26 Mart 2026 00:14

Yalan ve riya en çok kime mülk!

Çok söz vardır yalana dair. Vicdansız denir kimilerine, onur yoksunu, kalleş, gammaz, istismarcı, riyakar, hain vb. gibi tümü de kötülüğün, yobazlığın, bencillikte ve alçaklıkta sınır tanımamanın, kendi çıkarı için başkasının “Kanına ekmek doğrama”nın farklı türden ifadeleridir. Anlam ortaklığı vardır. Günlük yaşamda ve politik alanda, kimi zaman “Aynı kulvarda yol alanlar”ın bazısının da dahil olduğu; ama genellikle farklı çıkarlara, farklı düşüncelere, farklı politikalara sahip olup bu çıkar, düşünce ve politikalarına destek oluşturmak isteyenlerin birbirlerine karşı, yerli-yersiz kullanmaktan kaçınmadıkları ifadelerdir bunlar. 

Bunlara, “bölücü”- “terörist”- “haşhaşi”- “meczup”- “yobaz” gibi onlarca ancak politik ve ayrımcı, tanımlayıcı-işaret edici kavram eklenir. İsteyen bunlara onlarca başkasını ekleyebilir. Türkçede de Kürtçe ve Arapçada da ve başkaca dillerde de bulunur bunlar. Ancak Türkçenin bu bakımdan zengin olduğu yine de söylenebilir.

Bunun nedeni üzerine, taraflı, ön yargılı ve peşinen suçlayıcı olmamak kaydıyla akademik incelemeler yapılsa, yararlı bile olabilir.

Bu kadar çok sayıda ve hemen tümü suçlayıcılık içeren sözcüğü-kavramı burada sıralamanın nedeni, bunların günlük yaşamda birbirleriyle anlaşamayanların birbirlerine karşı haklı-haksız  şekilde kullanılmalarından çok, tekelci gericiliğin politik-ideolojik borazanlığını yapanların, çeşitli adlar altında kurumsallaşmaları da gerçekleştirerek, muhaliflerine, talepleri için mücadeleye yönelip çeşitli araç ve yöntemlerle zulme, egemen aygıt şiddetine karşı ayakta durmaya çalışanlara karşı, çok rahat-çok serbest ve çekincesiz kullanmalarıdır.

Ekonomik duruma, uluslararası gelişmelere, sömürülenlerle sömürenler arasındaki ilişkilere dair gerçeklerin üstünü örtüp, ardından ülkenin en değerli arazilerini, koylarını, maden yataklarını, sanayiye yönelik tarımsal ürün potansiyellerini uluslararası ve iş birlikçi kapitalist tekellere peşkeş çekip yağmadan aldıkları payla, bugünlerini değil sadece kaçıncı göbekten gelecek kuşaklarını da zenginliğe boğanlar, bu politikalarını ve pratiklerini örtmek için, karşıtlarına yukarıdaki türden suçlamaları yöneltirler.

Ne ki, öylesi koşullarda yaşanmaktadır ki, en katmerli örtülerle saklanmaya çalışılan suçlar dahi ‘çarşaf çarşaf’ sokaklara saçılmaktadır. Epstein belgelerinin, daha önce Wikilex belgelerinin ve kim bilir daha benzeri türden başka merkezileştirilmiş çirkeflik, çürümüşlük, casusluk, hırsızlık, gaspçılık, yağma ve talan anlaşmaları, ülkelerin kaynakları ve “millet”i- “milletleri”yle nasıl pazarlandığının yüz binlerce, milyonlarca sayfalık kanıtları piyasaya tahvil edilmiştir. Savaşlar örtü olarak kullanılmakta, on binlerce insanın katledilmesi, daha fazlasının sakat bırakılması, saldırılan ülkelerin altyapılarının, değerli maden ve metal, enerji ve su kaynaklarının tahrip edilmesi, bin türlü yalanla örtülerek haklı gösterilmeye çalışılmaktadır.

Türkiye’de olduğu türden, yaşanan zulmü, sömürü ilişkilerini, en büyükleri başta olmak üzere sermaye tekelleriyle iktidar burçları ve tabyalarında konumlanmış olanların açlık, yoksulluk, işsizlik ve savaş politikalarındaki sorumluluğunu açık eden, eleştiren, gizlenen suçları belgeleriyle ortaya çıkaran devrimci gazeteciler, yazarlar, ileri işçiler, demokrat devrimci ve sosyalist politikacılar, bin türlü uydurulmuş suç isnadıyla susturulmaya çalışılmakta; birçok gerçeği gördüğü halde henüz mücadeleyi göze almamış yığınları aldatıp yedeklemek için yalan üstüne yalan söylenmekte, düzenin şiddet kurumlarıyla yargı cihazının eylemleri haklı gösterilmeye çalışılmaktadır. Göz önündeki bir olayın haberini yapan gazeteciler ya da bir protesto sırasında Saray rejiminin politikalarını eleştiren genç-yaşlı herhangi biri yaka paça gözaltına alınıp “Halkın bir kısmını diğer kısmına karşı kışkırtmaya kalkışmak”la suçlanırken, iktidar payandası propaganda aygıtının yobaz taifesinin mezhep ve millet ayrımcılığıyla her gün kin kusması alabildiğine serbest olabilmektedir. Yeni Şafak başta olmak üzere Saray rejiminin düzeninden nemalanan gazetelerde, Yusuf Kaplan gibi yazarlar, Ehl-i Sünnet, İslâm’ın özü, özsuyudur. Şiilik dahil, Ehl-i Sünnet’in dışındaki bütün oluşumlar, icattır, bidattır, sonradan zuhûr etmiş oluşumlardır diye fetva kesip, Sünni’lik dışı inanç kesimlerine karşı kin ve hatta şiddet üretimini serbestçe sürdürmektedirler.

Bunlara, sözüm ona laisist ve hatta “solcu”, Yunanlılar, Ermeniler, Rumlar, Kürtler söz konusu olduğunda şoven milliyetçilikte bayrak yarıştıran, NATO’cu, gizli ABD’ci “muhalif yobazların beyaz Türk “üst kimliğisafsatası eklenir. Küfürde ve aşağılamada özgürdürler! Cehalete karşı savaştıklarını iddia eder, ancak milliyetçi önyargı ve hurafeleri işlevli tutmak için cansiperane savaşmaktan geri durmazlar!

Birbirleriyle karşıt konumda görünen bu iki takımın kalem-söz silahşorlarının en önemli malzemesi yalan, riya ve çarpıtmadır. Aralarından bazısı ara-ara, ya da menfaati gerektiriyorsa daha sık olmak üzere, kardeşlikten, birlik ve beraberlikten de söz eder. Ne ki her iki cenahın bu madrabazlarının, örneğin işçilerin, kent kır emekçilerinin kendi talepleri için birleşip sömürü ve baskı sistemine karşı, ondan kurtulmak hedefiyle mücadeleye atılması gibi bir istemi, bir düşüncesi olmaz. Aksine, böylesi bir bilincin oluşumu ve böylesine kitlesel kurtuluş ordularının oluşması, bağlandıkları sistemin çöküşüne götüreceği için, önlem cephesinde sıralanmaktan geri durmazlar. Bu tutumlarını da örtmek için başlıca malzemeleri ise riya ve yalan olur.

Yüzde doksan dokuzu yalan ifadesi bu iki cenahın hilebazlarının sözleri ve özleriyle isabetli bir uyum içindedir. İşçiler ve diğer emekçiler, ulusal köken, din ve mezhep vb. ayrımlara takılmadan mücadelede birleştikleri oranda, tek tek işletme ve fabrikalarda yaşanan protesto, iş bırakma vb. gibi eylemleri kendilerinin çalışma ve yaşam alanlarında da gerçekleştirmeyi başardıklarında, karşılarındaki barikatların bu yalancı- ikiyüzlü malzemecilerini de boşa düşürmüş olurlar. Gereklidir, çünkü başka türlü ilerlenemez. 

A. Cihan Soylu

Yalan ve riya en çok kime mülk!
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et