04 Mayıs 2019 00:15

TÜPRAŞ'ta TİS mücadelesi sürerken

Paylaş

2019 1 Mayıs’ı, son yılların en kitlesel ve en coşkulu gösterisine sahne oldu.

Bu 1 Mayıs’ta işçilerin ve emekçilerin, yakın geçmişteki 1 Mayıslara göre, daha coşkulu olduğu ve daha kitlesel katıldığı, taleplerin de daha yaygın biçimde dile getirdiği gösterileri izleyen herkesin ortak kanısı.

Dahası 2019 1 Mayıs’ı, 81 ile ve pek çok ilçe ve emekçi semtlerine de yayılarak, “bir merkezde 1 Mayıs’ı kutlayarak törenleştirme” fantezisine de geri gelmeyecek biçimde son vermiştir.

Elbette bu 1 Mayıs tablosundan çıkacak önemli sonuçlardan birisi de; işçilerin çeşitli talepleri etrafındaki mücadelelerinin çok daha birlik ve dayanışma ruhunun daha ileriden ete kemiğe bürüneceği, mücadele isteğinin daha yüksek olması nedeniyle de patronlar ve hükümetlerine karşı daha direngen mücadelelerin olmasının mümkün olması demektir.

İçinden geçtiğimiz süreçte en sıcak mücadele alanlarından birisi de TİS’lerdir. Sermaye ve hükümeti, TİS’leri krizin yükünü işçilere yıkmak için kullanmak isterken aynı zamanda işçilerin kazanılmış haklarını gasbetmenin de fırsatına dönüştürmek istemektedir.

TÜPRAŞ’ın dört rafinerisinde süren toplusözleşme görüşmelerinin seyri patronların bu tutumunu açıkça göstermektedir.

4 bin 300 TÜPRAŞ işçisini ilgilendiren toplusözleşme görüşmeleri; patronun sözleşme süresini 3 yıllık yapmak, vardiya sistemini değiştirmek, esnek çalışma yöntemlerini sınırsız biçimde uygulamaya sokmak, işçilerin kazanılmış haklarını gasbetmek istemesi yüzünden tıkandı.

Şimdi TÜPRAŞ TİS görüşmeleri, “ara bulucu aşaması”nda.

Gazetemizin sürekli okurlarının bildiği gibi, TÜPRAŞ’ta TİS görüşmeleri Koç Holdingle Petrol-İş arasında sürerken, üçüncü oturumdan sonra Koç Holding, Kimya İşverenleri Sendikası olan Kiplas’ı devreye sokarak Petrol-İş’in karşısına iş kolundaki tüm patronlarla birlikte oturdu.

İşçilerin, TÜPRAŞ’ın Aliağa, Kırıkkale, Kocaeli ve Batman rafinerilerindeki direniş de çeşitli etkinliklerle sürüyor.

Ancak Kiplas’ın koruması altındaki Koç Holdingin Petrol-İş’le uzlaşacağını gösteren işaretler de görülmüyor.

Okurlarımız gelişmeleri baştan beri gazetemizden izliyorlar.

TÜPRAŞ işçileri ve sendikaları, bugüne kadarki tutumlarına bakıldığında, mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Ama karşılarında sadece Koç Holding de değil, tüm iş kolu patronları var ve sürecin özellikleri dikkate alındığında Petrol-İş’in de; yerel sendikal güçleri ve Türk-İş’e kadar sendikal camianın emekten yana güçlerini yanına alan bir mücadele hattına girmesi de belirleyici önemde olacak görünüyor.

TÜPRAŞ mücadelesi, sadece TÜPRAŞ işçileri ve Petrol-İş için önemli değil. Tersine bu yıl içinde TİS görüşmeleri yapacak bütün sendikalar ve üyeleri için önemli!

Çünkü TÜPRAŞ sözleşmesinde patronlar istediklerini elde ederse; patronlar ve hükümet, sonraki metal, kamu işçileri ve kamu emekçileriyle (elbette diğer bütün işyerlerindeki) oturulacak toplusözleşme masasına da daha baştan, en az 1-0 önde oturulacaktır.

Eğer cam iş kolunda patronlar, “üç yıllık sözleşme”yi kabul ettiremeseydi, şimdi TÜPRAŞ’ta “üç yıllık sözleşme” dayatması yapamayacaklardı!

Bu yüzdendir ki TÜPRAŞ’taki mücadele, sadece TÜPRAŞ işçileri ve Petrol-İş için değil, emek cephesi açısından da kazanılması elzem olan bir mücadeledir.

Bugün, sendikal mücadele alanında böyle bir birlik ve mücadele hattını oluşturmak, düne göre daha olanaklıdır.

Çünkü, 1 Mayıs’ta alanlarda ortaya çıkan coşku ve kitlesellik, sendikal mücadele alanında yeni bir yükselişin işaretlerini de göstermiştir.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa