5 çobana ne oldu?

5 çobana ne oldu?

1996’da gözaltına alınan 5 çobandan 15 yıldır haber alınamıyor. Dönemin askeri yetkililerinin ‘Çobanların askerlerce öldürüldüğünü’ doğrulamasına rağmen dava dosyası mahkemenin tozlu raflarında tutuluyor. Çobanların yakınları, 2004 yılında AİHM’ye yaptıkları başvurudan çıkacak sonu

Hamza Gündüz

PKK’lilerin 24 Ağustos 1996’da Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’na düzenledikleri saldırının ardından başlatılan operasyonda Girê Berxa ve Nihala Sor bölgesinde koyunlarını otlatan köylülerden Halit Ertuş (65), Lokman Kaya (16), Süleyman Tekin, Ahmet Kozkır ve Selahattin Aşkan isimli çobanlar gözaltına alındı. 5 çobandan ogün bugündür haber alınamıyor. Çobanların Berçelan Yaylası’na götürülerek öldürüldükten sonra topluca gömüldüğü iddia edilirken, çobanların yakınları olayı dönemin Van Devlet Güvenlik Mahkemesine (DGM) taşıdı. DGM’lerin kapatılması üzerine dosya Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesine devredildi. Mağdurların Avukatı Mikail Demiroğlu, bugüne kadar hiçbir sonucun çıkmadığı dava dosyasını 16 Mayıs 2004 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı. Dava hâlâ AİHM’de sürüyor.

ASKERİ YETKİLİLER OLAYI DOĞRULAMIŞTI

Yıllarca araştırmalarını sürdüren çobanların yakınları sadece Lokman Kaya ve Süleyman Tekin’e ait kanlı elbise ve ayakkabıları bulabildi. O dönemde Hakkari’de görev yapan ve savcılık ile Meclis İnsan Hakları Komisyonuna bilgi veren dönemin askeri yetkililerinden Hüseyin Oğuz, yakalanan kişilerin çoban olduğu bilinmesine rağmen öldürüldüğünü kaydederek, çobanların öldürülmesi sırasında yaşanan telsiz görüşmelerine de tanıklık ettiğini dile getirmişti. Oğuz’un bu ifadesine rağmen hiçbir sonuç alınmamıştı.

KOMUTAN: ÇOK GEÇ KALDINIZ

Olayda babası Halit Ertuş’u kaybeden Hasan Ertuş, operasyon sonrası kendilerini köy meydanında toplayan askerlerle yaşadıkları diyaloğu şöyle aktardı: “O dönem tugayda görevli olan Yıldırım Yüzbaşıya, ‘Bırakın gidip çobanlarımıza ve hayvanlarımıza bakalım’ dedim. Bana ‘Çok geç kaldınız’ yanıtını verdi. Aradan yıllar geçti babamdan da, arkadaşlarından da bir haber alamadık” dedi. Olaydan sonra babası ve arkadaşlarını aramak için Çiyareş bölgesine gittiklerini anlatan Ertuş, “Olaydan haftalar sonra bölgeye gitmemize izin verildi. Yaptığımız bütün aramalara rağmen hiçbir ize ulaşamadık. Gördüğümüz tek şey dağlarda ayakları ve çenesi kopuk, vücutlarının bir bölümü olmayan onlarca koyundu” dedi.

OLAYIN TANIĞI VAHŞETİ BÖYLE ANLATMIŞTI

O gün aynı bölgede çobanlık yapan ve geçtiğimiz yıllarda yaşamını yitiren Ahmet Yiğit adlı çoban, o günü gazetelere şöyle anlatmıştı; “Biz taburun 5-6 kilometre uzağında hayvanlarımızı otlatıyorduk. Sabah saat 07.00-08.00 gibi 2 helikopter üzerimizde uçtu. Ardından da ateş açtı. Ben ve arkadaşım Ahmet Ateş, 1300 koyunun çobanlığını yapıyorduk. Bizim sürüyü helikopter 2-3 saat boyunca taradı. Ben ve arkadaşım bir taşın altına saklandık. 1300 koyunumuz öldü. Biz canımızı zor kurtardık. Ama diğer çobanlar bir daha dönemedi.” (Hakkari/DİHA)

www.evrensel.net