Mülkiyet illüzyonuna karşı korsan şapkaları
Fiziksel medya yıllar içinde kaset, disket, video kaset, CD, DVD ve Blu-ray gibi farklı biçimlere girdi. On yıllar boyunca ses, video ve verinin aktarımının yaygın metodu fiziksel medya idi. Internet hızlarının ses video ve veri aktarımı için makul seviyelere ulaşması neredeyse tüm fiziksel medyayı yaygın kullanım alanları açısından gereksiz hale getirmişti zaten. Müzik alanında kaset ve CD yerini önce MP3 çalarlara ardından da Spotify gibi servislere bıraktı. Video alanında önce devasa VHS kasetleri CD’ler elimine etti, CD’leri DVD’ler. DVD’ler Blu-ray’e, Blu-ray ise Netflix ve Prime Video gibi servislere yenik düştü. Video oyunların aktarımında ise kasetler ve disketleri sırasıyla CD, DVD ve Blu-ray izledi. Yıllar içinde Steam ve Playstation Store gibi dijital mağazalar fiziksel medyaya karşı galip geldi.
Ölmekte olan fiziksel medyanın tabutuna son çivilerden birini halihazırda en büyük fiziksel medya üreticisi ve dağıtıcısı şirketlerden biri olan Sony çaktı. 2028’den itibaren oyunlarını sadece dijital formatta dağıtacağını açıkladı. Yanılsama olmasın fiziksel medya genel kullanım açısından dijital servislere kıyasla kullanışsız ve çoğunlukla da dezavantajlı bir metot. On yıllar boyunca hayatta kalabilmesinin ana sebebi fiyat/performans/kullanışlık grafiğinde daha iyi konumda başka bir yöntemimizin olmayışıydı. Ancak bu dijital servisler her şeyiyle fiziki medyadan iyi anlamına gelmiyor. Dijital servisler sadece aktarım ortamını değil kültür, sanat, eğlence vb. her türden içeriğe okur, izleyici, oyuncu vb. olarak sahip olmanın modelini de değiştiriyor.
Faili yine Sony olan güncel bir vaka ile biraz daha açalım. Sony, Birleşik Krallık’taki kullanıcıları için 1 Eylül’den itibaren yayın hakları Studio Canal’a ait videoları “satın alanların” kütüphanelerinden kaldırılacağını açıkladı. Kütüphanelerden kaldırılacak 551 içerik arasında Terminatör 2 ve Pan’ın Labirenti gibi büyük yapımlar da var. Bu Sony’nin ilk kütüphaneden “satın alınmış” içerik silme vakası değil. Sony 2023’te Discovery ile lisans anlaşması yapamadığından 1318 bölüm Discovery içeriğini kullanıcıların kütüphanelerinden kaldırmıştı. Yine Sony 2022’de Almanya’da hakları Studio Canal’da olan 314 içeriği yayından kaldırmıştı. Örnekleri Sony’den versek de Sony bu konuda yalnız değil. GOG gibi bazı istisnalar dışında neredeyse tüm dijital içerik “satın almalarımız” gerçekte satın alma değil, kütüphanemizde durmaya devam edip etmeyecekleri şirketlerin keyfine kalmış belirsiz süreli birer kiralama. Bu kiralama modelinin fiziksel medyanın özellikle konsol oyunları alanında oluşan ikinci el pazarını ortadan kaldırıyor olmasının da sürecin pratik bir bonusu değil şirketlerin doğrudan hedeflerinden biri olduğunu da görmek gerekiyor.
Bu satış görünümlü kiralama modeli ortalama kullanıcı için büyük bir sıkıntı yaratmayabilir. Ancak meseleye kültür ve sanat ürünlerinin arşivlenmesi, korunması ve geleceğe aktarılması açısından bakıldığında fiziksel medyanın ölümü ciddi bir sıkıntı. İşin PC tarafında GOG gibi DRM kopya koruması içermeyen, içerik mağazadan kaldırılsa bile arşivinize kalması garanti altına alınabilen istisnai mağazalar mevcut. Ancak bu istisnai mağazalar dışında hem PC hem de konsol tarafında dijital mağazalardan satın alınmış oyunları koruyabilmenin “korsan” dışında bir yolu bulunmuyor. Bu “korsan” bile her oyunu saklamak açısından çözüm değil. Özellikle çevrimiçi sunuculara dayalı oyunlarda, oyunun hak sahibi şirketin oyundan vazgeçerek sunucuları kapatması “satın aldığınız” oyunu işlevsiz bir veri yığınına çeviriyor.
Ağırlıkla oyun mağazaları üzerinden ele almış olsak da bu süreç neredeyse tüm dijital mağazalarda benzer. E-kitap, film, dizi, oyun… Hemen hepsi satın alma görünümlü kiralama. İçeriklerinizin varlığı şirketlerin iki dudağı arasında. Arşivleme, geleceğe aktarma, kültürel mirasın korunması gibi tartışmaların şirketlerin umurunda olmadığı ortada. Bu tartışmaları umursayanlara kalan tek makul seçenek ise çekmecelere kaldırdığımız korsan şapkalarını ve göz bantlarını çekmecelerden çıkartıp takmak gibi görünüyor.
Evrensel'i Takip Et