13 Nisan 2019 00:00

‘Reform paketi’nden işçiye, emekçiye saldırı çıktı!

Paylaş

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, aylardır ekonomiyi kurtaracak diye propaganda edilen “yapısal reformlar paketi”ni 10 Nisan günü açıkladı.

Açıklamadan sonra da açıkça görüldü ki, bu “ekonomik paket”, AKP’nin önceki bütün “ekonomik paket” ya da “reformları”nda gördüğümüz gibi, “Milyonlarca işçiden, emekçiden, halktan alıp bir avuç kapitaliste, haramzadeye verme paketi”dir.

Bu sefer bir fark da var tabii.

Önceki benzer paketlerde hükümetler, saldırılarını açıkça ifade etmekten çekinirler, açıklamalarını daha dolaylı yollardan ifade ederlerdi.

Bu sefer Bakan Albayrak, büyük bir öz güvenle, ne yapacaksa doğrudan söylüyor.

Nitekim Albayrak, “ekonomik paketi” açıklarken, bankalar ve çeşitli sektörlerdeki batan ve konkordato ilan eden firmaları kurtarmak için vaatler sıralamaktadır ama atılacak adımları biraz da onlara danışarak uygulamaya sokacakları anlaşılmaktadır. Bakanın bu söylediklerinin ne anlama geldiğini belki önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ama Albayrak, işçiye ve emekçiye “paket”le “Ne vadettiği”ni çok açık biçimde ifade ediyor.

Bakan Albayrak açıkça;  

1) “Vergiyi tabana yayacağız; kurumlar vergisini (Holdinglerin, kapitalist firmalarını verdiği vergiyi) düşüreceğiz, ama doğrudan vergiyi (Emekçilerin ücret ve maaşlarından kesilen vergiyi) artıracağız” diyor.

2) “Kıdem tazminatı fonu kurup, bunu da zorunlu bireysel emeklilikle entegre edeceğiz” diyor.

3) “Ücret ve maaşla çalışan herkes bireysel emeklilik sistemine girmek zorunda olacak ve girenler de çıkamayacak” diyor.

Nitekim Bakan Albayrak’ın “ekonomik paketi” açıklamasından beri, DİSK başta olmak üzere sendikalar cephesinden yapılan açıklamalarda Erdoğan Hükümetinin yapmak istediklerinin tam olarak anlaşıldığını gösteriyor. Tabii açıklamayı yapanlar, “kıdem tazminatı’nın fona bağlama girişimlerine karşı “Türk-İş Genel Kurulunda genel grev kararı” olduğunu da hatırlatarak Türk-İş’i de harekete geçmeye çağırıyorlar.

Erdoğan Hükümeti, arkasındaki büyük sermayenin “kaynak ihtiyacı”nı karşılamak için ekonomik pakette ifade edilen hamleleri bir an önce gerçekleştirmek isteyecektir. Bu amacını hızla gerçekleştirmek için de çok sert önlemlere başvuracaktır. Bu da işçiler ve sendikaları için sert bir mücadele dönemi anlamına gelmektedir. Ki bu durum, kriz ve TİS koşullarıyla da birleştiğinde önümüzdeki dönemin çok sert bir mücadele dönemi olacağı da besbellidir.

Ancak bu sert mücadele dönemini sendikalar gerçek bir mücadele yerine, “sert açıklamalar”, “göstermelik”, “yasak savma” türünden bir takım eylemlerle geçiştirmeye kalkarlarsa, bilinmelidir ki işçiler; ne “kıdem tazminatı”nı savunabilir, ne “BES saldırısı”nı püskürtebilir ne de “yeni ağır vergiler”den kurtulabilirler! 

Tersine az çok mücadele niyetini ortaya koyabilen sendikalar, ileri işçi kesimleri ve her sektör ve sendikadan mücadeleci sendikacılar sınıfın mücadele tarihinden öğrenerek, sermayenin bu kapsamlı ve krizi fırsata çevirme manevrası olarak gelişen saldırıya karşı, işçilerin, emekçilerin birleşik mücadelesiyle çıkmazlar, çıkamazlarsa hiç başarı şansları yoktur!

Dahası yığınların bütün gücüyle katılmadığı bir genel grev de mücadeleyi ilerletmek yerine geriye düşürücü de olur!  

Bu yüzden hakikaten mücadele edecek sendikalar ve mücadeleci sendikacıları ile ileri işçi-emekçi kesimleri, sayılarının azlığına mücadelenin çetinliğine bakmadan işyerlerinden başlayarak işçi-emekçi yığınlarını mücadeleye çeken bir çizgiye girmek zorundadırlar.

1 Mayıs kutlama hazırlıkları;

- İşletme ve hizmet birimlerinde işçilerin en acil ortak talepleri etrafında birleştirilmesinin önemi gerekliliğinin tartışmaya açıldığı ve işçilerin birlik, dayanışma ve mücadelesinin adımlarının atıldığı,

- 1 Mayıs alanları da işçilerin taleplerini haykırıldığı, işçi emekçi yığınlarının ortak seslerinin duyurulduğu, ortak bir mücadele isteğinin işçi-emekçiler arasında yayılmasına hizmet eden alanlar olarak doldurulduğu ölçüde 1 Mayıs adına, tarihine ve şanına uygun olarak kutlanmış olacaktır.

Bu yüzden de 1 Mayıs çalışması, işçi ve emekçilere bir saldırı paketi olarak hazırlanan ekonomik pakete karşı mücadelenin öne çıktığı bir 1 Mayıs olarak gerçekleştirilirse, 1 Mayıs anlam ve önemine uygun kutlanmış olacaktır.

Çarşamba günü açıklanan “ekonomik paket”, sermaye hükümetlerinin işçilerin, emekçilerin haklarına yönelik en açık ve en kapsamlı bir “saldırı paketi”dir. Mücadele de bu saldırıyı püskürtecek biçimde açık ve kapsamlı olmak durumundadır!

Durum, vaziyet böylesine açık ve nettir!

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...