21 Mayıs 2019 23:20

Şimdi TÜPRAŞ işçileriyle dayanışma zamanı

Paylaş

TÜPRAŞ işçilerinin talepleri etrafında birliklerini ilerletip taleplerinde ısrar etmesi, Koç Holdingin geleneksel “Biz bir aileyiz” maskesinin arkasındaki çirkin, sömürücü yüzünü açığa çıkardı!

Bir yandan işçileri ve sendikaları Petrol-İş’i, basına verdiği ilanla; “Ücretlerine yüzde 75 zam istiyorlar. Şimdi zaten 10 bin TL ücret alıyorlar” yalanıyla, işçilere ve kamuoyuna şikayet eden Koç Holding, “uyuşmazlığın” nedeni olan “üç madde”  konusunda ise, “Bu maddeleri işçilerin aleyhine olduğu için kabul etmediklerini”  iddia ediyor.

Koç Holding, TİS’in imzalanamamasının gerekçesini de; “Yakında yapılacak sendika seçimlerini ve sendikacılar arasındaki rekabete bağlayacak”  kadar ileri götürüyor. 

Yani Koç Holding, kamuoyunda kendisini savunmak için verdiği ilanda, işçilerin aklıyla alay ediyor.

Burada şaşırtıcı bir şey yok.

Okurlarımız, haftalardır TÜPRAŞ’ta gelişen, şubeler etrafında birleşen işçilerin inisiyatif aldığı ve giderek daha etkili hale gelen mücadeleyi Turan Kara’nın haberleri ve “işçi mektupları”  aracılığı ile izliyorlar.

Ancak TÜPRAŞ mücadelesi, bugüne kadar esas olarak rafinelerin bağlı olduğu şubelerin etrafında, en fazla bu şubeler arındaki dayanışmayla sınırlı olan mücadele olarak sürüyordu.

Önceki gün Petrol-İş Genel Merkezinde gerçekleşen toplantıdan sonra yapılan açıklamada, bu durumun aşılacağı, Petrol-İş’in TÜPRAŞ direnişini iş kolu düzeyine yayacağı ve gerektiğinde üretimden gelen gücün  (grev) kullanılacağı belirtiliyor.

Koç Holdingin yalanlarına karşı işçilerin taleplerinin gerekçesinin ortaya konduğu söz konusu açıklamanın son bölümünde ise muhtemel gelişmeler karşısında Petrol-İş’in tutumu, özet olarak şöyle ifade ediliyor: “Sözleşme sürecinde üç idari madde işçinin pazarlık yapmayacağı ve geri adım atmayacağı konulardır... TÜPRAŞ işçisi önümüzdeki kısa süre içerisinde hakkını ve hukukunu korumak için, haklı ve meşru mücadele biçimlerine başvuracak ve nihayetinde üretimden gelen gücünü kullanacaktır. Petrol-İş’in 40 bin üyesi, TÜPRAŞ’taki kardeşlerinin yanında olacaktır... TÜPRAŞ’ta kazanılmış haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayacağız, asla geri adım atmayacağız. YHK tehdidine boyun eğmeyeceğiz!

Petrol-İş’in açıklaması olumlu; ama elbette ki, bu söylenenler sözde kalmadığı takdirde!

Öte yandan süreç, Yüksek Hakem Kurulunun (YHK) kapısına da gelmiş bulunuyor.

Dolayısıyla da Petrol-İş’in, “40 bin petrol işçisi TÜPRAŞ’taki kardeşlerimizin yanında olacaktır” sözünü hayata geçirmesi için çok zaman kalmamıştır.

Bütün bu gelişmelerin de ötesinde; “TİS’lerin krizin faturasını işçilere yıkmanın bir dayanağına dönüştürülmek”  ve “Esnek çalışmanın yaygınlaştırılması”nın metal TİS’leri başta olmak üzere bütün TİS’lerde dayatılacağı dikkate alındığında, TÜPRAŞ işçisinin mücadelesinin önümüzdeki bütün TİS’ler için “kriter oluşturacağı” da apaçıktır.

Bu yüzden de mücadelenin petrol işçilerinin ötesinde, işçilerin sıkça dile getirdiği gibi, “TÜPRAŞ mücadelesi kazanırsa tüm sınıf kazanacak, kaybederse tüm sınıf kaybedecektir” saptamasının gereğine uygun olarak;

  1. TÜPRAŞ işçisinin inisiyatifi elinden bırakmaması bu mücadelenin ilerlemesinin ön koşuludur.
  2. Yerellerde tüm emek güçlerinin seferber edilmesi için şubeler ve yerel sendikal platformların harekete geçmesi için her düzeyde girişim yapılması çok önem kazanmıştır.
  3. Her iş kolundan ve her konfederasyondan ileri işçiler ve mücadeleci sendikacıların kendi bulundukları alınlarda gerekli dayanışmanın örgütlenmesi için seferber olması ihmal edilmemesi gereken bir sorumluluktur.
  4. Petrol-İş başta olmak üzere mücadeleci sendikacılar ve sendikaların, tüm emekten yana çevrelerin TÜPRAŞ işçisiyle dayanışmak için harekete geçmeleri tüm emekten yana çevreler için ertelenemez bir görev olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Sürecin YHK’nin kapısına geldiği de dikkate alındığında bütün bu girişimler için çok da zaman yoktur.

Yani TÜPRAŞ işçisi ve sendikaları için olduğu kadar sınıfın tüm diri unsurları ve tüm emekten yana çevreler için zaman, TÜPRAŞ mücadelesinin yanında saf tutma zamanıdır.

Üstelik de laf ve protokol desteğini aşan bir mücadele hattında!

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa