Mekke üçlüsünün cemaziyelevveli*
Öyle bir ittifak kuracaksın ki ‘kutsal’ olsun. İmzaların Riyad yerine Mekke’de atılması dahice. Bir de günlerden cumaysa, anlaşma hepten ‘mübarek’ olur. Üzerine bir de Kabe’de umre yaparsan nur halkası büyür. Mekke üçlüsünün hikmetini anlatmaya besmeleyle başlar, salavatla bitirirsin.
Öyle müttefiklerden seçeceksin ki caydırıcı olsun. Nükleer silahlarıyla Pakistan zekice bir seçim. Gerçi Afganistan’ı bile caydırmıyor ama olsun. SİHA’larıyla göz dolduran NATO üyesi Türkiye de çok iş görür. Gerçi İran savaşında 42 adet MQ9 Reaper kaybeden ABD’nin SİHA’ları ne kadar caydırdıysa Bayraktar TB2 ve Akıncılar da o kadar tırsma etkisi yapar. Bir de şu Yemenliler yok mu, onların tırsma melekeleri alınmış, korku kalplerinden silinmiş. Suudi liderliğinde 10 cengaver ülkenin havadan ‘kararlılık fırtınası’, 8 yıl boyunca yalınayak Yemenlileri caydırmadı. Bir umut, Mekke üçlüsünün verdiği güçle, 15 ülkenin “Evet, neden olmasın” diyerek katılım sözü verdiği deniz koalisyonu, bu sefer, Kızıldeniz’de Yemenlilere ders olur. İngiliz-Amerikan donanmalarının hışmı yetmemişti, kim bilir ‘okunmuş muskalı’ ordular yeter! İsrail’in Tevrat’ın ayetleriyle yağdırdığı füzeler de yakıp yıktığıyla kaldı. Biz de bir alemiz, kutsal kitapla uğurlanmayan ordu mu var sanki!
Öyle bir pakt kuracaksın ki kimseye karşı olmayacak.
Amerikan güçlerine üs vermişsin, limanlarını tahsis etmişsin, hava sahasını açmışsın. Bu sayede komşun yakın mesafeden darbelenmiş; yani saldırgan için kamilen ev sahipliği yapmışsın. Sonra da misillemelerin hedefi olmuşsun ama yine de bu dehşet curcunanın tam ortasında ittifak kurmuşsun. Yine de “İran’ı hedef almıyor” diyorsun. Mademki İran’a karşı değil, o halde ‘İslam’ın gücüne onlar da girsin. Bildiride geçtiği üzere üçlü anlaşma tarihi bağlar, kardeşlik ilişkileri ve ortak İslami dayanışma ruhuna dayanmıyor muydu? Bakınız İranlılar füzeleriyle küresel devin mühimmatını tükettiler, lojistik krize sürüklediler; gelsinler, dans eden füzeleriyle Mekke paktını kanatlandırsınlar. Belki Mekke’nin şanına döne döne vuran bir ‘Mevlevî’ füze bile yaparlar!
“Her şey zıddı ile kaimdir” derler! Kim inanır ittifaka, bir düşmanı yoksa. Gazze soykırımı sırasında İsrail’e Ceyhan’dan petrol basıp, ticaretin üzerine örtü atıp Galata Köprüsü’nde Filistin’e ağıt yakan pazarlamacı tayfa “Artık İsrail korksun” diye başlıyor söze. Suriye’nin yıkımı başta olmak üzere İsrail için çevre temizliği yapan ve ona stratejik derinlik kazandıran Amerikan müttefiklerinin aklı evvel sözcüleri, üçlü ittifakın hedeflerini de İsrail’le maskeliyor. Ama bu konuda Türkler yalnız; Suudiler onlarla aynı kaptan yemiyor, içmiyor.
Evet İsrail tarafı bu hikayeyi satın almaya hazır tüccarlarla dolu: “Bu ittifak kesinlikle İsrail’e karşı.”
İttifakı kuranların hepsi Amerikan müttefiki olmasaydı iyiydi. Onlarca yıldır yüksek bir sadakatle bölgesel savaş ve müdahalelerde sundukları çözüm ortaklığı, hikayenin yok satmasını engelliyor!
Senaryo hatalı; dumura uğramış yazar.
Bağlam, zamanlama, ittifak ilişkileri ve iç sesleri “Hedef İran’a karşı caydırıcılık oluşturmak” dese de İranlılar, bu düşmanlığı satın almıyor. İsrail’in yakıtı düşmanlıktan geliyor; onların “bize” karşı çıkarımı işlevsel. İran’ın bunda bir çıkarı yok. Herkes zarların hileli olduğunun farkında.
Üç ülkeden birine yapılan saldırıyı tümüne yapılmış sayan bir ittifak için “Kimseye karşı değil” dediklerinde mevcut ve müstakbel düşmanlıkları sırtlandıkları gerçeğini örtebileceklerini sanıyorlar. ‘İslam’ın gücü’ potansiyel olarak Gazze’de soykırıma karşı en ufak bir caydırıcılık oluşturmadı. İran ve Yemen’e saldırılarının nedenini bilmek için de allameicihan olmaya ne hacet.
‘Ümmetin gücü’ üç güzide ortaktan fazlasını hak ediyor, değil mi?
Ne var ki Mekke paktı aynı zamanda İslam aleminin içindeki çelişkileri de açığa vuruyor. Mesela Mısır’ın yan çizmesi illetle doğduğunun resmidir. Halbuki aylardır Mekke üçlüsü değil Riyad dörtlüsü bekleniyordu. Kahire ortaklık görüşmelerinde halkanın içindeydi.
Mısır’ın yokluğunun nedenlerine dair birbirini nakzeden iki izahat geliyor. İkisi de özünde aynı fotoğrafı resmediyor. Ortak çıkarları harmanlayarak ittifak sinerjisi yaratma kabiliyeti yok. Halbuki herhangi bir anlamlı ittifak çıkar birliği kadar çelişkileri emme ve çıkar çatışmalarını yönetme yeteneğine bağlıdır.
Kahire merkezli Meda’ya konuşan yetkililerin değerlendirmelerine bakılırsa Mısır’ın mazereti şöyle:
• Anlaşma aynı zamanda Suudi öncülüğünde siyasi bir bloktur. Mısır’ın buna taraf olması hareket alanını daraltır.
• Arap dünyasının dışına taşan bir ittifak Mısır’ın işine gelmiyor.
• Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’la ilişkileri önemsiyor. Türkiye ise Doğu Akdeniz ve Ege’deki denklemde elini güçlendirmek istiyor. Bu Mısır’ın çıkarlarına hizmet etmiyor.
• Pakistan’la ittifak, Mısır’ın Hindistan’la ilişkilerine zarar verir.
• İttifak, Mısır’ın Körfez’de gözettiği dengeleri de bozar. Mısır, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki rekabette taraf olamaz.
• Ayrıca Körfez’in ABD’den uzaklaşarak yeni bir güvenlik düzenine yönelmesi gerçekçi değil.
• Türkiye ve Pakistan, ABD’nin yerini alamaz; Suudi Arabistan da 1990’da Kuveyt’in ırak tarafından işgali türünden büyük bir tehditle karşılaşırsa Türkiye ve Pakistan’a güvenemez.
Suudi kaynaklar ise tam tersi Mısır’ın ittifaka Riyad’ın itirazı yüzünden alınmadığını öne sürüyor. Fakat aslında madalyonun öteki yüzünü tarif ediyorlar.
Middle East Eye’ye konuşan Suudi kaynaklara göre mesele Kahire’de resmedilenden farklı:
• Türkiye, Mısır’ı pakta dahil etme yönünde çok çaba harcadı ama Suudiler ‘şimdilik hayır’ dedi.
• Riyad 2013’te İhvan’a karşı darbeden sonra 25 milyar dolar akıtarak finanse ettikleri Abdülfettah Sisi’den memnun değil.
• Mısır, onlar için eskisi kadar stratejik ve askeri değer arz etmiyor.
• Mısır devasa mali desteğe rağmen Suudilerin Yemen savaşına desteği göstermelik kaldı. İran’la gerilimde de beklenen sadakati göstermedi.
• Buna karşın Sisi, Güney Yemen’deki ayrılıkçılara destek vererek Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehdit eden Emirliklerle meyletti. Mısır, İran misillemeleri sırasında BAE’ye savaş uçakları gönderirken Riyad’ı göz ardı etti. Mısır Suudi Arabistan’a bağımlı ama nankör!
• Türkiye savunma sanayisi ve askeri tecrübesiyle ittifaka güç veriyor; Pakistan nükleer silahlarıyla ittifaka caydırıcılık kazandırıyor ama Mısır’ın katma değeri sınırlı.
Bu yapbozda iki tarafın da işaret etmediği bir parça olabilir: Mısır, İsrail’in yanı başında kırılgan sınırlara sahip bir devlet. Mısır, Tel Aviv’de “Bu bize karşı bir ittifak” diye tutturan siyonist azgınlığı dikkate alıyor.
Esasen Mısırlıların da yarın bir gün konuşacağı başka çelişkiler var. Şimdi memnun etmeye çalıştıkları Emirliklerin bölge siyasetinde Mısır’ı tehdit eden çok fazla unsur mevcut. Birkaç örnek:
• Emirlikler, Büyük Rönesans Barajı ile ilgili anlaşmazlıkta Mısır’a değil Etiyopya’ya destek oluyor.
• Emirlikler, Sudan’da Hartum yönetimine karşı savaşan ‘hızlı destek güçleri’ni destekliyor. Sudan’ın zayıflaması Nil denkleminde Mısır’ın yalnız kalması demektir.
• Emirlikler İsrail’le birlikte Somaliland’i Somali’den koparıyor; bu da Kahire’nin kırmızı çizgilerine giriyor.
• Gazze’de doğrudan Mısır’ı ilgilendirdiği halde Emirlikler, İsrail’in askeri kapasitesini güçlendirecek ortaklıklar geliştiriyor.
Bugünlük Sisi daha fazla para verene gidiyor. Emirliklerin Mısır’a yatırımı Suudilerinkinden yüzde 50 fazla.
Riyad nazlanırken, Ankara Mısır’ı ittifakta görmek için sabırsızlanıyor.
Basit bir hesapla; Mısır ittifaka girerse belki Libya’daki Türk askeri varlığını sorun etmekten vazgeçer. En önemlisi Mısır’la ittifak kurulursa Doğu Akdeniz ve Ege’deki denklem Türkiye’nin lehine döner. Fakat bu beklenti, Kahire’deki frenin de nedeni. Ayrıca bunlar Suudi Arabistan’ın öncelikleri arasında değil.
Bütün bunları sıfırlayacak gerçeğe gelirsek; bu ittifak, korku içindeki Suudilerin derdine deva olmadığı gibi adını koymadıkları düşmanın dilini lal, gözünü kör etmez.
*Bir kişinin gizli veya kusurlu geçmişi
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et