13 Temmuz 2019 03:00

Programlamaya Nereden Başlamalı-III

Paylaş

Bir önceki yazıda C, C++, Java, Python ve C#’a kısaca göz atmıştık. Bugün programlama dillerine göz atmaya kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Lisp: Lisp, 60 yaşını aşmış ve hiçbir popülarite listesinde ilk yirmiye giremeyen bir dil olsa da genel olarak programlamanın mantığını öğrenmeye uygunluğuyla bu yazıda yer verilmeyi hak ediyor. Bilinçaltımızın programlamada ezelden beridir var olduğunu varsaydığı koşullu ifadeler ve özyineleme gibi çeşitli metotlar ilk kez Lisp ile hayata geçirildi. Dilin önek notasyonuna dayanan bol parantezli söz dizimi ilk bakışta oldukça rahatsız edici gelse de bu notasyona kısa sürede kolayca alışılabiliyor. Sadeliği ve esnekliği Lisp’i programlamanın esaslarını öğrenmeye fazlasıyla uygun kılıyor.

PHP: Bilinen tüm web sitelerinin bazı istatistiklere göre yüzde 50 bazılarına göre ise yüzde 83’ü PHP kullanıyor. Yahoo’dan Facebook’a, Wordpress’ten Vikipedya’ya pek çok sistem ve site sırtını PHP’ye yaslıyor. Bugün web geliştirme için başka ciddi alternatifler mevcut olmakla birlikte PHP hâlâ webin anadili statüsünü kaybetmedi. Dil ve söz dizimi olarak epeyce kuralsız ve gevşek olduğundan öğrenmesi de oldukça kolaydır. Ancak tam da bu nedenlerle kötü programlama alışkanlıklarının gelişmesine de bir o kadar yatkındır.

Javascript: Javascript başlangıçta salt istemci tarafında çalışan ve web sayfalarını dinamikleştirmeye yarayan bir dil iken Node.js ve benzeri sistemlerin de katkısıyla sunucu tarafında da çalışan ve hemen her şeyi yapabileceğiniz bir dil haline gelmiştir. Dilin kendisi basittir ve çok sayıda açık kütüphaneye sahiptir. Her tarayıcının Javascript’i bir diğerinden biraz farklı yorumlaması bazı zorluklara yol açsa da özellikle web söz konusu olduğunda PHP ile birlikte ilk akla gelen dillerden biridir.

Ruby: 1990’ların ortalarında Japonya’da geliştirilmeye başlanan Ruby, 2004’te Ruby on Rails web uygulama geliştirme çatısı ile birlikte popülerlik kazandı. Nesne tabanlı bir dil olan Ruby sadelik ve verimlilik üzerine odaklanır. Söz diziminin öğrenilmesi de dilin temellerinin anlaşılması da oldukça kolaydır. Bütün bunlara ek olarak Ruby camiası fazlasıyla dost canlısı ve yardımsever olmasıyla ün kazanmıştır.

Swift: Apple tarafından iOS ve MacOS uygulamaları geliştirmek üzere üretilmiş bir dildir. Python’dan ve Ruby’den fazlasıyla etkilenmiş olan dili öğrenmesi kolaydır. Söz dizimi rahat ve okunaklıdır. Mac’e ve iPhone’a uygulama geliştirmek için bugün kullanılabilecek en makul programlama dilidir. Henüz oldukça yeni bir dil olduğundan webde Swift’e dair kaynaklar diğer dillere kıyasla biraz zayıf kalabilir. Hâlâ geliştirmeleri ve yenilenmeleri süren bir dil olması nedeniyle geriye dönük uyumluluğu olmayan çok sayıda değişikliğe uğraması en ciddi dezavantajlarından biridir.

Bu ve önceki yazıda listelediğim dillere ek olarak Rust, Go ve Kotlin’e de kısaca da olsa bir göz atmanızı öneririm. Bir sonraki yazıya kadar bir dil seçmiş olursanız nasıl ilerleyeceğimizi tartışabiliriz. Son bir hatırlatma: Her bir dilin güçlü ve zayıf olduğu alanlar var. Bir dili zayıf olduğu bir alanda kullanmaya çalışmak kenarda balta dururken matkapla ağaç kesmeye çalışmak gibidir. İhtiyaçlarınıza uygun bir dil seçmeye çalışın.

Programlamaya nereden başlamalı - I

Programlamaya nereden başlamalı - II

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa