22 Eylül 2019 22:46

Kazılar - arkeologlar

Paylaş

Ağustosun üçüncü haftası mıydı?

Önemli değil…

Günü değil olayın kendisi önemliydi.

Milas’a çağrıldım. Eskil çağdaki adıyla Mylasa’ ya…

Karia konuşulacakmış. Karia tümüyle bugünkü Muğla ilimiz…

Muğla ya da Karia üzerine konuşmalar beni ilgilendiriyor şu günlerde. Sanıyorum daha önce de bundan söz ettim. Bugünlerde Muğla’ nın Menteşe (eski adıyla Muğla) ilçesinde bir bölge müzesinin gerçekleşmesi için çalışıyorum. Yapının kabası bitti. Dış kaplamaları da… Ancak asıl konum, Karia’yı, Muğla’yı bugünkü Muğla’ da yaşayanlara nasıl anlatacağım.

KARİA KARİALILAR VE MYLASA başlığı altında gerçekleştirilecek TMMOB Mimarlar Odası Milas Temsilciliğiyle Milas Ticaret Odasının elbirliğiyle düzenledikleri bu toplantı (sempozyum) her şeyden önce beni yıllarca öncesine götürdü.

Bundan kırk yıla yakın (ya da daha uzun) bir süre önce Ankara’ da Türk Tarih Kurumu yapısında bir toplantıya katılmıştık Azra Erhat ile birlikte. Kazı bilimi (arkeoloji) kazılarının başında olanlar, kazıyı yönetenler ya da kazı başkanları, son yazda yaptıkları kazı çalışmalarını anlatıyorlardı bu toplantılarda. Birbirlerine sorular soruyorlar, yanıtlarını alıyorlardı. Tartışıyorlardı saygıyla… Böylece kendi kazılarını değerlendiriyorlardı Birbirlerinin deneyimlerinden öğreniyorlardı.

Çok değerli toplantılardı bunlar.

Ama bizim katıldığımızın son toplantı olacağını bilmiyorduk. Sonra yapılmadı bu toplantılar.

Neden?

İnanın bilmiyorum.

Bildiğim, yaşadığım, durumun çok üzücü olduğuydu.

Bu denli değerli deneyim, bilgi paylaşımı, herkes için ne denli yararlı, gerekliydi oysa. Türkiye’ deki genel durum bütünüyle değerlendiriliyor, sonuçlar çıkarılıyordu. Bu türlü toplantılar yalnız kazıcılar için yararlı değildi ki. Mimarlar, kültür kişileri de yöneticilerde neler öğreniyorlardı, neler?

İşte bunları düşünüyordum açılışta.

Açılış oturumunu yöneten bilim insanı benim de aralarında olduğumu söylerken elbette azıcık utançla kızarırken, ne yalan söyleyeyim, azıcık da onur duyuyordum. Ama asıl duyumsadığım, onların da, başka alanlardan kişilerin de aralarına katılmalarından, toplantılarını izlemelerinden mutlu olduklarıydı.

İki gün boyunca sunuşlar paylaşıldı, tartışıldı. Yabancı kazıcılar da, bilim adamları da vardı. Onlar da sunuş yaptılar.

Biliyor musunuz böyle bir etkinliğin gerçekleşmesinde en büyük pay kimindi? Her sorunda çözüm için hemen koşturan: Olcay Akdeniz. Başkalarını bilmem ama ben onu bütün yüreğimle kutluyorum. Umudum onun başkalarına örnek olması… Yıllar önce söylediğim bir sözü yineleyeceğim: Kazı bilimciler (arkeologlar) bize bir kültür vatanı armağan ediyorlar. Olcay Akdeniz gibi bu türlü toplantıların gerçekleşmesini sağlayanlar da…

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa