10 Aralık 2023 10:26

KUŞ DİLİ

Kuş dili konuşurduk aramızda. Başkaları anlamasın diye. Kendi dilimizi konuştukça açıkça. Kimse kimseyi anlamıyor.

EL ELE

Gece kayar üstümüzden. Sabahın kapısı aralanır. Sevgiyle dolar yüreklerimiz. Yürüdükçe el ele.

KURAK GÜNLER

Taşkınlardan korkma. Yağmurdu, kardı, fırtınaydı. Siler süpürürsün. Geçip gider. Ardından gelen kuraklıktan kork. Yanıp yakılmaktan. Açlıktan. Kanına, canına işleyerek uzayıp giden.

GEÇİP GİDEN YAZ

Camlara vuran güneşten yansırdı yaz. Yoksul evlerin pencerelerinden. Beton duvarları aşarak. Uçuşan kuşlarla ağaçlarda. Kanat çırpan martılarla deniz kıyılarında. Çiçekli bahçelerle kırlarda kelebeklerle. Toprakta karıncalarla. Kucaklaşan insanlarla. Geçip giden yaz.

YOL KARANLIK

Nereden kalkıp nereye gittiğimizden haberimiz yok. Yürüyoruz. Akşamdan çıkarıldık yola. Karanlıkta. Önümüzü görmüyoruz.

KÖMÜR KARASI

Maden ocaklarına her sabah güneş doğmadan ulaşır madenciler. Kömür kadar kara olan her sabah. Zonguldak’ta.

BİR SES

Nerden gelirse gelsin, nasıl gelirse gelsin. Kuş cıvıltısı mı olur, çığlık mı? Bir ses. Duyursun kendini. Ne bir kuş cıvıltısı, ne bir çığlık duyulur sağırsa kulaklarınız. Sağırlaştırılmamışsa.

ÇIĞLIK

Filistin çığlık çığlığa bağırıyor. Duyan yok. Kimse başını çevirip bakmıyor. Çığlığı attıran zalim, şarkı söylüyormuş gibi dünya onu dinliyor. Onu izliyor.

Adnan Özyalçıner

Çığlık
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et