2 Eylül 2025 06:10

CHP’li belediyeleri operasyonla silkeleme

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Henüz iddianame hazırlanmadı ama görünen köy iddianame istemez bazı tespitler yapabiliriz.

Operasyon yerel seçimlerden hemen sonra başlatılmış. Talimat da belli ki en yüksek yerden gelmiş.

Düğmeye basıldığından itibaren telefon dinleme, HTS kayıtlarını isteme, mali soruşturma, yerel yönetimlerdeki AKP’lilerden bilgi toplama, emniyet ve MİT’ten bilgi isteme gibi çalışmalar başlatılmış.

Adalet Bakanı bu operasyondan habersiz gibi görünse de en azından başlangıçta operasyon merkezi Bakanlık. Belki daha sonra İstanbul’a taşınmış.

CHP’yi iki ayrı örgüt içine sokmayı planlamışlar. Biri terör örgütü, diğeri terör örgütü olmayan suç örgütü. Terör örgütü kapsamında yargılanırsa belediye başkanları yerine kayyum atanıyor, suç örgütü olursa belediye başkanları görevden alınıyor yerine belediye meclisinde seçim yapılarak vekil belirleniyor.

19 Mart’tan sonra o kadar büyük tepki olmasaydı belli ki, terör örgütü üzerinden de yürüyeceklerdi. Tepkiden sonra bir iki terör davası ile yetinmek zorunda kaldılar ve suç örgütü işinde yoğunlaştılar. On küsur yıl bekletip HDK davaları açmaya başlamaları da CHP’yi terör örgütü ile iş birliği yapma suçlaması için zemin oluşturma çabası idi.

Hem kent uzlaşısından terör örgütü ile iş birliği çıkarma iddiasının zor olması, hem de daha önce HDK’nın bir terör örgütü olmadığına dair onlarca Ağır Ceza Mahkemesi, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay kararı olmasından, bir de “Terörsüz Türkiye” sürecini başlattıklarından terör örgütü suçlaması ile açılan davalar kadük kaldı. O nedenle, suç örgütü iddiası üzerinden yürüyecekler.

Örgüt suçlaması olunca tabii bir örgüt şeması, örgütün amacı, hiyerarşisi vs. olması lazım. Anlaşıldığı kadarıyla örgütün adını “sistem” koymuşlar. Bu örgüt belediyelerle iş yapan müteahhitlerden rüşvet alıyormuş ve sistem denilen örgütte bu paralar toplanıyormuş. Yandaş gazetelerde ve TV’lerde aktarılanlara göre bu örgütün lideri bazen Aziz İhsan Aktaş oluyor, bazen de Ekrem İmamoğlu. O ya daha belirlenmemiş ya da yandaşlar kendilerine göre yorum yapıyor lider hakkında.

Anlaşılan etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyip ifade verenlere ceza verilmeyeceği vaat edilmiş. Fakat, etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemesinin koşulları var. Bu davadaki etkin pişmanlıkçılar cezasızlıktan yararlanamaz belki ceza indiriminden yararlanabilir gibi görünüyor. Çünkü etkin pişmanlıktan ceza almamak için suç tamamlanmadan etkin pişmanlıkta bulunmak, mağdurların zararlarını telafi etmek gibi koşulların olması gerekiyor. Soruşturma Aktaş’ın etkin pişmanlığı ile mi başladı yoksa zaten başlamıştı da Aktaş’ı sonradan mı eklediler bu hukuken durumu değiştiriyor. Aktaş’ın aldığı ihalelerde kamu zarara uğratıldı ise bunun telafi edilip edilmediği de önemli.

CHP belediyelerde uzun zamandır her yaptıklarının emniyet, müfettişler, istihbarat ve belediyelerdeki AKP’ liler tarafından takip edildiğini biliyordu. Ve buna göre çalışıyorlardı. Belki, belediyelerden AKP’lileri tasfiye etmemek ve AKP’lilere de ihale vermek gibi konularda yanlış davrandılar. Aktaş ile çalışmak büyük bir hata. Aktaş’ın CV’sini inceleyince iktidar tarafından zengin edilmiş ve işbirliği yapan biri olduğu çok açık görülüyor. Yoksa bir okul kantinini işletirken kısa sürede en zenginler sınıfına sıçramak ancak masallarda olur.    

Görüldüğü kadarıyla soruşturma dosyasında soyut ifadeler dışında bir şey yok. Onlar da delil kabul edilmez. Bir de duruşmalar sırasında ifadelerinden dönecekler olacaktır, dava uzayacaktır; belki iktidar değişecektir. CHP’nin yargılandığı dava kumpasçıların yargılandığı bir davaya dönüşecek, etkin pişmanlıktan yararlanıp ifade verenler bu kez AKP aleyhine ifade verip etkin pişmanlıktan yararlanmaya çalışacaklardır. Pişmanlıkçılar böyledir. Kimin aleyhine ifade verecekleri belli olmaz.

AKP iktidar olmadan önce parti kapatmalarına karşı olduğunu, siyasetçiler arasındaki iktidar mücadelesinin ancak siyaset alanında yasal sınırlar çerçevesinde yapılması gerektiğini vaaz ediyordu. Ama onların bu sözlerine, diğer demokrasi ile ilgili söyledikleri gibi inanmamıştık. İktidar olduklarından itibaren siyasi rakiplerini hep siyaset alanı dışında, kumpaslarla, darbelerle, hilelerle tasfiye etmeye çalıştılar. Bazılarını da tasfiye ettiler.    

Artık AKP’nin gerçek yüzünü görmek isteyen herkes görüyor. Yandaş medya adı verilen yalan makinası da yapılanları gizleyemiyor. Artık yolun sonuna gelmişler gibi. Bakalım son çırpınışları ne olacak?

 

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Kamil Tekin Sürek - Son Yazıları

Tüm Yazıları

Evrensel'i Takip Et