04 Şubat 2015 13:55

Kaderine terk edilen Suriyeli çocuklarda 'şark çıbanı' belirtisi

Savaştan dolayı topraklarını terk ederek Adana'ya göç etmek zorunda kalan Suriyeliler, kendi imkanları ile kurdukları derme çatma çadırlarda çamur ve çöp yığınları arasında tüm zorluklara rağmen yaşam mücadelesi veriyor. Yetkililer tarafından kaderine terk edilen Suriyelilerden özellikle kadınlar ile çocuklar birçok hastalık riski ile karşı karşıya. Kadınlar sağlık koşullarından yoksun yerlerde doğum yaparken, SES Adana Şubesi tarafından yapılan incelemede ise çocuklarda bulaşıcı "şark çıbanı" hastalığının belirtileri görüldü.

Paylaş

Suriye ve Rojava'da yaşanan savaştan dolayı Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan on binlerce mülteci tüm zorluklara rağmen kendi imkanları ile yaşama tutunmaya çalışıyor. Türkiye'de en fazla göç alan illerin başında bulunan Adana'ya göçe eden Suriyeliler, Yüreğir ilçesine bağlı Koza Mahallesi'nde buldukları boş arazi ile sokak aralarında kendi imkanları ile kurduğu derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Yaklaşık 2 yıl önce burada kurulan çadırlarda çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 15 bin Suriyeli, havaların iyiden iyiye soğumaya başlamasıyla birçok hastalık riski ile karşı karşıya kalan Suriyeliler için yaşam iyice çekilmez bir hal aldı. Son bir yıl içerisinde bir çocuğun donarak yaşamını yitirdiği bölgede diğer çocuklarında aynı kaderi paylaşması endişe ediliyor. Ayda 4 veya 5 gün çalışma şansı yakalayabilen Suriyeliler, fırsatçı iş verenlerin hedefi haline de gelmiş durumda. 

Yağmurların artması ile birlikte çamur deryasına dönen bölgede, belediyenin ilgisizliğinden dolayı çöplüğe dönmüş durumda. Belediyenin çöpleri toplamaması ve bölgeyi dezenfekte etmemesi nedeniyle Suriyeliler, birçok hastalık riski ile yüz yüze. Tuvalet ihtiyaçlarını belediyenin kurduğu birkaç seyyar tuvalet yardımı ile karşılamak zorunda kalan Suriyeliler, sıcak su ile elektrik ihtiyaçlarını herhangi bir şekilde karşılayamazken, içme suyunu ise alana kurulan iki adet çeşme ve cami musluklarından karşılamak zorunda kalıyor. Çadırlarda yaşayan mülteci yurttaşların, en büyük sorunu haline gelen sağlık ihtiyaçları İl Sağlık Müdürlüğü tarafından karşılanmadığı gibi herhangi bir sağlık taraması dahi yapılmadı. Çevrede yaşayan yurttaşların şikayetleri üzerine ve sivil toplum kuruluşlarının bölgeye gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından Adana Valiliği'nin bilgilendirmesi üzerine devriye gezen bir ambulans dışında herhangi bir çalışma yürütülmüyor

TÜRKÇE BİLMEDİKLERİ İÇİN SAĞLIKTAN YARARLANAMIYORLAR 

Çadır yaşamı özellikle kadınlar iyice çekilmez bir durumda. Hamile olan kadınların sağlık kontrolleri yapılmadığı gibi çocuklarını çadırlarda diğer kadınların yardımı ile doğurmak zorunda kalması ayrıca trajedilere davetiye çıkarıyor. Doğum yapan kadın ve çocuklar kayıt altına alınmazken, çocukların aşıları da yapılmıyor. Hastanede doğum yapmak isteyen veya tedavi olmak isteyenlerden Türkçe isimlerini yazmaları ve imza atmaları isteniyor. Ancak Türkçe bilmedikleri ve dolayısıyla imza atamadıkları için sağlık hakkından da yararlanamıyorlar.

EN ACİL İHTİYAÇLARI SÜT VE ÇOCUK BEZİ 

Yaklaşık iki ay önce ikiz bebeklerini dünyaya getiren Sara Xelil isimli kadın, Suriye'deki savaşın ardından Tel Abyad'da ekip biçtikleri topraklarını bırakarak göç etmek zorunda kaldıklarını belirterek, burada ise zor şartlarda yaşama tutunmaya çalıştıklarını söyledi. Adana'ya geldiğinden bu yana narenciye bahçelerinde çalıştığını ifade eden Xelil, yağmur yağdığında iş olmadığını, iş olduğunda da iş bitmeden ücretlerinin elçiler tarafından verilmediğini kaydetti. 4 yıldır evli olduğunu ifade eden Xelil, 4 yıldır çocuğu olmadığını ancak Türkiye'ye geldikten sonra ikizleri olduğunu dile getirerek, çocuklarının olmasından duyduğu sevinci yaşamadığını ve çocuklarının geleceği için endişe ettiğini aktardı. Tek temennisi tekrar topraklarına dönmek olan Xelil ve diğer annelerin en acil ihtiyacı ise süt ve çocuk bezi. 
Kemliyê Şex Rahman isimli kadın ise, yere serecek halıları dahi olmadığını ifade ederek, çadırların su aldığını ve çocuklarının soğuktan bronşit olduğunu söyledi. 7 çocuk annesi Meryem Âvdal ise, eşinin çalışamadığını ve evin geçimini sadece kendisinin sağladığını belirtti. İşe gittiğinde çocuklarını tek başına çadırda bırakmak zorunda kaldığını ve bu durumun kendisini sürekli endişelendirdiğini söyleyen Rahman, kendisi gibi diğer annelerinde çocuklarının kaçırılmasından endişe duyduklarını vurguladı. 

ÇOCUKLARDA ŞARK ÇIBANI BELİRTİSİ 

Çadırlarda inceleme yapan Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şube Başkanı Tekin Müjde, yaptıkları inceleme sonucu çocuklarda "şark çıbanı" hastalığının belirtileri olduğuna dikkat çekerek, "çeçe sineği'" denen sineğin sokması yoluyla ortaya çıkan hastalığın bulaşıcı olduğunu ve Adana'da uzun yıllardır görülmediğini söyledi. (Adana/DİHA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

‘Ezidi kadınlar Türkiye’de satılıyor’ iddiası Meclis gündeminde

SONRAKİ HABER

Marmara'da sıcaklıklar mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üzerinde olacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa