28 Aralık 2019 04:45

2021 asgari ücretinde de aynı oyun sahnelenmesin diyorsak...

Paylaş

İşçi, patron ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu (AÜTK), 2020’de geçerli olacak asgari ücreti 2 bin 324 lira 70 kuruş olarak belirledi.

Hükümet adına katılan heyetin başı olan Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’un asgari ücret kararını açıklamasının ardından Türk-İş Temsilcisi Nazmi Irgat, “Bizim daha önce açıkladığımız rakamlar, ciddi araştırmalar sonucunda çıkan rakamlar. Asgari ücretin 2 bin 578 lira olmasını istiyorduk, açıkladığınız bu rakamı kabul edemeyiz” diyerek belirlenen ücrete “tepki gösterdi”, diğer Türk-İş temsilcileriyle birlikte toplantıyı terk etti!

Yani asgari ücretin tespiti ile ilgili gelişmeleri az çok izleyen herkesin beklediği gibi; yıllardır yinelenen sahne, “Asgari ücretin tespiti” adlı orta oyununun son sahnesi tekrarlandı. Hükmet ve patron temsilcilerin oylarıyla asgari ücret tespit edildi.

Aslında TÜİK’in bir işçinin aylık asgari geçim maliyetini 2 bin 331 TL olarak belirlemesinden sonra, asgari ücretin bu rakamın altında belirleneceği de ortaya çıkmıştı. Çünkü yıllardan beri TÜİK, işçinin aylık asgari geçimini belirledikten sonra hükümet ve patronların temsilcileri asgari ücreti TÜİK rakamın altında tutmuşlardır.

Bu yıl da patronlar ve Hükümet temsilcileri bu geleneği bozmamışlardır.

DİSK’in 3 bin 200 TL’lik, iki konfederasyonun 2 bin 578 TL’lik asgari ücret talebi ise hükümet ve patron temsilcileri tarafından umursanmamıştır.

Bu yıl da asgari ücret tespiti etrafında yapılan tartışmalardan (mücadeleden diyemiyoruz ne yazık ki) şu gerçekler açığa çıkmıştır:

1-) Patronlar ve hükümet asgari ücreti tespit ederken; işçiler için bu ücretin açlık ve sefalet ücreti olduğunu bilmiyor değildir.

2-) AÜTK’de patronlar ve hükümet temsilcileri aynı doğrultuda oy kullanmaktadır. Bugüne kadar bunun bir istinası yoktur. Çünkü hükümetler sermaye hükümetleridir ve tüm ekonomi politikalarında olduğu gibi asgari ücreti tespit ederken de patronların çıkarını düşünerek hareket etmektedir.

3-) Böyle bir asgari ücret tespit komisyonundan patronların istemediği bir asgari ücret çıkmaz! Aksini beklemek, sınıf duygusu ve bilincinden yoksun olmaktır. Sendikal bürokrasi ve onların temsilcileri asgari ücret tespit komisyonundaki temsilcileri böyle bir aymazlık içendedirler. Her yıl işçileri böyle bir komisyondan işçiler lehine bir asgari ücret tespit edilebilir beklentisi içine sokmaktadırlar.

4-) Asgari ücretin işçilerin isteğine yakın tespit edilmesi için; her şeyden önce a-) Asgari ücretin TÜİK’in maniple ettiği enflasyon hesabına değil “insanca yaşayacak bir ücret” olarak belirlenmesi, b-) Asgari ücreti tespit edecek komisyonda işçi temsilcilerinin patron ve hükümet temsilcilerini dengeleyecek bir sayıda olması, c-) Asgari ücretli işçilerin ve sendikaların asgari ücretin belirlenmesinde ağırlıklarını ortaya koymaları için grev ve öteki mücadele biçimlerine başvurmalarını güvenceye alacak bir mücadele gerekmektedir.

5-) İçinden geçtiğimiz dönemin özellikleri dikkate alındığında, asgari ücretin tespitine işçilerin müdahalesini sağlayan bir mevziye girmek için ileri işçiler ve mücadeleci sendikacıların inisiyatif alması, sorunun asgari ücretli işçi yığınları başta olmak üzere tüm sınıfın mücadelesi olarak örgütleyen bir yaklaşımla yapılması gerekmektedir.

Bunlar da herhalde AÜTK’nin toplanmasına bir-iki hafta kaldığında değil de yarından itibaren böyle bir perspektifle çalışmaya başlandığında bir ilerleme mümkün olacaktır.

Aksi halde bundan önceki yıllarda ve bu yılda olduğu gibi 2021 asgari ücretinin tespitinde de aynı sahne yeniden oynanacaktır!

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...