22 Şubat 2026 00:25

Emperyalizm ve Türkiye'de özelleştirmelerin anatomisi: 73,5 milyar dolarlık satış

Lenin’in “Notebooks on Imperialism (Emperyalizm Defterleri)” eserinde görüldüğü üzere emperyalizmin temel dinamikleri politik ekonomik ögelerdir: Tekelci kapitalist piyasa, finans-kapitalin hakimiyeti ve sermaye ihracı. Bunlar aynı zamanda emperyalizmi sömürgecilikten ayıran kıstaslar. Bu noktalardan hareketle bir ülkenin emperyalist sistemdeki konumuna dair görüş geliştirilebilir. Emperyalist metropoller net sermaye ihracatçısı olarak merkez ekonomi konumundayken, net sermaye ithalatçısı olan ülkeler “bağımlı” pozisyonda.

Bağımlılık kavramı konusunda şu notu düşmek gerekiyor: Bağımlılık, dünya ekonomisinin tüm ögeleri için geçerli olan çok yönlü etkileşim olgusundan farklı. Bağımlılık, emperyalist sistemin asimetrik özelliğinin sonucu; merkezden çevreye uzanan etkilerin çok daha başat ve belirleyici olmasını açıklıyor.

Büyük ölçekli özelleştirme programları bu bağlamda bir ülkenin küresel kapitalizme entegrasyonunu sağladığı kadar, o ülkenin uluslararası iş bölümü üzerinden nasıl konumlandırıldığını da belirliyor. Büyük ölçekli özelleştirme programlarının dünyada ve Türkiye’de başta doğal tekelleri hedef alarak stratejik değere sahip hizmetleri ve kurumları uluslararası sermayenin mülkiyetine geçirmesi, meta dışı alanları metalaştırarak mübadele ilişkilerine dahil etmesi, bunu mümkün kılacak bürokratik-teknokratik düzeneği devlet mimarisinin merkezine gömülü hale getirmesi, emperyalist iktisadın temel hareket prensibi.

Özelleştirmeleri tam da bu bağlamda sadece birer ekonomi politikası olarak değil, sermaye rejiminin bütünlüklü bir reaksiyonu, bir sınıf stratejisi (neoliberalizm) olarak düşünmek gerekir. Örneğin Alejandro Colas’a göre özelleştirmeler dünya kapitalist sisteminde 1973’ten sonra ortaya çıkan krize gösterilmiş tepki olarak düşünülmeli. 1980’lerden itibaren İngiltere’den Latin Amerika’ya, apartheid sonrası Güney Afrika’dan Türkiye’ye kadar birçok yerde yaşanan özelleştirme dalgalarında, üretken kamu varlıkları kamu mülkiyetinden özel mülkiyete devroldu.

Emperyalist kompozisyonda yer alan Türkiye, 24 Ocak Kararları ve 12 Eylül darbesi aracılığıyla küresel kapitalist sistem içerisinde (yeniden) konumlandırdı. 1980-88 yıllarında sermaye hareketlerini denetleyen bir dışa açılma dönemi başladı, 1990’lı yıllarda sermaye hareketleri serbestleşti. Bu dönemde döviz fiyatları kısmen enflasyona endekslenerek hızlı sermaye kaçışları için güvence oldu. Kamunun yatırımlarını azaltarak üretimden çekmeyi amaçlayan bu politikalar, şirket egemenliğini güçlendirirken Türkiye’yi daha dışa bağımlı hale getirdi.

AKP iktidarında Türkiye’nin emperyalist kompozisyondaki “bağımlılık” konumu daha fazla pekişti. İktidar her ne kadar “emperyal hevesler”ini sık sık dile getirse de, Türkiye, net sermaye ithalatçısı olarak sıcak paraya ihtiyaç duyan, sürekli yatırım çekmek amacıyla kamu altyapısını parça parça satan bir yapıda. Dünya Bankası ve IMF ile niyet mektuplaşmalarıyla geçen dönemden (1998-2002) sonra AKP iktidarının üçüncü yılında büyük ölçekli özelleştirmeler başladı. 12 Eylül 2005 tarihinde TÜPRAŞ’ın satışıyla başlayan bu özelleştirme furyasını Türk Telekom, PETKİM, Eti Alüminyum, Eti Krom, Türkiye Gübre Sanayi AŞ, TEKEL, şeker fabrikaları, SEKA, enerji santralleri, otoyollar izledi; kamu mülkiyetindeki çok sayıda kurum, işletme ya da proje tesis işletme devri, varlık devri, kiralama, satış işlemleriyle özel mülkiyete geçti.

Uluslararası sermayenin Türkiye’deki varlıkları, Türk burjuvazisinin yurt dışında birikmiş varlıklarını aştı. Öte yandan Özgür Orhangazi’nin belirttiği üzere dış sermaye girişi de yerleşiklerin sermaye çıkışını aşmış durumda: 2020 yılında 9 milyar dolarlık sermaye girişi, 2025 yılında 64 milyar dolara yükselirken; yerleşiklerin sermaye çıkışı 2020 yılında 2 milyar dolarken 2025 yılında 44 milyar dolarda kaldı.

AKP iktidarı son 25 yılda kamu işletmeleri ve kaynaklarını, 1986-2003 yıllarını kapsayan 13 yıllık döneme göre daha hızlı ve yoğun şekilde yerli ve yabancı sermaye sınıflarına devretti. Neoliberal politikaların uygulanmaya başlandığı 1986-2003 yılları arasında 8.5 milyar dolarlık özelleştirme yapılırken, 2003-2025 yıllarında bu tutar 65.5 milyar dolara yükseldi. Türkiye’deki toplam 73.5 milyar dolarlık özelleştirmenin yüzde 89’u AKP iktidarında yapıldı.

Dönem

Özelleştirme Tutarı (Milyar $)

Toplam İçindeki Pay

1986–2003

8.5

%11

2003–2025

65.5

%89

Toplam (1986–2025)

73.5

%100

 Rekabet Kurumunun verilerine göre 2015-2025 yılları arasındaki 10 yıllık döneme baktığımızda:

2015 yılında toplam 1 milyar 966 milyon dolarlık özelleştirme yapıldı. Özelleştirmeler en çok elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı alanında gerçekleşti. Orhaneli ve Tunçbilek Termik Santralleri, Soma B Termik Santrali, Manavgat Hidroelektrik Santrali ve bu santral tarafından kullanılan taşınmazlar, Fethiye Hidroelektrik Santrali ve bu santrale ait taşınmazlar, Karacaören 1 ve Karacaören 2 Hidroelektrik Santralleri ile bu santraller tarafından kullanılan taşınmazlar, Kadıncık 1 ve Kadıncık 2 Hidroelektrik Santralleri ile bu santraller tarafından kullanılan taşınmazlar ile Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı özelleştirme işlemine konu oldu.

2016 yılında başta elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı faaliyetinde toplam 1 milyar 292 milyon dolarlık satış ve devir işlemi gerçekleşti. Bu yıl; TP Petrol Dağıtım AŞ, Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü, Şanlıurfa Hidroelektrik Santrali, Adıgüzel ve Kemer Hidroelektrik Santralleri, Doğankent, Kürtün ve Torul Hidroelektrik Santralleri, Tortum Hidroelektrik Santrali, Almus ve Köklüce Hidroelektrik Santralleri özelleştirme kapsamına alındı.

2017 yılında yine elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı başta olmak üzere 750 milyon dolarlık özelleştirme yapıldı. Bu yıl içinde özelleştirme kapsamına Yenice Hidroelektrik Santrali, Anamur, Bozyazı, MUT-Derinçay, Silifke ve Zeyne Hidroelektrik Santralleri, Menzelet ve Kılavuzlu Hidroelektrik Santralleri, EXPO 2016 Antalya Uluslararası Sergi ve Fuar Alanı, Hidrojen Peroksit Sanayi ve Ticaret AŞ, Adıgüzel ve Kemer Hidroelektrik Santralleri özelleştirme kapsamına alındı.

2018 yılında başta gıda maddelerinin imalatı faaliyeti olmak üzere 1 milyar 358 milyon dolar; 2019 yılında parasal aracı kuruluşlar alanında 115 milyon dolar; 2020 yılında 22 milyon dolar; 2021 yılında elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı, havalimanı işletmeciliği, liman işletmeciliği ve kargo ve lojistik alanında 413 milyon dolar; 2022 yılında elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı, havalimanı işletmeciliği, doğal gaz ithalatı ve dağıtımı ile imalat alanları dahil olmak üzere 504 milyon dolar; 2023 yılında başta mobilya, tekstil ürünleri, giyim eşyaları ile imalat alanları olmak üzere 180 milyon dolar; 2024 yılında elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı, kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor alanları olmak üzere 121 milyon dolar; 2025 yılında “Elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı, ev eşyalarının toptan ticareti ile kablolamada kullanılan teller ve kablolar ile gereçlerin imalatı olmak üzere 1 milyar 918 milyon dolar tutarında özelleştirme işlemi gerçekleşti.

Uzun vadede kuralsızlaştırmayı ve tekelci birikimi hızlandıran özelleştirmeler, sermayenin kendi içindeki rekabet koşullarını bozması, temel kamu hizmetlerini fiyatlandırarak alt ve bağımlı sınıfların üzerindeki ekonomik baskıyı ve yoksullaşmayı artırması nedeniyle halk arasında arzu edilen politika olmaktan çıkmıştır. Bu nedenle özelleştirme süreçlerinde popülerleşen bir eğilim olarak “kamu” ismi öne çıkarılmaktadır. Paydaşlık modelinde hem kamunun hem özel sektörün eşitlik ilişkisi kurduğu, kamunun da kazançlı çıktığı izlenimini kuvvetlendirecek “kamu-özel ortaklığı” gibi adlandırmalar revaçtadır. Ancak adı ne olursa olsun kamu paradigmasının lime lime edildiği özelleştirme programları ülkenin geleceğini ipotek etmenin yegane yöntemlerinden biridir.

2015 Sonrası Özelleştirme Tutarı ve Sektörel Dağılım

Yıl

Tutar (Milyon $)

Öne Çıkan Alanlar

2015

1.966

Elektrik üretim, iletim, dağıtım; termik ve HES; yat limanı

2016

1.292

Elektrik üretim/dağıtım; HES; petrol dağıtım

2017

750

Elektrik üretim/dağıtım; HES; fuar alanı; sanayi

2018

1.358

Gıda imalatı

2019

115

Parasal aracı kuruluşlar

2020

22

Çeşitli alanlar

2021

413

Elektrik; havalimanı; liman; lojistik

2022

504

Elektrik; doğal gaz; imalat; havalimanı

2023

180

Mobilya; tekstil; imalat

2024

121

Elektrik, gaz, buhar; kültür, sanat, spor

2025

1.918

Elektrik; toptan ticaret; kablo ve tel imalatı

 

Kansu Yıldırım

Emperyalizm ve Türkiye'de özelleştirmelerin anatomisi: 73,5 milyar dolarlık satış
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et