksu’yu Çingeneler için mücadele ederken görebilmek.

* Avrupa Roman Hakları Merkezi Türkiye İnsan Hakları Gözlemcisi

ÖNCEKİ HABER

Ayların en zalimi Nisan bitti

SONRAKİ HABER

Suudi Arabistan'da greve çıkan inşaat işçileri konsolosa tepkili

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa