07 Ağustos 2019 03:58

TEKSİF üyesi işçiler şimdi ne yapacak?

Paylaş

12 bin dolayında tekstil işçisini doğrudan, belki yüz binlercesini de dolaylı olarak ilgilendirecek olan tekstil iş kolu grup TİS’inden nihayet bir “haber geldi!”

Sözcüklerin amiyane ifadesiyle, “gelen haber” de iyi değil!

Çünkü patronlar;

- 3 yıllık sözleşme,

- Bu üç yıl içinde; yüzde 3+3, 3+3, 3+3 ücret zammı,

- 0-9 yıl çalışanların aylık ücretlerine 15 lira, 9-15 yıl çalışanların aylık ücretlerine 18 lira, 15 ve üstü yıl çalışanların aylık ücretlerine ise 21 lira kıdem zammı önermişler!

TEKSİF, “Bu önerinin müzakere edilecek bir yanı yok” diyerek masadan kalktığını açıkladı.

Her şeyden önce; “TİS’den haber geldi” diyoruz. Çünkü TEKSİF’le Tekstil İşverenleri Sendikası arasındaki görüşmenin aylardır sürdüğü biliniyor ama TEKSİF yöneticileri, sendikanın masaya hangi teklifle oturduğunu, görüşmelerde hangi aşamaya gelindiğini, işçilerden özenle saklıyorlardı!

Burada “saklıyorlardı” ifadesi de özel olarak seçildi! Çünkü gazetemize konuşan işçilerin söylediklerinden de anlaşıldığı gibi, bir TİS mücadelesinde en önemli işyerlerindeki ileri işçiler bile, gelişmelerden habersizdi. Ve bu konuda söyledikleri tek şey, “Görüşmelerin sürdüğünü duyuyoruz” biçimindeydi.  

Bu dönem boyunca işçilerin kulağına gelen ya da üflenenler (Patronların temsilcileri mi yoksa sendikacılar mı bunu üflüyordu bilinmiyor) ise, patronların TİS masasına yüzde 0 (sıfır) zam teklifiyle geldikleri biçimindeydi.

Şimdi anlaşılıyor ki, bu “yüzde 0 zam” dedikodusu, “yüzde 3+3...zam” teklifine işçileri alıştırmak içinmiş!

Patronların teklifini gazetemize değerlendiren bir Yünsa işçisi; “Bizimle dalga geçiyorlar. Teklif edilen zam üzerinden ücretimi hesapladım. Kıdem zammı ve ücret artışı ile bana 100 lira olarak yansıyor. 100 lira doğal gaz zammını bile karşılamıyor” diyor.

Patronların temsilcileri patron temsilcisidir; yüzde 3+3’le de yüzde 0+0’la da, hatta “Kriz nedeniyle ücretler düşürülsün” diyerek de TİS masasına gelebilirler. Bunda şaşılacak bir şey yok!

Ama işçilerin sendikası, aylardır süren görüşmelerde işçileri bilgilendirmiyorsa, onları patronların teklifi ve amaçları konusunda sürekli bilgilendirip, tepkilerini TİS masasına yansıtacak bir takım eylem ve etkinlikler örgütleyerek, işçileri daha ileri mücadeleler için hazır hale getirmiyorsa, bu sendikacıların anlayışı, bu sendikacılık anlayışı elbette ki sorgulanmalı, mahkum edilmelidir.

Dahası patronların teklifini artık işçiler biliyorlar, ama sendikanın masaya hangi teklifle oturduğu hâlâ bilinmiyor.

Sendikanın kendi teklifini neden sakladığını bilmiyoruz. Ama elbette ki, burada daha vahim bir durum da var.

Çünkü sendika; işçilerin ihtiyaçları, bu ihtiyaçların TİS masasına ücret, sosyal haklar, iş güvenliği ve işçi sağılığı, iş güvencesi, esnek çalışma dayatmaları... karşısında işçilerin taleplerini içeren bir TİS taslağı oluşturulmadığı için, elbette ki işçiler sendikanın ne teklif ettiğini, hatta masaya az çok işçi talepleri denilecek taleplerle oturup oturmadıklarından da habersizdir.

Şimdi sendika yöneticileri; “Eğer patronlar yeni bir teklifle gelmezse bayramdan sonra grev için hazırlıklara başlayacağız” diyor.

“Diyorlar” da, “Gerçekte bir hazırlık yapılacak mı”, bu konuda bir işaret yok!

Oysa uzun yıllardan beri artık ileri işçi kesimleri, gerçek bir TİS için, her şeyden önce;

- TİS taslağının işçiler arasında tartışılarak hazırlanması, bu hazırlığın aynı zamanda işçilerin TİS talepleri etrafında birleştirilerek ortak bir mücadeleye hazırlanması,

- TİS masasındaki her gelişmenin işçilerle paylaşılması ve patronlara geri adım attırmak için yapılacak olan eylem ve etkinliklerin işçi yığınlarının katılmasıyla alınması,

- İşçilerin onayına sunulmadan TİS’in imzalanmaması, gibi başlıca ilkeler etrafında hazırlanmak gerektiğini her platformda tartışıyorlar.

TEKSİF üyesi işçiler böyle bir TİS süreci hazırlığı yaşamadılar ama, bugünden itibaren de olsa bu TİS mücadelesinde ücret, kıdem, sosyal haklar ve çalışma koşulları... konusunda ortak talepler etrafında birleşerek hem TEKSİF yönetimi hem de patronların dirençlerini kıracak bir mücadele için hazırlanmak durumundadırlar.

Yani işçiler; “Şimdi ne yapacağız” tartışmasını açarak, oluşacak talepler ve yapılacaklar konusunda işçileri birleştirecek bir çalışmayı başlatmak durumundadırlar.

Burada da sorumluluk, sendikacıların tutumundan şikayet eden ve patronların taleplerine hayır diyen işçilere düşmektedir.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa