20 Mayıs 2019 00:01

19 Mayıs

Paylaş

Bir otobüse bin…

Ya da bir teneke kutuya (otomobile)…

Git de git…

Gününe göre saatlarca…

Sanırsın ki bir sonraki kente ulaşacaksın. Gerçekten de böyle… Doğudaki ya da batıdaki komşu kente varacaksın gibidir.

Sonunda bir kapının önünde durur bindiğin araç. İçeri girersin, yürü de yürü …

Koca bir örtünün (hem de birkaç kat) altına alınmış, karman çorman bir sürü kutunun arasındasınızdır artık. Sora sora zar zor bulduğunuz bir sıraya girersiniz. Bu sırada seksenlik, doksanlık bir yaşlı gibi oraklayarak, dura dura yürüyüp ilerlersiniz: Becerip de belgelerinizi göstereceğiniz yerleri aşabildiğiniz de asıl yol başlar. Yürü yürü bitmeyen yollar… Yarı yolda ortalık yere oturup bağırasınız gelir: “Gitmeyeceğim!”. Gerçekten neredeyse kilometrelerce yürürsünüz. Tepenizde, İzmir’li mimar Necmettin’in 70- 80 yıl önce uyguladığı demirli betondan ürettiği kabuk… Dedim ya, bir sürü karman çorman kabuğu bir örtünün altına alıvermişler olmuş size tasarım… Ne tasarım ama… Ne mimarlık ama…

 

Biliyor musunuz neden böyle uzattım?

1 saatlik uçuş için en az 3-4 saatinizi ulaşımına verdiğiniz alanın girişini anlatmayı? Bugünkü durumumuzu gülmeceyle anlatabilmek için…

 

Ben bu yazıyı 19 Mayıs günü yazıyorum.

Doğrudan Anadolu’ ya giden yolun, tam yüz yıl önceki başlangıcının gününde… Ne kıyılardaki kayalar, ne de Karadeniz dalgaları umurundaydı o yolun…

Yüreğin, inancın yoluydu çünkü… Ne yapmak istediğini uzun uzun tasarladığı bir ekenin ilk adımıydı…

Anadolu’yu, onun insanını, yüzlerce yıl göz ardı edilmekten kurtaran yolun başlangıcıydı.

Şimdi bütün bu güncenin yüzünü “19 Mayıs 1919”  diye doldurabilirim. Çünkü benim de kurtuluşumun başlangıcıydı o gün…

Ne gençler (?! ) tanıdım bilseniz şu son yıllarda. Anadolu’nun o günlerde yaşayanlarının sayısını bile bilmeyen… Türkiye’yi yönetenlerin “Türk” sözünü küfür olarak kullandığını bilmeyen… Mustafa Kemal’i Anadolu’ya bir kurtarıcı olarak yolladığını sanan sultan denilen bilgisizlere inanan…

Yıllar var, neden 23 Nisan’ı, 19 Mayıs’ı anlamlarına uygun kutlamaktan korktuklarının sıkıntısını duyduğum. Neden anlatamadık o günlerin koşullarını? Neden onlara duyuramadık, geçmişte hiçbir ülkenin başaramadığının nasıl başarıldığını?

Cumhuriyete neler borçlu olduğumuzu…

Ama biliyorsunuz geçiyor bunlar!

Yok muydu Cumhuriyet gençleri?

Elbette vardı!

İşte Türkan Saylan… Anadolu’yu cüzamdan kurtarmak için tam da bir Mustafa Kemal genci olarak koşturmuş olan… Koşullara aldırmadan, başarıya odaklanmış, inanmış başarmış bir Cumhuriyet kızı.

Daha çok var:

Göreceksiniz en kısa sürede…

İşte yeniden 19 Mayıs!

Kutlu olsun!

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa