Türkiye kapitalizminin 8 milyar dolarlık yeni damarı: İstanbul Kuzey Demiryolu (INRAIL) Projesi
Emperyalist bloklar arasındaki rekabetin yoğunlaşmasına bağlı olarak dünya coğrafyası -askeri operasyonlar ve finansal mekanizmalar dışında- ticaret koridorları aracılığıyla yeni tür stratejik ortaklıklara ve paylaşım planlarına sahne oluyor. Sermaye ihraç eden kapitalist merkezler, küresel tedarik zincirlerindeki üstünlüğünü korumak için bir veya birden çok meta dolaşım kanalı ve lojistik güzergâh tasarlayarak ülke kampları yaratmaya çalışıyor.
Çin’in Kuşak-Yol Projesi, ABD öncülüğündeki Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) Projesi, Avrupa Birliği tarafından başlatılan Küresel Geçit Projesi, Türkiye ve Irak arasında planlanan Kalkınma Yolu, Türk Devletleri Teşkilatı ile Türkiye’nin yer aldığı Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor Projesi, son olarak yine ABD öncülüğünde düğümlenen Zengezur Koridoru olmak üzere dünyada koridor ve yol enflasyonu var denilebilir.
Kısa ve orta vadede yüz milyarlarca dolarlık ticaret hacmini temsil eden meta dolaşım kanalları küresel kapitalizmi dinamik kılan bir faktör olduğu kadar, emperyalist sistemdeki çelişkileri ve kamplaşmayı hızlandırıcı özelliğe sahiptir. Sermayenin ticaret koridorları aracılığıyla yeniden merkezileşmesi ve mekânsallaşması jeopolitik ve jeoekonomik açıdan Türkiye’yi de yakından ilgilendirir. Türkiye, IMEC haricinde, transit yük taşımacılığında karayolu ve demiryolu trafiğinde lojistik kavşak niteliğine sahip olup, Ulaştırma Bakanı’nın ifadesiyle “21 ülkeye doğrudan bağlanan ticaret omurgası”dır.
Ulaştırma Bakanlığı’nın 2026 yılı Bütçe Sunumunu incelediğimizde iki koridorun Avrasya lojistiğinde ön planda yer aldığını görüyoruz: Çin-Türkiye-Avrupa güzergahlarını kapsayan Orta Koridor ve Kalkınma Yoludur. Bunlara ilaveten Zengezur Koridoru Anlaşması ile birlikte ise 224 km uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Projesi de önem kazanıyor. Koridor haritaları eşleştirildiğinde ise Kars, Kocaeli ve İstanbul demiryolu taşımacılığında öne çıkan lokasyonlar.
Ulaştırma Bakanlığı
Demiryolu taşımacılığının yük taşımacılığı maliyetlerini düşürmesi nedeniyle bu alana daha çok yatırım yapılıyor. Demiryolu yatırımlarının ulaştırma yatırımları içindeki payı 2013 yılında yüzde 33 iken 2023 yılında yüzde 53’e, 2024 yılında ise yüzde 55’e yükselmiştir. Bakanlığın ulaştırma sektöründeki 488 milyar liralık toplam yatırımının 250,5 milyar lirası demiryolu yatırımı olup, Türkiye kapitalizmi koridorlar ve demiryolları aracılığıyla küresel meta dolaşım kanallarında söz sahibi olma iddiasındadır.
Türkiye’nin pandemiden bu yana sürdürdüğü küresel tedarik zincirinde ‘stratejik ülke’ pozisyonunu güçlendirmeye dönük yeni yatırımlarından bir tanesi “İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi” (İstanbul North Rail Crossing Project / “INRAIL”) Projesidir.
Ulaştırma Bakanlığı, INRAIL Projesini İstanbul’un Avrupa ve Asya yakalarını birbirine bağlayan, yüksek kapasiteli ve ağır yük taşımacılığına uygun demiryolu bağlantısının tesis edilmesini hedefleyen stratejik altyapı girişimi olarak tanımlıyor. Bu proje ile Türkiye’nin kıtalararası demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi ve ülke genelindeki lojistik ağların artırılması amaçlanıyor.
INRAIL Projesinin güzergâhı, Çayırova İstasyonundan başlayarak Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden devam etmekte ve Çatalca İstasyonunda sona ermektedir. INRAIL Projesinin en önemli özelliği, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden yüksek kapasiteli demiryolu bağlantısının oluşturulmasıdır. Böylelikle Türkiye’nin en yoğun hava trafiğine sahip iki havalimanı olan İstanbul Havalimanı (Avrupa yakası) ile Sabiha Gökçen Havalimanı’na (Asya yakası) yüksek standartlarda demiryolu bağlantıları sağlanacaktır.
Ulaştırma Bakanlığı
INRAIL Projesinin temel amacı Orta Koridor hattı boyunca Türkiye’nin bölgesel lojistik üs olarak konumunu pekiştirmektir. Bu kapsamda İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı arasında demiryolu hattının yapılması ile kara yük taşımacılığının hava yük taşımacılığına entegrasyonu artırılarak, ticaret hacmi yükseltilecektir. Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyinin (ACI Europe) 2024 Yıllık Trafik Raporu’na göre İstanbul Havalimanı Avrupa’nın en yoğun hava kargo havalimanı olup -bir önceki yıla göre yüzde 39,6’lık artışla- 1,97 milyon ton kargo elleçlenmiştir. 2023 yılı itibarıyla İstanbul Havalimanı’nın Türkiye'nin ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkısı 24,2 milyar dolardır ve bu rakam -2023 yılı rakamlarıyla- milli gelirin yüzde 2,2’sine karşılık gelmektedir.
Hava-kara kargo ve yük taşımacılığının hacmini büyütecek INRAIL Projesinin kıtalararası bağlantı sağlayacak oluşu, projeye farklı uluslararası finans kurumlarından kaynak aktarımını sağlamaktadır. 126 kilometre uzunluğunda olması planlanan, mevcut altyapıdan bağımsız yeni (“greenfield”) çift hatlı demiryolu hattının inşasını hedefleyen projenin yaklaşık maliyeti için Asya Kalkınma Bankası Başkanı Masato Kanda 8 milyar dolar rakamını telaffuz etmektedir.
Dünya Bankası tarafından “Türkiye Orta Koridor Demiryolu Geliştirme Projesi” de olarak anılan “İstanbul Kuzey Demiryolu Projesi” için Asya Altyapı Yatırım Bankası tarafından 1,5 milyar dolarlık, Dünya Bankası tarafından 660 milyon dolarlık kredi hazırlık ve inceleme sürecindedir. Bu kurumlar dışında projenin finansmanında uluslararası kalkınma bankalarından İslam Kalkınma Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu da rol alacaktır.
INRAIL Projesinin küresel meta mübadelesindeki rolü finansman çeşitliliğini de artırmaktadır. Öngörülen bitiş tarihi 2030 senesinde tamamlandığında Irak Kalkınma Yolu, Orta Koridor, Halkalı-Kapıkule ve Divriği-Kars-Gürcistan hatlarıyla bağlantılı bir şekilde kesintisiz demiryolu ağı inşa edilmiş olacaktır.
INRAIL Projesinin kesintisiz demiryolu ağları aracılığıyla Zengezur Koridoru ile birleşmesi Trans Kafkasya, İç Asya ve Ortadoğu’daki ekonomik, siyasi ve askeri dengeleri etkileyecek, şayet ABD’nin planlarına göre ilerlediği takdirde Hazar Denizi’ni Akdeniz’e ve Basra Körfezi’ne bağlayacak, Ermenistan, Türkiye, Azerbaycan, İran ve Gürcistan hattındaki jeopolitik dengeleri değiştirecektir.
ABD’nin Kafkasya’daki hegemonyasını güçlendirmek için giriştiği Zengezur Koridoru projesi sıradan bir ticaret koridoru değildir. “Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Yolu” (TRIPP) olarak adlandırılan koridorun işletmesi anlaşma uyarınca 99 yıllığına ABD’ye verilmekte, ABD’nin koridor ölçeğinde askeri üs kurması ve birlik konuşlandırması mümkün hale gelmektedir. ABD bölgede ticaret, enerji, iletişim alanlarını doğrudan kontrol edebilecek konuma kavuşacaktır. İsrail’in uzun zamandır Azerbaycan üzerinden İç Asya’ya açılma girişimleri de göz önüne alındığında, Batı emperyalist blokunun Çin’i “Hint-Pasifik Havzası” olarak adlandırdıkları alandaki sıkıştırma ve geriletme girişimlerini Zengezur Koridoruyla devam ettikleri söylenebilir. Zengezur Koridorunun uzun vadedeki ticari ve siyasi potansiyeli ve lojistik bağlantıların Avrupa’ya erişimi INRAIL Projesinin akıbetine bağlı diyebiliriz.
Bu doğrultuda Türkiye, Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesine doğrudan demir yolu bağlantısı yapmayı amaçlayan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Projesi için yaklaşık 2,4 milyar avro tutarında “yeşil finansman” sağladı. Projenin finansmanına ilişkin anlaşmalar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Japon MUFG Bank liderliğindeki kreditörler arasında imzalandı. Finansmana İsveç ve Avusturya’nın ihracat kredi kuruluşları EKN ve OeKB ile İslam Kalkınma Bankası bünyesinde faaliyet gösteren İslam Yatırım Sigortası ve İhracat Kredisi Şirketi garantisi altında çeşitli uluslararası bankalar ve kurumsal yatırımcılar da katıldı.
Türkiye, uluslararası ve bölgesel transit ticaretteki coğrafi avantajını sonuna kadar kullanarak ve kullandırarak emperyalist iş bölümündeki pozisyonunu güçlü ve diri tutmaya çalışmaktadır.
Ulaştırma Bakanlığı
Son not olarak şunu da belirtebiliriz: INRAIL Projesi Marmara bölgesini de doğrudan etkileyecek bir altyapımı yatırımıdır. Demiryolu güzergahında yer alan yerleşim alanlarında emlak spekülasyonları artarak yeni kent rantının ortaya çıkışı kaçınılmazdır. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu verilerine göre Marmara bölgesinde 75’i işletme aşamasında olmak üzere toplam 98 organize sanayi bölgesi yer almaktadır. INRAIL Projesini Marmara havzası açısından önemli hale getiren etkenlerden biri budur. Kanal İstanbul’un akıbetini de buna göre düşünmek gereklidir.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et